Loading...

Arap İsyanı ve Şerif Hüseyin

12 Ocak 2019 20:14
A
a
Başlarken şunu belirteyim, başlıktaki konuyu irdelemek değil maksadım… Konuyu tarihçiler araştırıp detaylı bilgileri zaten yazıyor, çiziyor hatta kitaplaştırıyorlar. Konu hakkında son yazılan kitap ise sevgili dostum ve arkadaşım Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. İsmail Köse tarafından İngiliz arşivlerinden taranmış belgelerle birlikte okuyucu ve tarihçiler için iyi bir kaynak olarak yazıldı. Kitap hem internette hem de kitapçılarda satılmaktadır, dileyen alıp okuyabilir. Nitekim bu kitap konusunda çok değerli belge bilgilerle uzun ve çok titiz araştırmalar neticesinde yazılmıştır. Harcanan emeğin en yakın şahidiyim. Zaten kitap başta İlber Ortaylı hocamız olmak üzere birçok değerli tarihçinin raflarında yer aldığından eminiz.
Arap isyanı ve isyanın başı Şerif Hüseyin tarihi gerçektir. Bu tarihi bilgileri okumak her bir Türk vatandaşının mecburi görevidir. Çünkü yakın ve uzak geçmişimizi bilmek ve ders almak gerekir. Geçmişinden ders almayan geleceğini doğru bir şekilde yönetemez. Mehmet Akif Ersoy’un da dediği gibi “Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar, hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”
Lakin tarihte yaşanmış olayları aynı ile günümüze taşımak da doğru değildir. Tarihte yaşanmış olayları tarihte bırakmak gerekir. Örneğin, Kurtuluş Savaşı sırasında Yunanlılarla yaptığımız savaşı günümüze taşımak,  Yunanlılarla hâlâ savaşı devam ettirmek akıllıca bir iş değildir. Yunanlılarla olan tarihimizi ibret ve bilgi olsun diye okumak gerekiyor. 
Aynı durum Araplar için de geçerlidir. Geçmişte Osmanlı’ya ihanet eden, ihanet ile yetinmemiş, esir ettiği askerlerimize işkence ve eziyet eden Şerif Hüseyin’in yaptıklarını bugüne taşımak doğru değildir. Hatta konuyu öyle bir anlatıp, adeta Araplar ile aramıza düşmanlık tohumları ekecek derecede kin ve nefret ile aktarmak, iki millet arasındaki sorunları daha da büyütür ve düşmanlığa dönüştürür.  Oysa ki bu zamanda düşmana değil daha çok dosta ihtiyacımız var. Bulabileceğimiz en iyi dost ise öncelikle aynı değerleri paylaştığımız milletlerden olur. Dolayısıyla bu milletlerin başında da aynı dini ve değerleri paylaştığımız Araplar gelir.
Bazı Arap yöneticileri başta İngilizler olmak üzere fitne ve fesatçılar tarafında kandırılmış ve kışkırtılmış olabilir, buna mukabil bazı aşiret ve topluluklar içerisine de milliyetçilik adı altında fesat sokuşturulmuş olabilir.Yeni nesil bazı gençler arasında da bu durum etkilidir muhakkak. Benim söylemeye çalıştığım şey tam olarak şudur; bugün Suriye’de yaşanan olaylar neticesinde ülkemize sığınan Suriyeliler ve Ürdün ve Lübnan sokakları bize bir gerçeği ifade ediyor. Nihai durumda onların en yakın dostu Müslüman Türk milletidir. Allah korkusu olan, Resulullah’tan emir almış insanların son raddede Müslüman kardeşine sahip çıkacağı bir gerçektir.
Günümüzde ülkemizde misafir ettiğimiz Suriyeli Araplardan dolayı bu konuyu sürekli gündeme taşıyan bazı fesatçılar bulunuyor. Dr. Köse her ne kadar bu kitabı tarihi gerçekleri ortaya çıkarma gayretiyle kaleme almışsa da, bazı çevreler Şerif Hüseyin üzerinden tüm Arapları düşman ilan etmektedir. Özellikle sosyal medyada çok sık yapılan ve iyi niyetli olmayan ve sürekli düşmanlık, kin ve nefreti körükleyen paylaşımlara inanmak doğru değildir. “Ama onlar olsa bize böyle davranmazlardı” diyeniniz vardır ve çıkacaktır muhakkak, lakin bu soruya Çöl Aslanı lakabı ile maruf Ömer Muhtar’ın sözü ile cevap vereyim. “Esir ettikleri İtalyan askerlerine işkence etmek isteyen kendi mücahitlerine izin vermemişti, Mücahitlerin, ama İtalyanlar bize işkence ediyor biz de aynını onlara yapalım dediklerinde Ömer Muhtar o büyük sözü söylemiştir,“Onlar bizim hocamız değildir.”
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat