Loading...

Halife Vahideddin ve Paşası Mustafa Kemal

7 Eylül 2019 20:25
A
a
Geçen haftaki yazımızda Büyük Millet Meclisi Ordularının Kumandanı Mustafa Kemal Paşa'nın Sultan Abdülhamid Han'ın 1903'de Şam'a sürgüne gönderdiği Çerkes Deli Fuad Paşa hazretlerine ulaşıp, Halife Padişah ile Ankara arasında konan maniayı ortadan kaldıracak vasıtanın Fuat Paşa olabileceğini kestiren Mustafa Kemal Paşa'ya 2. Meşrutiyetin ilanının akabinde 31 Mart faciasına rağmen meşrutiyeti yeniden ilan eden Abdülhamid Han'ın ilan ettiği affı umumiden müstefid olan Müşir Deli Fuad Paşa İstanbul'a söz konusu affı umumiyle dönmüş bulunuyordu. Muhakkak ki, tarihimizin ender sayıdaki kahramanlarının arasında bir başka mertebede eşi bulunması çok nadir olan bir şahsiyet olduğunu bu zatın 1293 savaşında Ruslarla yapılan Elena Meydan Muharebesi’nde Rusları yenmiş ancak heyeti umumiyesiyle, Elana Zaferi, sonu mağlubiyetimizle sona eren 1293/1877 savaşında mevzi bir zaferimiz idi ve kılıcıyla düşmana selli seyf eyleyen bir kumandandı Müşir Paşa. Bu zata dair yüksek bir güveni olduğunu iddia edebileceğimiz Mustafa Kemal Paşa, padişaha onun yani Fuad Paşa eliyle göndermesi hedefi tam manasıyla tutturmak demektir. Koca Çerkes yüz yaşındaki bu ünlü kumandan tereddütsüz sarayın kapısını çalıp, aldığı emaneti padişaha takdim ile dine, vatana, millete, bayrağa sancağa karşı olan bağlılığının gereğini yerine getirmişti.
Zaman zaman bazı zevat ikide bir Sultan Vahdettin'in hiçbir sadrazama verilmemiş bir salahiyetname vermiş böylece vatanın istihlasına yani vatanı kurmakla görevlendirmiştir. Bundan da şunu anlarız ki; Mustafa Kemal Paşa, 1926'da Adana’da bulunduğu sırada Sultan Vahdeddin'in vefat haberine muttali olduğunda: 'Bugün dünyanın en namuslu insanı vefat etmiş bu Sultan Vahdeddin'dir.' demek suretiyle merhum hakkında Müslümana yakışan bir beyanla ortaya koyduğu gibi mutad akşam sofrasının kurulmaması hususundaki talimatı da, asilane bir tutumdur. Muhterem okurlarım geçmişle değil halihazırla meşgul olalım. Arşivimden İzzettin Çalışlar Paşanın; Atatürk’ün 1916’nın Ocak’ında 16. Kolordu Komutanı olarak Edirne’ye girişini Orgeneral İzzettin Çalışlar “şehir saray gibi donanmış, peş peşe zafer takları yapılmıştı. ‘Yaşasın Arıburnu ve Anafartalar Kahraman Mustafa Kemal Bey’ yazılı levhalar asılmıştı... Edirne eşrafı, vilayet erkânı, konsoloslar hep oradaydılar.” diye anlatır.
 “İSTANBUL’U VE HER ŞEYİ KURTARMIŞ BİR KOMUTANIMIZSINIZ”
Padişah 2. Abdülhamit “bu büyük zaferi, Mustafa Kemal Bey adında bir miralay (albay) kazanmış. Allah, devletime hizmeti geçenlerden razı olsun” diye belirtmiştir. Veliaht Vahidettin,15 Aralık 1917’de Almanya seyahatinde kendisine refakat eden Atatürk’e “Arıburnu’nda ve Anafartalarda yaptığınız bütün icraat ve kazandığınız muvaffakiyetler tamamen malûmumdur. İstanbul’u ve her şeyi kurtarmış bir komutanımızsınız, beraber seyahat etmekte olduğum için çok memnunum ve bundan şeref duyuyorum” demiştir. Albayrak gazetesi, 14 Temmuz 1919’da şunu yazmıştır: “Anafartalar’da, milli şerefi, tarihin bugünkü nesilden beklemekte olduğu mukaddes vazifeyi yükselten ve yücelten bu muhterem komutanı bugün de Milli Mücadele’nin başında görmek mesut bir görüntüdür.” 18 Çanakkale Seferi’ni planlayan İngiltere Deniz Bakanı Churchill, 1920’de yayımladığı “Dünya Krizi” kitabında Atatürk’ten “İngiliz stratejik planlarını boşa çıkartan”, “Kaderin Adamı” olarak bahseder. 19 İngiliz harp tarihçisi General C.F. Aspinall-Oglander de şunu yazar: “Tarihte, bir tümen komutanının üç farklı yerde, vaziyete nüfuz ederek yalnız bir muharebenin gidişine değil, aynı zamanda bir seferin sonucuna ve belki bir milletin kaderine etki yapacak durum yaratanların bir benzerine nadiren tesadüf edilir.” 20 Sanırım bu kadar belge, tanıklık Atatürk’ün Çanakkale Savaşı’ndaki rolünü göstermeye yeter.
15 Görgülü, s.32. 16 Age, s.113. 17 Atatürk’ün Anıları, Yay. Haz. İsmet Görgülü, Bilgi Yayınevi, İstanbul, 1997, s.74.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ

 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat