Loading...

Hoş gidesin Ramazan

29 Mayıs 2019 21:31
A
a
       Devletin, en  azından Türkiye”nin mekanize idari yapısına bakığımızda, sanki Antonio Gramsci”nin devlet tarifini okuduğumuzu  sanırız. Zira devlet,
         En önemli görevleri arasında yer alan geniş halk yığınlarını belirli  bir kültür ve ahlak düzeyine yükseltmedeki başarısı nisbetinde, ayni zamanda  ahlakçıdır…
    Ayrıca devlet, üretim  güclerinin gelişme zorluklarında, destekleriyle egemen  sınıfların  çıkarına denk  düşmektedir. Bu  alanda olumlu görev olarak eğitim ve okul, baskıcı olumsuz işlev olarak da mahkemeler, en etkili uygulama araçlarıdır…
         Her kasabaya bir fakülte…
         Bunların dışında Gramsci”nin hegemonist devleti, popüler kültür araçlarını da getirip devlet etkinliğinin merkezine oturtmaktadır…
        Ahlak bozucu dizilere ses  çıkaramama ya da çıkarmama…
        Devletin  amacı geniş halk kitlelerinin kültür ve ahlakını, iktisadi kalkınma ve üretim faaliyetlerindeki gelişim sürekliliğinin taleplerine göre uyarlamaktır. Bu itibarla devlet, her türden sivil toplum ilişkileri de dahil, iktisadi ve ictimai bütün beşeri ilişkiler yumağını, siyasi formasyonun gerektirdiği biçimde hizaya getirme alanıdır.
           Nasıl hizaya getirilir siyasi ve iktisadi nitelikteki bu beşeri ilişkiler:?
           Vatandaşını fişleyerek mi, değişik referanslar bazında  ayırımcılık politikalarıyla mı, kamu görevlilerini her tür eylemlerini kapsayacak biçimde hukuki korumaya alarak mı, ya da,halkın egemenlik hakkının kullanma imtiyazını sermayeye aktararak mı ? bir görelim…
                       xxxxxxxx
             Televizyonsuz amma tahta sandukasının içine monte edilmiş lambalı  radyosuna sahip Anadolu insanı, babasından miras kalan bir misafirperverlikle mi yoksa, para ile satın aldığı amerikan sigarasını ya da kahve renkli zehirli meşrubatını, onu tüketerek haz alma zevkini tatmin amacıyla mı bugün ayni gelişmişlik kodlarına sahip arkadaşlarına ikram etmektedir…
             İftar sofralarında niye coca cola, ayran ikramı gazlının renklisine çevrildi…
             Devletlerin en önemli görevleri arasında birisi var ki, o da, geniş halk  yığınlarını belirli bir ahlak ve kültür düzeyine yükseltmek olup, bundaki başarısı nisbetinde  de ahlakçıdır…
              İmam Hatip okulları halkın tercihinde bir numara…
               Ayrıca devlete egemen kapitalin, ürettiği  metanol içerikli renkli renksiz gazozlarıyla  modernleşme tuzağına düşürdüğü kişileri kendi öz geçmişine yabancılaştıran reklam ve ilan silahlarıyla,  popüler kültürün oruç ibadetine yönelik saldırılarına gösterdiği hoşgörüsü bağlamında da, muhafazakardır, İslamcıdır…
             Coca cola’nın ABD’de başkanı bir Türk, Muhtar Kent. Türkiye’deki şubesi de, TÜSİAD’a başkan olamaz mı ? Yabancı şirketler de birer Türk şirketidir…
             Müslümanların şekli ibadetlerine, yerine, zamanına ve süresine karışılıyor mu ?
         Bunlar, devletin popüler kültür araçlarıyla toplumu egemen sermayenin çıkarına hazırlama görevinde kullandığı olumlu araçlardan sayılan okullarla, alternatiflerini  oluşturan basın yayın vasıtalarıyla ve gönüllülük zemininde icra edilen hizalama işlemlerine birer örnektir...
         Diziler, ah o diziler,Türkiye’ninen verimli ihraç malları…  
        Olumsuz araçlar listesinde yer alan mahkemelerin toplumu hizalandırma işlevleriyse, iki satırlık teklif veya tasarıların torbalandığı yasaların imzaya ve oylamaya açılmasına bakar,sadece…
         Başkanlık sistemindeki amaç da esasen torba yasaların tasarlanma ve kabullenme süresinin kısalığı değil midir ?...                                                               
         Ramazan geldi, gitti gidecek. Hiç kimse devleti örnek alarak iftar sofralarındaki Coca cola şişelerine karışmıyor, karışamıyor…
         Coca cola’ya bir reklam metni;
         Coca cola ile her şey gibi, iftarlıklar da iyi gider
                                                        xxxxxxxxx
        Kısa bir süre önceydi. Coca cola bağlantılı meyva suyu fabrikasının küşad makasını kullanmasına bakmaksızın, Devlet Başkanları Tayyip Erdoğa’na ;
        “Ekonomide, iç ve dış siyasette sıkışmış vaziyetteyiz. Endişeler güven kaybına yol açıyor. Makro ekonomik dengelerde uzun süredir devam eden bir bozulma var” diyerek çelme atan Efes Pilsen’ci Tuncay Özilhan’a Devletbaşkanları sertlikle şunları savuruyor ;
            “Beyefendi 17 yıl önce kişi başına düşen milli gelir neydi, şimdi ne? Sen o gün ekonomik olarak neydin şimdi neredesin ?O günden bu güne firman neydi ne kadar büyüdün ?...
                                                       Xxxxxxxxxxx
         Antonio Gramsci orada, Tuncay Özilhan burada, Asgari ücretliler de sotada, Emekliye iki bayram biner lira hediye, kimsenin gözüne batmasın…
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ

 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat