Loading...

12 Eylül Faşist darbesinin üzerinden koca 39 yıl geçti…

11 Eylül 2019 21:43
A
a
12 Eylül 1980’de, 39 yıl önce faşist cunta ülke yönetimine el koydu.
Ülke tarihinin dönüm noktalarından biri olan bu gün, toplumsal yaşamımızda açtığı yaralarla ve hâlâ görülmemiş bir hesap olarak duruyor.
Darbeci generallerin parklara, meydanlara, caddelere, kamu binalarına verilen adları çoktan silindi ve varlığını bu darbeye borçlu olanlar bile artık onları hatırlamıyor.
Faşist Cuntayı oluşturan 5 general yargılanmaları henüz sonuçlanmadan öte dünyaya kaçtı hesap vereceklerini anladıkları için!
Oysa yerinden yurdundan, işinden, canından olan on binlerce 12 Eylül mağduru yaşadıklarını unuttu!
O gün ve ilerleyen günlerde başımıza gelenlerin başlangıcı, 12 Eylül faşist darbesinin 39. yıldönümü bu gün.
Bir insan yaşamında uzun bir süreç hiç kuşkusuz…
 
* * *
 
Uzun süre, ta ki Ak Parti iktidara gelene dek 12 Eylül’le hesaplaşma adına bir adım atılmadı.
Yahut da 12 Eylül'ün faşist yasalarını ayıklamakta hiç de istekli davranılmadı.
Oysa tek çıkış yolumuz vardı.
12 Eylül’ün ortaya koyduğu Anayasa ve getirdiği hukuk düzenini başkan aşağı değiştirmek.
Katılımcı demokratik anlayışı egemen kılmak…
Bunun da güvencesi, temel haklarımızı güvence altına alacak bağımsız ve tarafsız, hesap verebilen bir yargıyı da içeren yepyeni bir ANAYASA…
Geçtiğimiz son 15 yılda, AK Parti iktidarları döneminde Anayasa ve diğer yasalarda sayısız kez birçok değişiklik yapılsa da 12 Eylül yapısından kalan ruh ve faşist zihniyetin tam anlamıyla silindiğini söylemek ne derece doğru bilinmez ama bilinen o ki, 12 Eylül cuntacılarının daha sağlıklarında hesaba çekilmeleri yürekleri biraz ferahlattı o kadar…
En azından cuntacıları koruyan Anayasa maddesi değiştirildi ve cuntacılar yargı önüne çıkartıldı.
 
* * *
Geride kalan 39 yılda sol ve demokrat laik aydınlar denilenler bu süre zarfında ne yaptı?
TV kanallarında, salonlarda boy gösterip 12 Eylül’ü eleştirip kendilerini tatminden öte?
Nasıl bir adım atıp, nasıl bir özeleştiri yaptılar?
Koca bir hiç!..
650 bin kişi gözaltına alınmıştı o dönemde.
Kayıtlı 90 güne kadar gözaltında tutulmuşlardı.
Kayıtsız 150 günü geçen gözaltılar yaşandı.
Gözaltına alınan insanların yüzde 95’i işkenceye tabi tutulmuşlar, işkencelerde 171 kişi öldürülmüştü.
12 Eylül döneminde bütün cezaevleri zulüm ve işkence evine dönüşmüştü.
Yüzbinlerce kişi işinden, sağlığından olmuştu..
Türkiye bütün demokratik kurumlar, sendikalar kapatılmış, demokrasi ortadan kaldırılmıştı.
Ve ne yazık ki genel alanda yapılan bu tahribat henüz tam anlamıyla giderilebilmiş değil.
Demokrasiyi kendi çıkarları uğruna yok edenler yaşanan tüm darbe süreçlerinin temel sorumlularıdır; çünkü demokrasinin zayıflaması, hukukun üstünlüğü ilkesinin çiğnenmesi ve yargının bağımsızlığının ve tarafsızlığının zedelenmesi demokrasi dışı güçleri güçlendirmekten başka bir amaca hizmet etmez.
Darbelere ve darbecilere karşı verilecek en büyük yanıt, demokrasiyi yeniden tesis etmek, eşitliği ve özgürlüğü herkes için daha güçlü istemektir.
Türkiye, demokrasisini kesintiye uğratan 15 Temmuz darbecileri dâhil tüm cuntacılarla bir-bir hesaplaşmak ve yüzleşmek zorundadır ve bu yapılmaktadır şimdi.
12 Eylül, 28 Şubat soruşturmaları yargıya intikal etmiştir evet ve bunlarla birlikte 27 Mayıs, 12 Mart ve 27 Nisan süreçleri de sorgulanmalıdır.
Tıpkı 15 Temmuz sorumluları gibi…
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ

 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat