Loading...

Ah gençlik diyeceğim ama…

13 Temmuz 2019 21:21
A
a
Son günlerde bir gençlik eleştirisi ve yorumları aldı başını gidiyor. 15 Temmuz’un üçüncü yılına girerken gençliği yeniden bir gözden geçirme ihtiyacı hasıl oldu bence gençlik hakkında kim ne yorum yaparsa yapsın ben rahmetli Necip Fazıl Kısakürek’in gençliğe hitabesini bir kez daha hatırlamakta yarar var kanısındayım.
Bir gençlik bir gençlik bir gençlik… “Zaman bendedir ve mekan bana emanettir” şuurunda bir gençlik… Devlet ve milletin yedi asırlık hayatında dört devre…
Birincisi iki buçuk asır… Aşk, vecd, fetih ve hakimiyet…
İkinci üç asır ikinci üç asır… Kaba softa ve ham yobaz elinde sefalet ve hezimet… Üçüncüsü üçüncüsü bir asır… Allah’ ın Kur’an’ında belhümadal–hayvandan aşağı dediği cüce taklitçilere ve batı dünyasına esaret… Ya dördüncüsü?.. Son yarım asır!.. İşgal ordularının bile yapamayacağı cinayetle, planında kararlıktan sonra ruh planında helake mahkumiyet… İşte tarihte böyle dört devre bulunduğunu gören… Bunları yükseltici aşk, süründürücü satıhcılık çürütücü taklitçilik ve öldürücü küfür diye yaftalayan ve şimdi, evet şimdi… Beşinci devrenin kapısı önünde nur infilakı yeni bir şafak fışkırışını gözleyen bir gençlik… gökleri çökertecek ve son moda kurbağa diliyle bütün”dikey “ leri “yatay”hal getirecek bir çığlık kopararak “mukaddes emaneti ne yaptınız ?” meydan yerine çıkacağı günü kollayan bir gençlik …Dininin ,dilinin ,beyninin,ilminin,ırzının,evinin,kininin, kalbinin davacısı bir gençlik…Halka değil ,hakka inanan , meclisin duvarında “Hakimiyet Hakkındır “düsturuna hasret çeken gerçek adaleti bu inanışta bulan dehalist hürriyeti Hakka kölelikte bilen bir gençlik… emekçiye “benim sana acıdığım ve seni koruduğum kadar sen kendine acıyamaz ve koruyamazsın.!Ama sende, zülüm gördüğün iddasıyla ,kendi kendine hakkı ezmekte en zalim patronlardan daha zalim istismarcılara yakanı kaptırmakta başı boş bırakılamazsın!”diyecek…Kapiteliste ise “Allah buyruğunu ve resul emrini kalbinin ve kasanın kapısına kazımadıkça serbest nefes bile alamazsın !” ihtarını edecek …kökü ezelde ve dalı ebede bir sistemin aşkına,vecdine ,dialiktiğine , estetiğine , irfanına , idrakına, sahip bir gençlik…Bir buçuk asırdır türlü buhranlar içinde yanıp kavrulan ve bunca keşfine rağmen yarasalar gibi başını taştan taşa çalarak kurtuluşunu arayan batı adamının bulduğu sandığı şeyi, o mübarek oluş sırrını her sistem ve mezhebe ortada ne kadar illet varsa devasının ve ne kadar cennet hayali varsa hakikatının,İslam da olduğunu gösterecek ve bu tavırla yurduna, İslam alemine ve bütün insanlığa model teşkil edecek bir gençlik…”Kim var ?” diye seslenince , sağına ve soluna bakmadan fert fert “ben varım!” cevabını verici her ferdi “benim olmadığım yerde kimse yoktur !”Fikrini besleyici bir dava ahlakına kaynak bir gençlik …Can taşıma liyakatine ,canların canı uğrunda can vermeyi cana minnet sayacak kadar gözü kara ve o nisbet de usule uygun bir gençlik… Büyük bir tassavuf  adamının benzetişiyle zifiri karanlıkta, ak sütün içindeki ak kılı farkedecek kadar gözü keskin; ve gerçek kahramanlık madeniyle sahtesini ayırt etmekte kuyumcu ustası bir gençlik…
Bugün komik üniversitesi, hokkabaz profösörü, yalancı ders kitabı, demegog politıkacısı  çıkartma kağıdı şehri, muzahrafat kanalı sokağı, takma diş fabrikası, fuhuş albümü gazetesi, mümin zindanı mabedi,temeli yıkık ailesi hasılı kendisini yetiştirecek bütün cemiyet müesseselerinden aldığı zehirli  tesiri üzerinden atabilecek,kendi öz talim ve terbiyesine memur vasıtalara kadar nefsini koruyacak, destanlık bir meydan savaşı içinde  ve bu savaşı mutlaka kazanmakla vazifeli bir gençlik… Annesi, babası , dedesi, ninesi de içinde olan gelmiş geçmiş bütün eski, mümin nesillerden  hiç birini beğenmeyerek
“ Siz güneşi ceketinizin içine saklayan marka müslümanlarısınız “ gerçek Müslüman olsaydınız bunların hiçbiri başımıza gelmezdi diyen bir gençlik…
Tek cümle ile Allah’ın sevgilisinin fezayı bütün yıldızlarıyla manto gibi saran mukaddes eteğine tutunacak, ve onun düşmanlarını ancak kubur farelere layık bir muameleye tabi tutacak bir gençlik …İşte bu gençliği ,bu gençliğin ilk filizlerini karşımda görüyorum . Şekillenmesi için 30 küsur yıldır, devrimbaz  kodamanların viski çektiği kamıştan kalemime ciğerimden kan çekerek yırtındığım paralandığım ve zindanlarda süründüğüm bu gençlik karşısında, uykusuz , susuz, ekmeksiz, başımı secdeye mıhlayıp bir ömür Allah a hamd etme makamındayım. Genç adam ! Bundan böyle senden beklediğim şudur: Tabutumu öz ellerinle musalla taşına koyarken, Anadolu kıtası büyüklüğündeki dava taşını da gediğine koymayı unutma ve bunu tek tavsiyem bil !
Allah’ın selamı üzerine olsun…
Surda bir gedik açtık; mukeddes ve mukkedes ! Ey kahpe rüzgar artık ne yandan esersen es !...
Şimdi yeniden ellerimizin arasına başımızı alıp, bu muhteşem hitabeyi bir daha kendimize gençlerimize, çocuklarımıza, torunlarımıza yeniden ama ,gerçekten satır satır kelime kelime okuyarak, anlayarak ,hissederek ,yaşayarak okuyalım.
Yoksa yarın çok geç olabilir.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat