Loading...

Diriliş ve adalet

9 Mart 2019 21:40
A
a
Süleyman Şah oğlu Ertuğrul, tarihte bilinen adı ile “Ertuğrul Gazi”.  TRT “Diriliş Ertuğrul” ismi ile dizisini yayınlıyor. Son zamanların en muhteşem dizisi diyebilirim. Yazmazsak olmaz; Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu olan Osman Gazi’nin babasıdır yani Ertuğrul Gazi Osmanlı soyunun da babasıdır. Onun ektiği çınar ağacı öyle bir kök tuttu ki dalları bütün dünyayı gölgesi altına alacak kadar büyüdü. Ve hemen tüm devirlerinde nizama adalet ile hükmetti, hem adaleti uyguladı hem de uygulattı. Öyle ki, adalet bir yana, insanlıktan nasibini tüketmiş olan batı medeniyetine, kendi halklarına ve komşularına adil davranmasını emredecek dereceye geldi. 
Osmanlı’nın bizlere birçok değişik şeyler miras bıraktığı muhakkaktır, lakin bunların başında ve en önemlilerinden biri de “adalet duygusu”dur. Bu duygu genlerimize işlemiştir ve atadan dedeye, dededen babaya, babadan çocuğa geçerek gelmiştir ve bu millet var oldukça bu duygu da var olacaktır.
Denilebilir ki, bu duygu madem var, bugünkü adalet sistemimizin içine düştüğü durumu nasıl izah edeceksin? Yargıçların verdiği kararların ne kadarı isabetlidir? Hadi isabet ettiremedi, bilmeden hata yaptı diyelim, peki ya tarafgirlik?
Osmanlı’nın bize miras bıraktığı ve genlerimize işleyen “adalet”; toplumsal olarak bile- isteye haksızlığa rıza göstermediğimiz anlamındadır. Yani toplum olarak daima haklının yanında olmuş, mazlumun yanında durmuşuz. Bu toplumsal tercihimiz bizi zor duruma koysa da fikrimiz ve tavrımız değişmez, adil olmaktan vazgeçmeyiz ve bedeli ne ise razı oluruz, öderiz. Bu demek değildir ki, her bir bireyimiz böyledir. Elbette, bazılarımız farklı olabilir, hatta art niyetli olabilir. Art niyetli hâkimlerimiz ve savcılarımız da olabilir. Tarafgirlik toplumda yer etmiştir, bu da inkâr edilemez ama toplumsal tepkilerimiz ve tercihlerimiz her zaman adaletten yana olmuştur.
Yapımcılığını Mehmet Bozdağ’ın üstlendiği Diriliş Ertuğrul dizisi işte bu duyguyu mükemmel bir şekilde işlemektedir. Bu duyguyu öyle seviyeli işliyor ki, izleyicinin hem ruhunu okşuyor hem de gururunu. Adalet için her türlü fedakârlığı göze alan Ertuğrul Bey’in her daim başarılı olması da adaletin daima üstün olduğunu ve adaletli olanın da üstün geleceğini gayet güzel bir şekilde anlatıyor.
Bu dizi, vurmak, kırmak hak arıyorum diyerek mafya usulleri ile cezalandırmak, işkenceler yapmak hatta “kafasına sıkmak” gibi toplumu tahrik eden, bozan değil, iyiliği sevdiren, adaleti sevdiren toplumu bu yönde eğiten bir özelliğe sahiptir. Hem tarih bilincimizi artıran, hem inançlarımıza saygılı, hem adalet duygularımızı törpüleyen, bir de aidiyetimizi yani dini ve milli aidiyetimizi bize hatırlatıyor. Toplumumuzun yapı taşlarını bozmak için adeta seferberlik oluşturulan şu dönemde böyle milli ve dini şuuru üstün tutan bu tür dizilerin daha da çoğalması gerekiyor.
Adalet kavramını bu kadar yerli yerinde işleyen bu dizinin günümüze uygun verdiği mesajları da unutmamak gerekiyor. Örneğin son bölümünde birlik ve beraberlik üzerine Ertuğrul Bey’in etrafındaki oğuz beylerine verdiği tavsiyelerin aynısına bu günlerde ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu unutmamak gerekiyor.
Bu dizi ile ilgili son bir şey daha yazıp konuyu kapatmak istiyorum; oyuncular başta Engin Altan Düzyatan olmak üzere diğer tüm oyuncular rollerinin hakkını şahane şekilde veriyorlar lakin dizi boyunca sürekli olarak atasözleri ve deyimler kullanılıyor. Bazen çok abartılı olmasına rağmen yerli yerinde kullanıldıkları için çoğumuz tarafından pek fark edilmiyor hatta izleyiciler olarak bizler de alıp kullanıyoruz. Ancak son bölümde “Selcan Hatun” o kadar çok atasözü peş peşe sıraladı ki ilköğretime devam eden çocuklarım Onur ve Erdem’in bile dikkatini çekti hatta oğlum Onur “Selcan Hatuna” “atasözü ve deyimler sözlüğü” diye lakap taktı.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat