Loading...

Bir vakitler Çin’de Wang Lun adında bir cellât yaşarmış

10 Mayıs 2019 21:53
A
a
Bursa’da gazeteciliğin içini dolduran isimlerdendir Özcan Yazıcı.
Yazılarını ilgiyle takip ettiğim Yazıcı’nın BURSAPORT’ta yazdığı ‘’AKP Kaybetmeye Neden Mecbur?’’;  ‘’23 Haziran 2019, AKP’nin 22 Temmuz 2007’si olacak’’; ‘’İstanbul İptali: Bir Devrin Sonunun İlanı’’ başlıklı köşe yazıları köşe yazısı çıtasını yükseltiyor.
Kutluyorum Özcan Yazıcı’yı.

 
 
KİMLERİ OKUYORUM
 
 
Geçen gün bir okurum sordu, ‘’kimleri okuyorsunuz?’’ diye; saydım:
Mehmet Ali Yılmaz, Kaan Arslanoğlu, Taylan Kara, Soner Yalçın, Yılmaz Özdil, Aytekin Yılmaz, Yavuz Alogan, Merdan Yanardağ, Nihat Genç, Müyesser Yıldız, M. Tanju Akad, Haldun Çubukçu, Kemal Okuyan, Metin Çulhaoğlu ve daha başka isimler.
Yerelde kimleri okuyorum onu da yazarım bir başka sefere.
***************************
Hep şunu derim; iyi yazmak için önce iyi okur olmalı.
Köşe yazarı romandan, hikâyeden, tiyatrodan, felsefeden, bilimden beslenmeli ki yazıları dikkate değer olsun.
Yoksa şöyle denir; ‘’Yazar olsan ne yazar’’.
 

 
WANG LUN
 
 
Yavuz Alogan’ın Aydınlık’ta yayınlanan, ‘’Kellemiz yerinde duruyor mu?’’ başlıklı köşe yazısında güzel bir kıssadan hisse hikâyesi var:
‘’Çin’de Ming Hanedanı’nın İkinci İmparatorluk döneminde Wang Lun adında bir cellât yaşarmış. Sanatının ustası olan cellâdın şöhreti bütün İmparatorluk eyaletlerine yayılmış.
Wang Lun’un infaz yöntemi değişikmiş. Mahkûmların son gecelerini hep birlikte neşe içinde geçirmelerini sağlarmış. Cellât ve bütün mahkûmlar sabaha kadar hep birlikte şarkı söyler, en sevdikleri yemekleri yer, pirinç rakısı kadehlerini peş peşe yuvarlayıp mutlu olurlarmış. Şafak sökerken cellât ansızın hareketlenip palasını çeker ve hafiften çakırkeyif olan mahkûmların kellesini, tırpanla başak biçer gibi alıverirmiş.
Yine böyle bir infaz ayininde mahkûmlar, sabaha kadar pek güzel eğlenmişler, şarkılar söyleyerek yiyip içmişler. Derken güneşin ilk ışıkları dağların tepesinde belirmiş. Fakat hiçbir şey olmamış. Mahkûmlardan biri, cellâda sormuş: “İnfaz neden gecikti?” Cellât, “Gecikmedi ki” demiş. “Fakat kellelerimiz yerli yerinde duruyor,” diye diretmiş mahkûm. “Size öyle geliyor,” demiş cellât, palasına bulaşan kanı göstermiş mahkûma. Dehşete kapılan mahkûm, “Nasıl yani?” diye mırıldanmış. “Ben çok hızlıyımdır,” demiş cellât. “Ayağa kalktığın anda kellen kucağına düşecek.”
***********************
Hayat böyledir, bazen olan olmuştur da sıcağı sıcağına fark etmemişizdir.
Köşe yazarının görevi  ‘’farkındalık’’ yaratmaktır.
Kalın sağlıcakla.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat