Loading...

En nihayet geliyoruz (3)

3 Kasım 2019 20:51
A
a
Suriye konusunda Rusya’nın bizimle birlikte hareket edeceğini ummak, fazlaca safdillik olur. Barış harekatının başlamasının hemen akabinde İran’ının aldığı tavır da pek iç açıcı değildir. Kendisini alakadar eden bir durumun olmadığı halde, sırf mezhep müntesiplerini koruma saiki ile hareket ederek, ordusunu müzayaka durumuna geçirmiştir. Haritaya bakarsanız İran’la Suriye arasında hiçbir sınır münasebeti yoktur. İran Suriye ye sınır olmadığı için güvenlik sorunu da olamaz. Suriye’deki  terörün Irak’ı da geçerek, İran’ın  güvenliğini tehdit etmesi de düşünülemez. Buna rağmen İran Devrim Muhafızlarının silahlı ayağı alan Esşebab’ı Suriye topraklarında konuşlandırmıştır.  
Dedik ya, bizim idarecilerimizin en büyük zaafı çenelerin düşük olmasıdır. Sırf iç siyasete şirin görünebilmek için, aslını astarını araştırmadan, hayallerde bile tasavvur edilemeyecek projeleri dillendirmeleridir. Bunun en son örneğinin de, güvenli bölgeye, ülkemizdeki üç milyona yakın Suriyelinin yerleştirilmesi projesidir. Bu projeyi dillendirenlerin hiçbir hesap ve kitap bilmedikleri ortadadır. B.M de dahi dillendirilen projeye bakarsak, Suriye’nin kuzeyindeki güvenlik belgesi içinde üç milyon kişinin yaşadığı , köyler, kentler kurulacak, binalar yapılacak, okul, cami, üniversiteleri de dahil resmi daireler tesis edilecek… Bu projenin maliyetinin hangi boyutlarda olacağını hiç düşündük mü? Türkiye de halkımız fakru zaruret içerisinde ekonomik sıkıntılarla boğuşurken, bütçenin en az her sene beşte birinin bu projeye ayrılması bu millete revamıdır   , sizlerin takdirine bırakıyorum. Safiyane olarak sözde bu projenin finansmanını da BM.  fonlarından karşılanması öngörülüyor. Bu adamlar bu kadar saflar mı ki, hiçbir menfaatleri olmadığı halde, Suriye insanına kendi vatandaşının boğazından kısıp da ekonomik yardım mı yapacaklar?
Güya Suriyeli göçmenler hakkında yardım sözü verdikleri ve konu anlaşmaya döküldüğü halde, sözlerinde durmayanlar, bu ülkeler değil mi? Nedense bizi idare edenler hala cellatlarından medet ummaktalar. Herhalde bizim yöneticilerimiz Stockholm sendromunun etkisindeler. En alttaki vatandaşlarımız dahi bu projede AB ve ABD’nin zırnık koklatmayacağını biliyor ve sezinliyor, ama yukarıdakiler hala gaflet uykusundalar. Bu projeye göre fiziki olarak binaları yaptın iskan ettin iş bitecek mi? Hayır. Yerleştirdiğin Suriyelerin geçimlerini temin edecek seviyeye gelmelerine kadar ihtiyaçlarını gidermek zorundasın, her türlü iş ve aş makine teçhizat aksamlarını da temin etmek zorundasın. Ceremesini sen çekeceksin,  Şam yönetimi hazıra konacak. Bedelini niye Türk Milleti ödesin? Her şey bittiğinde kime kalacaksa ceremesini de o çekmeli.
Güney sınırımızda PKK-YPG  terör koridorunun inşası, BOP un mimarları öncülüğünde Şam yönetiminin acziyeti sonucu oluşmuştur. Ortadoğu üzerinde hesapları ve emelleri olan devletler, Suriye’nin kuzey sınırına yakın bölgeyi, bölünmeyi gerçekleştirme babında, Kobani de doğmuş, Türkiye de İ.T.Ü de eğitim görmüş Salih Müslim isimli bir PKK’lının önderliğinde özerk bölgeler adı altında kantonlaştırdılar. Kendi sınırında, kendi egemenliğini tehdit eden bu yapılaşmaya Esad ses çıkarmadı. Belki ileride YPG yi Türkiye’nin yıpranmasında koz olarak kullanma düşüncesindeydi. İşin garibi o yıllarda Suriye’nin bölünmesini hazırlayan kantonlaşmaya karşı, Türkiye’den de bir tepki gelmedi. Tepki bir yana Salih Müslim bizim pasaportumuzla dünya da dolaştı ve dünya ya açılması da Türkiye üzerinden oldu. Halbuki, kırk yıllık kani, olur mu yani, hesabı Salih Müslim’in Türkiye’nin emellerine hizmet etmeyeceğini  düşünemedik. Her şey oldu bitti hakikat gün yüzüne çıktığında aydık ama iş işten geçti. Artık hem Suriye ve hem de Türkiye’nin güvenliği için tehlike teşkil edecek bir YPG  yapılanmasının mimarını kendi ellerimizle yetiştirdik.  Türkiye isteseydi, bu yapılanmayı daha 2011’lerde Suriye de olaylar patlak verdiğinde, ekonomik yıkımlar olmadan çözebilirdi. Ama her iki ülke nedense barış masasını kurmaya yanaşmadılar.  Ülkelerin liderleri diyalog yerine, ağız dalaşı yolunu tercih ettiler. Sonuçta her iki ülke liderlerinin, başlangıçtaki it dalaşının çok büyük hata olduğunu anladıklarını umuyoruz. Sorunların sağlıklı çözüme kavuşmasının en önemli yolu, ilk çıktığı anda yapılan müdahaledir. Herkes müdahil olduktan sonra o surunun çözümü imkansız hale gelir.
                Devam edecek…
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ

 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat