Loading...

Doğduğumuz mu, yoksa doyduğumuz yer mi?..

7 Ağustos 2019 21:23
A
a
Bu sıcak yaz gününde…Hiç üşenmeden, oturup bir sayın bakalım kendi-kendinize…
Kaç iyi dostunuz kaldı çevrenizde..?
Sıcaklığını ve güvenini hissettiğiniz kaç iyi insan var yanınızda..?
Dostlarınızdan kaçı gitti yaşantınızdan apansız..?
Kaçı hala direnmekte,”onurundan bir şey kaybetmeden” yaşamın o ağır şartlarına..?
Biliyoruz ki; kimi ekonomik kriz kurbanı olup işyerini kapattı yıllar önce…Sonra yaşamının tüm pencerelerini kilitledi ve kapandı  girdi içine…Yok oldu.
Kimi işini ve geleceğini kaybetti, sıfırı tüketti hayatın tam dibinde…
Herkesten ve her şeyden bıkarak; başka kentlere ve başka ülkelere gidenlerde oldu dostlarımızın arasından…Yaklaşık her 8-10 yılda bir oluşan ekonomik krizler nedeniyle, “doğduğum yer değil, doyduğum yer” diyerek, çekip gittiler buralardan çok uzaklara…
Yaşadıkları yoğun stres nedeniyle amansız hastalıklara yakalanarak, başka bir dünyaya giden dostlarımız da oldu mutlaka…Kalp krizleri, trafik kazaları, intiharlar ve iş kazaları nedeniyle kaybettiğimiz önemli dost ve arkadaşlarımızı da unutmamak gerek tabii ki…
Kaybettiğimiz dostlarımızın arasında..!



                      DOST KAZANMAK MI ZOR, KAYBETMEK Mİ..?
Bugün;8 Ağustos Perşembe…Bakın bakalım şimdi…Kimler kaldı geride eski dostlarınızdan ve iyi arkadaşlarınızdan..?
Biliyoruz…Yaşadığımız ülkenin sosyo-ekonomik koşulları,” dost kaybetmenin, dost kazanmaktan daha kolay olduğu” ortamlar yarattı hepimize…
Zor dostluklar kurup, kolayca kaybettik onları apansız…
Bir zamanlar çok iyi dostlarımız vardı kuşkusuz..!
Ama…Buralardan kaçtılar…Başka yerlere gittiler.
Ve aniden öldüler iyi dostlarımızdan bazıları…
Hep yüreklerimizin ince yerlerinden bir şeyler kopararak..!
Bazen de; “her dostun dosdoğru bir dost olmadığını” kanıtlarcasına kalleşçe terk ettiler yaşantılarımızı…
Küçük ve şu anda anlamsız kalan bazı izler bırakarak hem de…                                                  
Hiç saydınız mı..?
Şu anda kaç “iyi insan” var çevrenizde ?...
Biliyoruz ki; bu ülkede “paraya dayalı” kolay dostluklar kurmak mümkün…Saman alevi gibi yanıp sönen…Ya da çıkar ilişkilerine dayalı arkadaşlıklar ve iş ortaklıkları  da kurulabilir aniden…
Ama çıkarsız yeni dostluklar kurmakta zorlanıyoruz nedense…
Her şeyi ve herkesi parası ile satın alabileceğini sanan insanlar var artık bu ülkede ve yaşadığımız kentte…
Böyle bir ortamda…Sağlam ve kalıcı dostluklar kurmak bir ütopya mıdır artık yoksa..?
Yaşamın her geçen gün gittikçe ağırlaşan geçim şartları, birçok konuda bizleri epey zorlarken sizlere yaşanmış güzel bir dostluk öyküsü  ile seslenmek istiyorum bugün…
Yaşantınıza “unutmaya başladığımız şekli ile” dostça bir anlam katmak için…
Kurban Bayramı’na yaklaştığımız bu özel günlerde; herkese aşağıdaki “Dosdoğru bir dostluk hikayesi” isimli öyküdeki gibi sağlam dostlar ve dostluklarla geçecek aydınlık ve güzel günler diliyorum. Umut ve sevgiyle kalın.
ÖZLÜ SÖZLER:Artık; parçaları kaybolmuş PUZZLE gibi insanlar…Kiminin ruhu, kiminin beyni ve birçoğunun kalbi yok. (Chuck PALAHNIUK)
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

               
 
Dosdoğru bir dostluk hikayesidir bu…
Savaşın en kanlı günlerinden biridir. Siperdeki asker en iyi arkadaşlarından birinin az ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü. Ateş yağmuru altında komutanına koşarak:
 -Teğmenim. Arkadaşım yaralandı. Alıp gelebilir miyim.?
Komutan “delirdin mi?”der gibi baktı askere…Sonra da “Gitmeye değer mi..? Arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük bir olasılıkla ölmüştür bile…Kendi hayatını da tehlikeye atacaksın şimdi.”dedi.
Asker ısrar edince de ;” Peki git o zaman.”demek zorunda kaldı.
İnanılması güç bir mucize ile, asker yoğun ateş altında sürüne- sürüne arkadaşının yaralandığı yere ulaştı. Onu sırtına alarak, koşa-koşa siperine geri döndü. Komutan yanlarına gelerek kanlar içindeki askeri muayene etti. Sonra da onu taşıyan cesur arkadaşına döndü:
 -Sana hayatını tehlikeye atmak için değmez demiştim. Gördün mü bak arkadaşın ölmüş.
 -Değdi komutanım.
 -Nasıl değdi. Arkadaşın ölmüş görmüyor musun..?
 -Yine de değdi komutanım. Çünkü yanına ulaştığımda, henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, benim için dünyaya bedeldi.
Ve asker ölen arkadaşının son sözlerini tekrarladı hıçkırarak:
 “Geleceğini biliyordum ve seni bekliyordum.”demişti arkadaşı…
 -Geleceğini biliyordum..!
1000
icon
Murat yıldırım 7 Ağustos 2019 22:06

Çok güzel bir yazı olmuş kaleminize saglik

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ

 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat