Yeni Marmara Gazetesi Genel Müdür Vekili Mustafa Efe, Genel Yayın Yönetmeni Cevat Türe ile Köşe Yazarları Can Ertan, Orhan Kaplan, Binay Kazan ve Mehmet Çetinkaya, Bursa Ticaret Borsası (BTB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı’yı ziyaret etti.

Ziyarete BTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Özhan, Meclis Başkan Yardımcısı İsmail Aslım ile Meclis Üyesi Cengiz Camcı da katılım sağladı. Ziyarette Matlı, “Ticaret borsası dediğimizde aklımıza; alıcı ve satıcının, teslim ve teslim alma ile ödeme bakımından devletin belirlediği fiyat yükümlülüklerini tasvip edip belirli bir ücret karşılığında vermekten başka görevimiz yok. Yasal olarak yaptırım gücümüz yok. Saygı gören bir yapımız var. İş dünyasında insan kalitesini en yüksek olduğu kurumlar haline geldik. Bizim temel çizgimiz bu. Borsa olarak bizim için en büyük devrim lisanslı depoculuk ve türüm. Bursa’nın halini, Türkiye’yi ilgilendiren tarımsal bir devrimdir” şeklinde konuştu. Lisanslı depoculuğun tarımsal alanda bir devrim niteliğinde olduğuna vurgu yapan Matlı, “TÜİK verileri ve farklı farklı konuştuğumuz şeyler var. Bu sistem canlı bir borsa haline gelmeye başladı. Bireysel olarak, bir yatırımcı olarak burada senet kâğıdı alabilirsiniz, sentte satabilirsiniz. Tamamen fiziki bir enstrümana dayalı bir yapı. Tabi sistem daha gelişme aşamasında. Odalar ve Borsalar Birliği ve Bursa Ticaret Borsası olarak 81 ildeki ana görevlerimizden birisi tarımın ölçülebilir bir yer haline gelmesi. Ölçemediğimiz tarımda anlamda 82 milyonun fikri olan, çünkü 82 milyonun para ödediği ve geliri ile ilgili ana gelirin ana kısmına para harcadığı yer diyebiliriz. Herkesin bir fikri var. Herkesin sağlıklı beslenme ile ilgili bir yapısı var. Organik gıda, fiyat konusunda, Türkiye’nin tarımsal ürünlerle güçlülüğü noktasında. Nasıl savunma sanayisi güçlü ise tarım ve hayvancılık konusunda o kadar güçlü olması gerekir. Bu yapının temel anlamında veri datası olarak sağlıklı bir veri, devlet güvencesi altında, özel sektör ve kamu iş nakline yapabileceği bir yapıdır. Biz bugüne kadar beklettirdik. Çünkü zeytin ile ilgili tarımsal kısmını yeni oturttuk. Gemlik, Orhangazi, İznik ve Mudanya tarafında zeytini işliyoruz. Derdimiz bu saatten sonra zeytini kalibre edebilmiş standart haline getirebilmiş onun arkasında da markalaştıracak bir yapıya çekmek. Bugün coğrafi şartlı ürünler konusunda zeytini markalaştırmaya kalkarsak şehirde markalaştırmalıyız. İnterneti kullanabilen, sistemi yükleyen herkes alımda yapabiliyor, satışta yapabiliyor. Bu oluşturduğumuz sistem dolaylı yoldan bir fırıncıyı bile etkileyebiliyor. Buğday fiyatlarını takip ederek buğday fiyatlarındaki dalgalanmalara göre un stoku yapabilir. Devlet bu sisteme baksa stokların azaldığını veya çoğaldığını kestirebilir” dedi.

“HEDEF 20 MİLYON KAPASİTE”


Türkiye Ürün İhtisas A. Ş.’nin 2018 yılında kurulduğunu aktaran Matlı, “Amacı belirlenen mevzuat çerçevesinde lisanslı depo işletmelerince oluşturulan elektronik ürün senetleri ile elektronik ürün senetlerine dayalı vadeli işlem sözleşmelerinin ticaretinin yürütülmesini sağlamak için oluşturulan borsacılık faaliyeti. Ortakları arasında Odalar ve Borsalar Birliği üst kuruluşumuz var. Toprak Mahsuller Ofisi, Borsa İstanbul, Merkezi Kayıt Kuruluşu var. Takas Bank, kamu bankaları ( Ziraat, Halk ve Vakıf Bank) ile birlikte toplam 108 ticaret borsası ortaklığı ile kuruldu. Bursa Ticaret Borsası da bu ortaklığın içerisinde bulunuyor. 88 lisanslı depo ile anlaşması bulunmakta. Yaklaşık 40 bin üzerinde yatırımcı sisteme dâhil olmuş durumda. Bu sistem aslında tarımda bir milat niteliğindedir. Burada hedeflenen tarım müstahsillerini ve tarım tüketicilerini sağlıklı, uygun fiyatlar üzerinden ürünlere ulaşabilmesini sağlamak. Gıda enflasyonu konusunda spekülasyonları önlemek, ülkemizde tarım ekonomisinde ciddi bir anlamda katkı sağlayacak bir yapı. Elektronik ürün senetleri üzerinden işlem yapılmaktadır. Lisanslı depolara ürünlerinizi kâğıt üzerinden teslim ederek, bu teslimiyetin karşısında kağıt alıyorsunuz. Elektronik ürün senetleri ile lisanslı depolara teslim edilen ürünler karşılığında verilen senetlere isim olarak veriliyor. Bu tür liflilerden;  buğday, arpa, zeytin soya fasulyesi, mercimek, pamuk, fındık gibi ürünler oluşturulabiliyor. Bu sistemin en büyük desteklerinden bir tanesi de devletimiz. Sisteme büyük katkıları var. Vergi istisnaları var. Stopaj vergisi, gelirler vergisi, kurumlar vergisi, KDV’de, tescil ücretlerinden muaf edildi. Aynı zamanda depo kira desteği var. Hem üreticilere hem yatırımcılara destek sağlıyor. Üreticilere nakliye desteği, analiz desteği bulunmakta. Üreticiler için en büyük desteği aynı zamanda Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerince elektronik ürün senetleri yani ürününü lisanslı depoya koyduğunda yaklaşık yüzde 75 karşılığında 9 aya kadar yüzde 0 faiz karşılığında kredi çekme imkanı sağlayabiliyor. Yatırım teşvik belgesi almak istediğinizde de bizler birinci bölgedeyiz fakat altıncı bölgenin de avantajlarından yararlanabiliyoruz. Sigorta primi, işveren desteği, gelir vergisi, stopaj desteği vs. hepsi bulunmakta. Lisanslı depolarımızın şuan ki kapasitesi 4,5 milyon ton, bu sistemde hedeflenen rakam ise 20 milyon ton kapasiteye ulaşabilmek. Sistem yaklaşık 1-2 yıl içerisinde biraz daha oturmuş olacak. Bizlerde kamu spotları aracılığı ile tanıtımlar ile bu oluşturduğumuz sistemi duyurmaya çalışıyoruz. BTB olarak geçtiğimiz günlerde paydaşlarımız ile Tarım İstişare Kurumumuz ve bunun gibi kurumlara bilgilendirmeler yaptık. Ziraat Odası Başkanlarımıza bilgilendirmelerde bulunduk. Sistemi çok önemsiyoruz. Bundan sonra bilgilendirme tanıtım faaliyetlerimizde devam edecek” ifadelerini kullandı.