1948 yılının Haziran ayında Birleşik Devletlerin New Jersey eyaletinin Trenton şehrinde yaşanan bir olay Vladimir Nabokov’a edebiyat dünyasının en ünlü eserlerinden birini yazdırdı: Lolita.

Bu çok rahatsız edici hikaye bir pedofili metni gibi görünsede dünya edebiyatının başyapıtlarından biridir.Orta yaşlı bir adamın 12 yaşındaki bir kız çocuğuna duyduğu karşı konulamaz saplantılı arzuyu anlatır. Romanın psikanalitik çözümlenmesinde gördüğümüz  Romanın ana  karakterlerinden biri olan Profesör Humbert, küçükken kaybettiği çocukluk  aşkı  Annabel‘ in  yarattığ ı travma-saplantı  ile 12-14 yaş aralığındaki  kız çocuklarına cinsel  istek duyan ve Lolita’yı (Dolores) çocukluk aşkı  Annabel’e benzeten bir sapkındır.Baba eksikliği yaşayan  ergenliğe  yeni  giren  asi  kızın annesi ile  olan çatışması  nedeniyle , annesi öldükten sonra ise  yetimhaneye  gitme  korkusuyla  profesör  Humbert’ı  tek bildiği şey cinsellik ile kelimenin tam manası ile kulllanmasının öyküsüdür. lolita beyaz ırktan dul bir erkeğin itirafları edebiyatcılar tarafından 20. yüzyılın en iyi romanı seçilmiştir. .Nabokov'un bu eşsiz edebi eserini, Stanley Kubrick  tersten  okuyup  daha  "Ahlaki"  bir film çekmiştir filmde roman gibi dünyayı sallamıştır. Nabokov Edmund Wilson'a yazdığı  mektubunda "lolita'yı okumaya karar verdiğinde, lütfen onun son derece ahlaklı bir kitap olduğunu unutma" der. Lolita sanılanın aksine ahlaksız, pis bir kitap değil; sorunlu bir aşkın hikayesidir. Filmde lolitanın yaşı büyütülmüş, lolita  genç bir  kıza dönüşmüştür; kitapta lolita bir çocuktur.Nabokov Lolita romanını bitirdiğinde Amerika'da hiçbir yayınevi kitabı basmayı kabul etmedi. Ancak Fransız bir yayıncı kitabı yayınlamaya karar verdi. Stanley Kubrick’in filmi hazırlarkende bazı çekinceler oldu mesela Gray Grant ve  James Mason profesör  Humbert rolünü oynamayı reddettiler.

 

 

Gelelim Nabokov'a bu romanı yazdıran gazete haberinin hikayesine.Sally Horner 11 yaşında bir kız çocuğuydu.Cesur  ve güzeldi. 13 Haziran 1948’de hayatını kökünden değiştirecek bir olay  yaşadı. Sally’nin girmek istediği bir arkadaş grubu vardı. Sadece kızlardan oluşan grup aralarına girmek isteyen Sally’e tek bir şart koştu; Hırsızlık yapmak.Gruba girebilmek için yapması gereken tek şey 5 sentlik bir not defteri çalmaktı. Sally Horner kırtasiye dükkanına girerken onu takip eden biri vardı  Frank La Salle. Frank La Salle 52 yaşında  bir tamirciydi, çevresinde çocuk istismarcısı olarak tanınıyordu. küçük yaştaki kız çocuklarına sarkıntılık yaptığı için girdiği Hapisten çıkıp New Jersey’e yerleşerek kendine yeni bir hayat kurmaya çalışan  La Salle, sapkın tutkularına gem vuramayarak 1948’de Sally Horner’i saplantı  haline getirmişti.  Frank La Salle, onu hırsızlık yaparken  yakaladı  FBI ajanı olduğunu söyledi, kendisiyle  gelmezse, istediklerini  yapmazsa  annesine  ve polislere  ihbar  etmekle korkuttu.

Frank, herkese baba kız olduklarını söyleyerek tam iki sene boyunca, Atlantik , Baltimor, Dallas, Kaliforniya  şehir şehir dolaşarak kızı istismar etti. Şubat 1950’de Sally ve Frank Dallas’da bir karavanda kalıyorlardı.Çevreleri de karavanlar ve içinde yaşayan ailelerle doluydu.Ruth Janish ismindeki bir komşuları Sally Horner’ın hareketlerinden, suskun ve üzgün hallerinden şüphelenmeye başladı.Ama Sally’i hiçbir zaman yalnız yakalayamadığı için konuşma fırsatı bulamadı.Akabinde Ruth Janish ve ailesi Kaliforniya, San Jose’ye taşınmak zorunda kaldı.Ruth Janish Kaliforniya’ya taşındıktan hemen sonra Frank La Salle’ye bir mektup yazdı ve Kaliforniya’da birçok iş fırsatı olduğunu eğer buraya gelebilirse kendisine yardım edeceğini söyledi.Frank bu durumdan şüphelenmedi, zaten iş aradığı ve uzun zamandır Dallas’ta olduğu için Kaliforniya fikrine çok sıcak baktı ve Sally’le birlikte Kaliforniya’ya geçti.Kaliforniya’ya gelir gelmez Ruth Janish’in bulduğu işe gitmek üzere karavandan ayrıldı ve otobüse gitmek için yola çıktı.O esnada Ruth Janish hemen Sally’le temasa geçti ve kendisine açılabileceğini söyledi.Sally Horner kısa sürede her şeyi Janish’e anlattı ve ağlamaya başladı.Hatta telefonla annesini  bile aradılar ama ulaşamadılar.

Ardından kızkardeşinin FBI’da görevli kocası ekibiyle birlikte karavana geldi ve Frank karavana dönmeden Sally’i  polis  merkezine  götürdüler. Sally ekiplere, 2 yıldır esaret altında olduğunu anlattı.Frank’de karavana döner dönmez tutuklandı.Ama Frank hala ısrarla Sally’nin kızı olduğunu söylüyordu.Çıkarıldığı mahkmede Sally gerçek babasının 6 yaşında öldüğünü ve neye benzediğini bile bilmediğini söyledi..Annesine teslim edilen Sally 21 ay boyunca maruz kaldığı trajik olayları, cinsel istismarı, aşağılanmayı, yaşadığı korkuyu  başından geçen tüm hikayeyi  mahkemede anlattı.Bu trajik hikayenin sonunda hakimin ahlaki açıdan cüzzamlı olarak tanımladığı  Frank La Salle  35 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.Fakat en acısı, davadan iki yıl sonra gerçekleşti. Sally yaşadığı travmayı atlatmak için tedavi görüyordu bir trafik kazası geçirdi ve hayatını kaybetti. Frank La Salle, 1966 yılında yani 70 yaşında ölene kadar her hafta Sally Horner’ın mezarına çiçek gönderdi.Hatta cenaze töreni için bile ailesine çiçek gönderdi ama ailesi reddetti.