Loading...

Bir asır öncesiyle günümüzden nefesler…

11 Nisan 2019 21:00
A
a
1914 Mart ayında gazetelerde bir yazı:
 “Buhar çağına kadar Osmanlı maliyesi bu derece denge kaybına uğramamıştı. İhtiyaçlarımızı kendi fabrikalarımızdan karşılıyorduk. Halkın giyim ihtiyacının neredeyse tümü yerli imalat tarafından karşılanmaktaydı. Türkiye zengin sayılmasa da, mali açıdan daha istikrarlıydı…”
Halkın bu memnuniyeti nereden sağlanıyordu?
İçerideki yabancı sermayeden!..
İstanbul ve İzmir’e yerleşen İngiliz asıllı ticaret kapitalistlerinden…
Rumlarla Ermenileri de maalesef İngiliz ve Fransızlardan ayırmıyoruz. İpekçilik bunların  elinde. Toprakla uğraşanlar da, tahıldan daha fazla kazanç sağlayan sebze ve meyve üretmeye bakıyorlar. Müslüman Türk köylüsü ise, imkanları müsait olmadığından, karasabanla buğday ve arpa ekip biçiyor…
Yabancılar, hatta yerli Hıristiyanlar, hızla zenginleşiyorlar, zira arkalarında uyrukları oldukları yabancı devletlerle, buradaki hukuki problemlerini çözümlemede kolaylık yolunu açan konsolosluklarınca her yönden destekleniyorlardı…
İttihat ve Terakki yönetimi bu çarpıklığı düzeltmeğe kalkınca ilk ağızda ekonomiyi millileştirmek ve bir yerli bir burjuvazi yaratma düşüncesiyle işe koyuldu…
Günümüzün hedefi de, üretimde ve tüketimde “yerli ve milli”lik ilkesi.
Bu da, İttihat ve Terakki’den ilhamdır…
xxxxxxxxxxx
İşçilerle işverenler arasında iletişimi düzenleyen bir iş kanunu,  köylüye toprak dağıtılması, düşük faizli kredi verilmesi, kadastro sistemine geçilmesi, eğitimde devlet denetiminin kurulması, devlet okullarının ayırımsız bütün çocuklara açılması ve tarımın geliştirilmesi için gerekli önlemlerin alınması.
Gel velakin, günümüzün yılı 2019, soğan ithalatında vergi muafiyeti,  bu ayın otuzuna kadar uzatıldı…
xxxxxxxxxxx
Millet büyük bir coşku seline kapılınca yabancı mallarla yabancıların dükkanlarına boykot başladı…
Ne yazık ki, İttihat ve Terakki’nin tepe çatısı milliyetçi-Türkçü ideolojinin tutkunu ise de, İT’in ekonomi politikasında kilit rol üstlenen Cavit Bey gibiler, bu coşkuyu sündürmekte geç kalmadılar…
Maliyeci Cavit Beyi dinleyelim
 “Ülkemize yabancı sermayenin girmesine karşı çıkanların sayısı yabancıların sandıklarından daha da azdır. Ülkede birikmiş sermaye ve üretimini sürdürebilecek bazı küçük çaplı işletmeler vardır ki, doğal olarak bunların yabancıların eline geçmesini istemeyiz. Gene de bana göre, bizim o kadar mahrum olduğumuz bir beceri, işletmecilik ve rasyonalizasyon uğruna bu işletmelerde bile yabancıları kabul etmeliyiz...”
Bu adam, bu kafasından ötürü Atatürk zamanında ipe verildi…
Prof. Niyazi Berkes, Maliyeci Cavit’in bu teslimkar düşüncelerine bir anlamda hak veriyor…
 “Dünya Harbine takaddüm eden günlerde Osmanlı devleti, kapitalist dünya ekonomisinin içine çekilmiş. Aynen  günümüzün liberal kapitalizmin karanlık labirentlerinin içine bizlerin de çekildiğimiz gibi. İT’in Batıcı kanadı sanıyordu ki,   Kalkınma modelini örnek aldığımız yabancı ekonomiler, kendilerini örnekleyişimizin şanından, Türkiye’nin gelişmesine izin verip destek olacaklar!..”
Batılı dostlarımızın, Aselsan askeri harp ve silah sanayiinin  proje çalışmalarında teker teker suikaste uğratarak öldürdükleri mühendis  sayısıyla iktifa edecekleri sanılıyorsa,
Ortalık, Maliyeci Cavit’lerle  kaynıyor demektir…
xxxxxxxxxxx
İttihat ve Terakki’nin sözcüsü “Tanin gazetesi” emperyalistlerin 1910 Ağustosunda Maliyeci Cavit”i hayal sükutuna uğratmanın infialini şöyle dile getiriyor,
Türkiye zayıftır ve yabancı devletlerden yardım istemektedir. Ama onların yardımını siyasal ayrıcalıklarla ödeyemeyeceğine   göre,  taviz olarak maddi ayrıcalıklar vermek zorundadır. İşte buna HAYIR diyoruz.  Böyle pazarlıklarla hiçbir işimiz olamaz. Çünkü bu, Türkiye’nin haysiyet ve bağımsızlığına zarar verir…
Beka sorunu dedikleri de budur…
 “Türkiye’yi zayıf ve çaresiz zannederek ekonomik  kazançlar uğruna siyasal yardım satmak isteyenleri uyarıyoruz. Türkiye böyle muamelelere karşı bugün sesini yükseltemeyebilir. Ancak pek yakında Türkiye silahlanmasını o derece mükemmelleştirecektir ki, en kötümser insan bile ona ‘zayıf ve çaresiz’ diyemeyecektir.
Gidişat, o yöne dümen kırmış değil mi?...
Sanırız,umarız ve inanırız ki, yüz yıl öncesinin perdesi kapanmıştır…
Topluca hal ve ahval meydanda…
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ

 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat