.

Kış lastiklerini değiştirmek için gittiğim işletmede Hayri abiyle karşılaşıyoruz.

 

Hayri abi kim mi?

 

Ben ona “Yıldırım Hayri” adını takmıştım bir zamanlar.

 

Mudanya’nın CHP’li belediye başkanıyla filan karıştırmayın sakın!

 

Bu Hayri, “hayırlı” hayri; Mudanya’nın Hayri’si gibi beş yılda sadece 5 taş toplamaz, sıktı mı taşın suyunu çıkarır vallahi!

 

Hayri Sevim’in ufak bir kusuru vardır, o da bana göre araba kullanırken şehir içinde aşırı hız yapmasıdır!

 

Düşünebiliyor musunuz, ona kırmızı yanıyor, trafik lambasına sadece 20 metre var, yavaşlamak yerine adam gaza basıyor!

 

Lastikler değiştirildiği sırada bir yandan çay içerken, diğer yandan sohbet ediyoruz Hayri abiyle.

 

Az ötede duran yeni lastikleri göstererek “Bunların ömrü ne kadar Hayri abi” diyorum?

 

“Bu-bu-bu bunların ömrü, na böyle rafta dik durursa 5 yıl, ara-ara-arabanın üstünde olursa da 3 yıl!..”

 

Ardından sormuyorum artık, “yatay vaziyette üst üste bekletilirlerse ne olur” diye?

 

Biliyorum çünkü…

 

Kısa sürede ölüp, çöp olurlar!

 

Sene 1994…

 

Radyo S’te haber müdürlüğü yapıyorum o sıralar; ayrıca her sabah günlük gazeteleri okuyup, bir de konuk ağırlıyorum.

 

Radyo ve Bursa Hakimiyet Gazetesi, Santral Garaj’da, Duraner İşhanı’nda.

 

Program saat 7’de başlayacak.

 

Saat 6 gibi karşı köşedeki Hamuriş’ten su böreğimi alıp, binaya yöneliyorum.

 

Merdivenleri çıkınca bir de görüyorum ki o günün konuğu Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker kapıda bekliyor!

 

Aman Allah’ım!

 

Personelden hiç kimse gelmemiş!

 

Tam rezillik!

 

Hemen teknik sorumlu Turhan Tekkale’yi arıyorum panikle.

 

“Tamam, ben çabucak gelirim” diyor Turhan.

 

O arada kapı önünde sohbet ediyoruz Saker’le.

 

Burnundan soluyor Başkan!

 

“Ne oldu” diyorum?

 

BUSKİ’nin oradaki belediye otobüs işletmesinden geliyormuş.

 

Yedek lastiklerin istiflendiği depoyu açtırınca bir de ne görsün?!.

 

Mutlaka dik bir şekilde muhafaza edilmesi gereken yepyeni otobüs lastikleri üst üste yığılmış vaziyette öylece duruyor!

 

Bir-iki tane olsa neyse, bir depo dolusu yüzlerce lastik…

 

Milli servet resmen yok edilmekte!

 

Bağırıyor çağırıyor, yetkilileri yataklarından kaldırıp, bir güzel haşlıyor Erdem Saker!

 

Hayri abiyle konuşurken aklıma ne geldi biliyor musunuz?

 

Bursa’nın şimdiki şehir emini Alinur Aktaş da güne ve çalışmaya çok erken başlayan bir kent yöneticisi.

 

Acaba hiç sabah erkenden aynı depoya gitti mi?

 

Eğer gitmediyse, belediye yetkilileri bu yazıyı okuyup önlem almadan bir kerecik gidebilir mi?

 

Hayır, çok merak ediyorum, aradan onca yıl geçtikten sonra bürokrat kafası hala aynı kafa mı diye?!.