Loading...

Devlet garantili soygun düzeni

29 Eylül 2019 21:25
A
a
Finansman zorluğu çeken geri kalmış veya gelişmekte olan ülkelerde, hizmetlerin gerçekleşmesi için, kökleri eskilere dayanan bir model “yap işlet devret” modeli diye yeni bir yatırım şekli ortaya çıkmıştır. Uygulamada dünyadaki ilk ciddi örneği Mısır ve İngiliz hükümetleri arasında imzalanan Süveyş Kanalı projesidir. Bu modelin avantajları olduğu gibi dezavantajları vardır. Bilhassa, bizde olduğu gibi iyi bir şekilde fizibilitesi yapılmadan, siyasi menfaat saikleri ile yapılan sözleşmeler, zamanla ülkelerin başına bela olabilecek seviyelere ulaşmaktadır.
Rahmetli Turgut Özal’ın iktidara gelmesi ile birlikde yap işlet devret modası ülkemizi de sardı. Hele hele yeni hükümetimiz, devletin yapması gereken bütün hizmetlerin yapımını otomatik olarak bu modele bağladı. Çünkü devlet bütçesinin talan edilmesi ile yatırıma ayrılacak kaynak da kalmadı. Son on beş yıldır, hizmet adı altında yapılan, otoyollar, köprüler, barajlar, tüneller, hava alanları, enerji santralleri vb. yatırım kalemlerinin hepsi bu modelin ürünüdür. Hatta o kadar ileri gidildi ki, halkın sağlığını koruma görevi alan hükümet sağlık hizmetlerini dahi YİD modeli ile gerçekleştirmeye başladı. Her ilde yapılması ile övündüğümüz şehir hastaneleri de bu furyaya dahil edildi.
YİD modeli bir nevi özelleştirmedir. Geçmişte de, günümüzde bizi idare eden iktidarlar, Cumhuriyetle birlikte ülkemizin kazandığı tüm fabrikaları, özelleştirme adı altında satıp paralarını çarçur edince, elde avuçta dişe tırnağa dokunacak hiçbir tesis kalmadı. Artık ülkenin geçmişteki kazanımları bitti, geleceğimizi de YİD modeli adı altında pazarlamaya geldi. YİD demek ülkemizin yirmi yıllık otuz yıllık geleceğimizin ipotek altına alınması demektir. Devlet YİD modeli ile hizmetler yaptırarak, Türkiye’nin geleceğini pazarlamaya başladı. Güya hizmet amacıyla bir köprü yaptırıyor, ihaleye çıkarırken dolar bazında adet olarak alış garantisi de veriyor. Sadece alış garantisi verdiği gibi, yüklenici firmaya kredi garantisi ve kefalet de veriyor. Yani yüklenici firma ileride herhangi bir nedenle iflas ederse, onun borcunu ödemeyi de taahhüt ediyor. Bu modelde firmalar açısından hiçbir risk yok . Riskin olmadığı bir ticaret ne kadar helal olur? Onu da bir düşünmek lazım.
Devletin bu tür sözleşmelere imza atarken, gerekli ihtimam ve gayreti göstermediği açıkça görülmektedir. İstanbul-Kocaeli körfezi üzerindeki Osmangazi Köprüsü ihalesini özel sektör alırken günlük 36 dolardan 40.000 araç geçmesi şartıyla ihaleyi alıyor. Bu köprüden günlük 36 dolardan kırkbin araç geçmediği takdirde aradaki farkı dolar bazından devlet, hazineden ödeyecektir. Dolayısıyla bu farkı yine bizler ödeyeceğiz. Ancak hesaplar tutmamış olacak ki Osmangazi Köprüsü’nden günlük kırkbin değil, ortalama 15-20 bin arası araç geçmektedir. Geçiş için garanti edilen araç başına 36 doların bu günkü karşılığı 205 TL kadardır. Dolar yükseldikçe bu miktar da artacaktır. Elbette ki bir geçiş için 205 TL ödemek araç sahibine büyük bir külfet olduğu için, vatandaşın 50 TL’lik benzinle körfezi dolaşması işine geldiği için bu köprüyü kullanmamaktadır. Belki bazılarımız köprülerin sözleşme sonunda devletimize kalacağını, dolayısı ile hazineden para çıkmadan mal sahibi olunacağını düşünebilir. Biz de diyoruz ki; bu köprüler su üzerinde, her gün buharlaşmaya maruz kalıyor, tabiat şartları bu demir malzemesini devamlı olarak yıprattığından, devir sonrası verimliliğini ve kârlılığını da kaybediyor. Çoğu zamanda elimizde enkazının kalmayacağını kim garanti edebilir?
Sonuçta YİD modeli ile yaptırılan tesislerin bedelini tüketici olan bizler ödeyeceğiz. İhalelere bizim namımıza imza atanlar ise şeffaf olmalı, imzalar atılmadan kamu oyu bilgilendirmelidir ki, millet göreceği zararın boyutlarını tahmin edebilsin. Kapalı kapılar arkasında iş çevrilerek rantlar ulufe gibi dağıtılmasın. Milletten gizlenerek Ruslarla imzalanan Akkuyu nükleer santralinin üreteceği elektriğin KW’si sözüne itibar ettiğim ekonomist İbrahim Kahveci’nin makalesinde yazdığı gibi 0,1235 dolardır. Bu miktarınTL karşılığı 75.80 kuruş kadar tutar. Hali hazırda kullandığımız elektriğin KDV’si değişken olmakla birlikte 35 kuruşlar civarındadır. Türkiye için rantabl  bir fiyatlandırma politikası yapılmamıştır. Devlet Ruslardan elektriği 80 kuruştan alarak üzerine çeşitli maliyetleri de yükleyerek, otuz beş kuruştan vatandaşa satacak demektir. Böyle bir hesaplama yöntemine kargalar bile güler. Kaldı ki bazılarına hoş gelmese de, bedelini fazlasıyla ödediğimiz bir malın üretimine hizmet diyemeyiz. Önümüze kahvecinin bir bardak çay getirip de çıkarken bedelini fazlasıyla ödüyorsam bunun neresi hizmettir? Ayrıca bu anlaşmalarda döviz bazında fiyatlandırma yapılmaktadır. Döviz yabancı bir para birimi olup dolar veya Euro’nun olağanüstü artmayacağını kim garanti edebilir? Düşünmeden taşınmadan altına imza koyduğumuz devlet garantili yap işlet devret sözleşmeleri, kovmakla övündüğümüz kapitülasyonları da tekrar geriye getirebilir. İyi düşünmek lazım.
Bu soygunu anlayabilmemiz için, fazla söze gerek yok. Her şey elimize aldığımız elektrik-su-doğal gaz ve telefon faturalarına baktığımızda, faturalardaki kalemlerden görebiliriz. Lakin hükümetimiz vatandaşa atılan bu kazığı göstermemek için evlere ayrıntılı fatura yerine telefonlara mesajla göndermeye başladı, zira mesajdaki bedelin içeriğini de bundan sonra sorgulamak mümkün olmamaktadır.
 
1000
icon
VATANDAŞ BEKİR 30 Eylül 2019 12:48

-2002/4720 sayılı bakanlar kurulu kararı ile 26 istatistiksel bölge kuruldu. 2005 yılında 26 Kalkınma ajansı kuruldu, 2009 yılında 26 Bölgesel sağlık şehri kampüsü yapılacağı açıklandı 2010 yılında Ülkede bir asgari ücret olmaz 26 bölgesel asgari ücret uygulansın açıklaması yapıldı, 2015 yılında bir milletvekili Adı Demir soyadı Çelik çıktı bu ülke tek bir yerden yönetilemez 26 Özerk bölge kurulsun dedi, Şimdi sıra gelmiş 26 eyalet kurulmasına ve bazı eyaletlerde referandum ile Başka ülkeye katılınmasına Masal gibi bu yapılanlar bir bütünün parçaları gibi duruyorr.

0 0 Cevap Yaz
MUZAFFER MÜCAHİD AKINCI 30 Eylül 2019 10:34

KAPİTÜLASYON ÖZELLİĞİNDE İNTİHAR, KAPİTÜLASYON ÖZELLİĞİNDE İNTİKAM!

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ

 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat