Loading...

CENGİZ HAN'IN ÇİN SEFERİ-3

2 Kasım 2019 20:56
A
a
Mehmet Tekeş, bu hal kendisi için büyük bir zaaf olarak algılanabilirdi. Zaten tebası kendisinden son derece şikayetçiydi. Türkistan’ın gerçek vatanperverleri (Sh.304) Cengiz Hanın fırtınasının yaklaştığını anlıyorlar, ‘KalaçIar ise, kaht ve gala yani kuraklık ve kıtlıktan dolayı perişan bir hal deydiler. Neticede hudut şehirlerinden birisinin Emiri, bu işi daha da hızlandırarak Çin’den gelen kervanı zapt etmiş, tüccarlarının tamamını kılıçtan geçirtmişti. Bu vaka Horazm hükümdarının durumunu büsbütün zorlaştırmıştı. Cengiz Han, Mehmet Tekeşe üç elçi göndererek bu kayıpla rın tazmin edilmesini talep etmiş, Tekeş sefirlerden birisini katletmiş, ikisini de kovalarcasına uzaklaştırmıştı. Aradan iki ay geçtiğinde Cengiz Han, askerlerini İrtiş civarında toplamaya başlamıştı. Sonra Hovarzmdan iyi haber alınca keşif kollarını ileriye yollamış, bu perde hattı gerisindeki harekatını düşmandan gizlemeye, m.1219 tarihinde ordunun çok büyük bir kısmının toplanmasını saklayıcı bir anlayışla düşmana göstermemeye çalışmıştı.
 Hovarizm tarafında hiçbir hazırlık yoktu. Hovarizm Şahının oğlu Celaleddin, Moğol istilasını haber alır almaz asker toplamış, babasını da ister istemez yanına alarak ahaliyi, sultanları yanında ve emrinde harbe teşvik eylemişti. M.1219 senesi sonun da ‘Karatağ’ ile ‘Sir-i Derya’ arasında meydana gelen harp sonrasında Hovarizm hükümdarı Mehmet Tekeş artık ciddiyetle işe sarılmış, Maverun Nehre çekilerek Siri Derya gerisinde sağlam bir istihkam hattının arkasında savunma yapmayı seçmişti. Mehmet Tekeş bu tarzla seferberliğini tamamlamaya uğraştığı esnada, Moğolların, Ferganaya geldiklerini haber alıvermişti. Moğollar ‘Hocand’ mevkiini zapt edecek olsalar Sir-i Deryanın arkasını almış olacaklar, Sağdiyan ile Semerkand yolunu tamamen açık bulundurmuş olacaklardı. Bu sırada Teymur Malik isimli Hovarizm kumandanı ‘Cobend’ kalesine kapanmış, burada beş bin kişi ile kendisini kuşatmış olan Moğol  kumandanı Alak’a karşı kahra manca savunmayı seçmişti. Daha sonra Hovarizm askerinin geri kalanı kuzeye doğru gitmek suretiyle ‘Sir-i Derya’ da çok büyük kısmıyla yerleşmişlerdi.
M. 1219 senesinin son günlerine doğru büyük bir Moğol ordusu İrtiş civarında toplanmıştı. Burada üç kola ayrılınmış, bunlardan biri Cengiz ile küçük oğlu Oktay ile Çağatay, diğeri de büyük oğlu Cuci’nin maiyetinde bulunuyordu. Bu kollardan her biri 30 bin kişi kuvvetindeydi. Yalnız Cengiz Hanın bulunduğu kola Hassa ordusu makamında olmak üzere 10 bin kişi daha ilave edilmişti. Sultan Mehmet Tekeş Mart ayının ilk günlerine doğru Moğol ordusunun kızıl kavimlerden çıkıp ilerlediğini ve Cengiz Hanın Buhara üzerine yürüdüğünü haber alınca müthiş bir darbeye duçar olmuş, o anda her şeyin mahvolduğuna kanaat getirmiş, Semerkanta firar etme yolunu seçmişti. Yalnız en muktedir generali olan oğlu Celaleddin felaketin muhakkak olduğunu anlamış, aynı za manda da metanetini ve itidalini muhafazayı başarmış, çöllere doğru (Sh.305) açılmış ‘Orgenç’ şehrini sağlamlaştırmak için oraya doğru koşmuştu. Öte yandan Cengiz Han harekatını son derece gizli tutarak Kızılkum Çölünü geçiyor, Maveraunnehre  Horazm sultanının ricat hattı istikametine Buhara üzerine harekat halindeydi. Buharayı muhafaza eden asker ancak 20 bin kişiden müteşekkildi. Bu kuvvet Semerkanta Sultanın yanındaki maiyetine katılmak için yola çıktığı sırada Moğol ordusu tarafından mağlup edilmiş, m.1220 senesinde Buhara şehri Cengiz Hana kapılarını açma mecburiyetinde kalmıştı.
 Cengiz Han Buhara’ya girince dosdoğru mescide gitmiş, atını mescidin içine kadar sokmuş, sonra gerisin geri çıkarak ahalinin tümüne bir nutukla hitap etmişti. Cengiz Han, bu nutkunda kendisinde manevi bir kuvvet olduğunu söylüyor : “Ey ahali! Günahlarınızın ne kadar büyük olduğunu anlayınız. Çünkü ben sizin başınıza asumani bir bela olarak geldim” diyordu. Sarsılmaz imparator ahaliye nutuk söylediği sırada süvarileri şehri araştırıyor, bir yandan da şehrin iç kalesi zapt olunuyordu. Cengiz Han bu zaferini müteakip Buhara’dan Semerkanta gelmiş burada Sultan Mehmed’ in bırakıp kaçtığı orduya rast gelmişti. Semerkand’da kalan ordu gayrı muntazam bir halde idi. Bilhassa sultanlarının kaçması ve Celaleddin’in(Sh.306) çekilmesi üzerine ordunun manevi gücü büsbütün eksilmişti. Bununla beraber 20 bin kişi olan bu ordu Moğollara karşı savaşmışsa da, Şeyhülislam ile Şehrin Kadısının, şehrin kapılarını Cengiz ordusuna açmaları neticesinde askerlerde büyük bir üzüntüyle teslim olmuşlardır.
 Cengiz Han, şehri yağma ettirmemek için ahaliden 200 bin altın almış fakat ilim erbabı ve mari fet sahiplerinden de 30 bin kişiyi, Sibirya, Çin ve Karakuruma dağıtarak kendi hesabına çalıştırtmıştı. Cengiz Han bu tarihten sonra Moğol teşkilatını tatbike başlıyor, bütün sanayiden bütün Moğol milleti namına istifade etmek istiyordu. Cengiz Hanın bundan maksadı Moğollar arasında ilim olsun, sanayi olsun yaygınlık kazandırmaktı. Fikri kuvveti, yeni bir zemine oturtmak için bir açılım yapmaktı. Daha doğrusu Moğollar Çini batı medeniyeti ile temasa dahil etmek o zamana kadar birbirini tanımayan kavimler arasında, bağlar kurmaya muvaffak olmuşlardı.
 Artık Sir-i Derya hattı müstahkemi, m.1220’de sükut etmişti. Yalnız Hocand kalesinde Timur Malik adlı bir kahraman büyük bir fedakarlık göstererek son nefesini verene kadar fedakarlığını sür dürmüştü. Moğollar beş ay içinde hiçbir büyük meydan savaşı yapmadan yalnız Buhara ve Semerkand savaşları sonrasında, teşkilatı gayrı muntazam fakat son derece cesur 200 bin kişiye karşı büyük bir zafer kazanmışlar Türkistan, Fergana ve Maveraünnehr havalisini zapt etmişlerdi.
 Cengiz Han bu zaferlerden sonra Garp yani Batı taraflarını zapt etmek için 25 bin kişiden müteşekkil bir kuvvet ayırmıştı. Bu ordunun kumandanlığına Cebe, Subutay ve Konkradlardan, Toğaçar tayin olunmuştu. Cengiz’in Batı seferi savaş tarihinde eşine ender karşılaşılan pek büyük mikyasta, yani çok büyük ölçüde pek de müthiş bir akın idi. Bu akın 25 bin kişi ile Semerkand’dan Kırım’a kadar ve Don nehri ağızlarına kadar uzanacaktı. Bu istila Moğol bayraklarını dalgalandırarak İranileri, Azerbaycan Türklerini, Ermenileri, Gürcüleri, Çerkesleri, Alanları, Kıpçak Türklerini, Kırımda ki Venediklileri, Rusları, Bulgarları ve Başkırları çiğneyerek geçmiş ve daima zaferle yürütülmüştür. Cengiz’in Cebe’ye verdiği talimat gayet kesindi: “Bu talimat da: Sultan Mehmet in sıkıştırılması, Hovarizm yolunun kesilmesi ve Tekeş’in ölü veya diri mutlaka ele geçirilmesi beyan ediliyordu!” Çünkü bir düşman esir edildiği zaman bunun daha sonra daha büyük (Sh.307)sıkıntılar doğurduğunu Cengiz Han, Camoka, Tokna Bey ve Koçluğdan en iyi şekilde öğrenmişti. Bir başka olarak Sultan Mehmet meşru bir hükümdardı. O hayatta oldukça Temoçin onun hükümetine tamamen hakim olamayacaktı. Cengiz Han, Hovarizmlere karşı elde ettiği za fere karşı ordu karargahını Sultan Mehmedin sayfiyesine Semerkand’ın bir miktar Güney ciheti ne yerleştirmişti. Bu sayfiye yerinde, yeşil meralar, zemzemsaz sular, pek latif çayırlarla çevrilmiş bulunuyordu. İşte Horazim sultanına son darbeyi vurmak için Cebe ve yanındaki komutanlar buradan harekata geçmişlerdi. Ordu ‘Amu Derya’yı, Termizden geçmiş, Nişaburda Sultan Mehmetin bıraktığı askeri muhafızlara taarruz edilmişti. Bu taarruz sırasında ‘Toğaçar’ telef olmuştu. Sonra ordu burada ikiye ayrılmış, Cebe, kuzeye harekata geçerken, Subutay da güney yönüne ilerlemişti. Daha sonra Sultan Mehmedin Bağdat veya Kafkasya taraflarına firar etmeyip, buna binaen kuzey cihetinde bulunduğuna kanaat taşımış ve Rey şehrinde birleşmişler buradan son ra artık Mehmet Tekeşin izini kaybetmeyib Bahr-i Hazara kadar gitmişlerdi. Cebe ile Subutay buraya vasıl olduğunda Sultan Mehmed’in öldüğü haberini almışlardı. Sultan Mehmet Tekeş o derece büyük bir sefalet ve perişani bir durumda hayatı terk etmişti ki, cesedini kefenlemek için saracak bir şey bulunamayınca kürküne sarıp öyle defin etmişlerdi. Mehmet Tekeş ölürken son sözleri şöyle olmuştu : “Hepimiz Allah’ın kuluyuz! Hepimizin son merciimiz orasıdır!”
 Muhterem okurlarım 'Büyük Umumi Tarih Yazarı merhum Osmanlı Binbaşısı mütekaidi Ahmet Refik Altınay'ın bu değerli eserinden Osmanlıcadan çevirerek sizlere sunmaya çalıştığım, günümüz dünyasında büyük devletler arasında adı geçen Çin Devletinin BM'de veto hakkı olan beş devletten biri olduğu hepimizce malumdur. Dünya harp tarihinde yer almış bulunan, Türk Hakanı Cengiz Han geçmişte bu devletin üzerine yürüdüğünü 1910'lu yıllarda kaleme almış olduğu bölümü sizlere sunmanın bahtiyarlığı içindeyim. Fiemanillah.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ

 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat