Loading...

Hasan Hüseyin DURAK

İ’tikaf ibâdeti

26 Haziran 2016 21:10
A
a

İtikaf; sözlükte “hapsetmek, alıkoymak; bir yere yerleşmek, oraya bağlanıp kalmak” anlamlarındaki akf kökünden türeyen i‘tikâf, bu mânaları yanında kişinin kendisini sıradan davranışlardan uzak tutmasını, fıkıh terimi olarak da ibadet amacıyla ve belirli bir şekilde camide kalmasını ifade eder. İ‘tikâfa giren kimseye mu‘tekif veya âkif denir. Bir yerde bekleme, durma ve kendini orada hapsetme. Akıl bâliğ veya temyiz kudretine sahip bir Müslümanın beş vakit namaz kılınan bir mescitte ibadet niyetiyle bir süre durması anlamında bir fıkıh terimi.

 

İ‘tikâfın meşruiyeti Kur’an ve Sünnet ile sabittir.                                                                                                                                                

 “… Mescidlerde i‘tikâfta bulunduğunuz zaman kadınlara yaklaşmayın” (Bakara: 187) meâlindeki âyetle Hz. Âişe’nin, “Resûl-i Ekrem ramazanın son on gününde i‘tikâfa girerdi. O bu âdetine vefatına kadar devam etmiştir. Sonra onun ardından hanımları i‘tikâfa girmiştir” (Buhârî, “İtikâf”, 1; Müslim, “İtikâf”, 5) şeklindeki rivayeti bunun delillerini teşkil eder.

Başka bir ayette itikaf ibadetinin daha önceki ümmetlerde de yapıldığına işaret edilir. (Bakara:125).

 

 

İtikafla İlgili Ayet-i Kerimeler

 

1- "Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, sizin örtüleriniz, siz de onlara örtüsünüz. Allah, gerçekten sizin nefislerinize ihanet etmekte olduğunuzu bildi, tövbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yaz dıklarını dileyin. Fecir vakti, sizce beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin, için, sonra geceye kadar orucu tamamla yın. Mescitlerde itikafta olduğunuz zamanlarda onlara (kadınlarınıza) yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır, (sakın) onlara yanaşmayın. İşte Allah, insanlara ayetlerini böylece açıklar; umulur ki sakınırlar." (Bakara:187)

 

2- "O mihrapta namaz kılarken, melekler ona seslendi: "Allah, sana Yahya'yı müjdeler. O, Allah'tan olan bir kelimeyi (İsa'yı) doğru layan, efendi, iffetli ve salihlerden bir peygamberdir." (Al-i İmran:39)

 

3- "Onların hepsi bir değildir. Kitap Ehlinden bir topluluk vardır ki, gece vaktinde ayakta durup Allah'ın ayetlerini okuyarak secde ye kapanırlar."  (Al-i İmran:113)

 

İtikafla İlgili Hadis-i Şeriflerden Bazıları:

1- Hz. Aişe (r.a.) anlatıyor: "Rasülüllah (s.a.v.) vefat edinceye kadar Ramazan'ın son on gününde itikafa girer ve derdi ki: "Kadir gecesini Ramazan'ın son on gününde arayın". Rasülüllah'dan sonra, zevceleri de itikafa girdiler. " (Buhari: Fadlü Leyletül-Kadr, 3; Müslim, İtikaf 5.)

 

2- Ebu Said (r.a.) anlatıyor: "Biz Hz. Peygamberle birlikte Ramazan'ın son on gününde itikafa girdik, yirminci günün sabahı olunca eşyalarımızı (evlerimize) taşıdık. Rasülüllah (s.a.v.) bir hutbe irad etti ve şunu söyledi: "Itikafa girmiş olanlar, itikaf mahallerine dönsünler. Zira bu gece bana Kadir gecesinin hangi gece olduğu gösterilmişti, sonra unutturuldu. Siz, son onda ve tek geceler de arayın. Ayrıca bu gece kendimi su ve çamur içinde secde eder gördüm." Rasülüllah (s.a.v.) itikaf mahalline dönünce, o günün sonuna doğru hava bozdu. Mescit o sıralarda (üzeri dallarla örtülmüş) çardak şeklindeydi. Hz. Peygamber (s.a.v.)'in burnu ve burun yumuşağı üzerinde su ve çamur bulaşığını gördüm. Bu gece 21. gece idi."  (Buhari, Fadlu Leyletül-Kadr, 2, 3, İ'tikaf 1, 9, 13; Müslim, Sıyfun 213.

 

3- Enes ve Ubey İbnu Ka'b (r.a.) anlatıyorlar. Hz. Peygamber (s.a.v.) Ramazan'ın son on gününde itikafa girerlerdi. Fakat bir sene (seferde olduğu için) itikafa girmedi, müteakip yıl yirmi gün itikaf yaptı." (Hadisi Ebü Davud, Übeyy’den {Savm 77); Tirmizi de Enes’den {Savm 79)) rivayet etmiştir.

 

4- Hz. Aişe'nin anlattığına göre, "Hz. Peygamber mescitte itikafta olduğu sırada, kendisi de hayızlı iken, Rasulüllah'ın saçlarını taramıştır. Bu hizmeti yaparken kendisi odasından ayrılmamış; Rasülüllah başını ona uzatmıştır. Hz. Peygamber itikafta iken, (büyük veya küçük abdest bozmak gibi) zaruri bir ihtiyaç olmadıkça odaya girmezdi." (Buhari', Hayz 2, İtikaf2, 3, 4, 19, Libas 76; Müslim, Hayz 6-7; Tirmizi, Savm 80.) Ebu Davud'da şu ziyade var: Rasülüllah itikafta iken hastaya uğrar, oyalanmadan halini sorar geçerdi. Hz. Aişe buyurdu ki: "Aslında, mu'tekif için sünnet olanı, hasta ziyaretine gitmemesi, cenaze merasimine katılmaması, kadına temas etmemesi, kadının tenine tenini değdirmemesi, zaruri ihtiyaç dışında da itikaf yoktur." (Ebu Davud, Savm 80.)

 

5- Ali b. Hüseyin anlatıyor: Safiyye (r.a.) buyurdu ki: "Hz. Peygamber itikafta iken ziyaret maksadıyla geceleyin yanına uğradım. Bir müddet konuştuk. Sonra geri dönmek üzere kalktım. Uğurlamak üzere de o kalktı. Kapıya kadar gelmişti ki, Ensar'dan iki kişi oradan geçiyordu. Hz. Peygamber'i görünce hızlandılar. Rasüllüllah: "Ağır olun dedi, şu yanımdaki Huyey'in kızı Safiyye'dir." Onlar: "Suphanallah, dediler bu da ne demek ey Allah'ın Rasülü!" Hz. Peygamber: "Şeytan, insana, damarlardaki kan gibi nüfuz eder. Ben, onun kalplerinize bir kötülük atmasından korkarım" buyurdu." (Buhari', İ'tikaf 8, ll, 18, Farzu'l-Humus 4, Ahkafun 21; Müslim, Selam 23-25.)

 

6- İbn Ömer (r.a.) anlatıyor: "Babam Ömer (r.a.) cahiliye devrinde gece itikafa girmek üzere adakta bulunmuştu. Hatta Mescid-i Haram'da bir gün itikaf yapmayı adamıştı diye de rivayet edilir- Durumu Hz. Peygamber' den sordu. Rasülüllah (s.a.v.) "Nezrini yerine getir" buyurdu. "  (Buhari, İ'tikaf 5, 15, 16; Müslim, Eyman 27; Tirmizi, Nüzür 12, 12.)

 

7- Ebu Hüreyre (r.a.) anlatıyor: "Hz. Peygamber her Ramazanda on gün itikafa girerdi. Vefat ettiği yılda ise yirmi gün itikafa girdi." (Buhari, İ'tikaf 17; Ebu Davud, Savm 78.)

 

 

İtikafla İlgili Bazı Hususlar

 

İtikafa Girilecek Yerler

 

Hanefilere göre: İtikafa girilecek mescidin, cemaat mescidi olması şarttır. Cemaat mescidi, içinde beş vakit namaz kılınsın kılınmasın, imamı ve müezzini bulunan mescittir. Bu durum itikafa giren kişinin erkek olması halinde söz konusudur. İtikafa girecek olan kişi kadın ise, evin içinde namaz kılmak için hazırlanmış olduğu mescitte itikafa girer. Kadının cemaat mescidinde, itikafa girmesi tenzihen mekruhtur. Kadının mutad olarak namaz kıldığı kendi yeri dışında, başka bir yerde itikafa girmesi sahih olmaz. Bu yer kadın için, ister evinin içinde bir mescit olarak hazırlanmış olsun; isterse kadının namaz kılması için hazırlanmış olsun fark etmeyip aynı hükme tabidir. Kadınların kendi evlerinde namaz kılmaları, mescitlerde namaz kılmalarından daha faziletli olduğu gibi, evlerinde itikafları da her türlü fitne ve fesat düşüncesinden beri olacağı cihetle, mescitlerde itikafta bulunmalarından daha faziletlidir.

 

Şafiilere göre: İtikafa girecek kişi, mescidin sırf mescit olarak vakfedildiğini, yani bu mescidin hisseli olmadığını zannederse, bu mescitte kadın veya erkeklerin itikafa girmeleri sahih olur. Böyle bir mescit, cami olmasa, ya da halka açık olmasa da itikafa elverişli olur. İmam Şafii'ye göre, itikaf tazime layık bir yerde yapılabilir ki, o da mescitlerdir. Evlerde mescit edinilen yerler, bu tazime layık değildir.

 

Malikilere göre: İtikafa girilen mescidin halka açık olması ve içinde Cuma namazı kılınan bir mescit olması şarttır. İtikafa giren kadın bile olsa, ev içindeki mescitte itikafa girilmez. Bir velinin makamında da itikafa girilemez. Maliki mezhebin de meşhur olan görüş ise şudur; on gün itikaf etmek isteyen yahut bu kadar itikafta bulunmayı adayan bir kimse ancak cami olan (Cuma namazı kılınan) mescitlerde itikafta bulunabilir. Bir başka mescitte itikafta bulunduğu takdirde Cuma namazına çıkması gerekir ve itikafı batıl olur. Kadınların evlerinde itikafa girmeleri daha faziletlidir. Kadınlar da kendi evlerinde mescit edinilen veya mescit olarak ayıracakları bir odada, itikafta bulunurlar. Buraları onların hakkında birer mescit sayılır. Kadınların dışarıdaki mescitlerde, itikaf etmeleri caiz ise de, kerahetten (mekruh olmaktan) kurtulamaz.

 

Hanbelilere göre: Kadının da, erkeğin de her mescitte itikafa girmeleri sahihtir. Ancak, kendisine cemaatin vacib olacağı, bir farzın araya girmesi halinde, itikafa girmeye niyet edilmesi durumunda, cemaatin itikafa girenlerden teşekkül etmesiyle de olsa, cemaatle namaz kılınan bir mescitte itikafın yapılması gerekir. İtikafın en faziletlisi Mescid-i Haram'da, sonra Mescid-i Nebevi'de ve sonra da Mescid-i Aksa'da olandır. Diğer mescitlerdeki fazilet cemaatin çokluğuna göre değişir.

 

İtikafın Süresi

 

Ebu Hanife ve İmam Malik'e göre itikafın nafile olarak en azı bir gündür. Ebu Yusuf en az' süreyi, bir günün yarıdan çoğu olarak belirlerken İmam Muhammed itikaf için bir saati de yeterli bulur. İtikafın en az müddeti İmam Ebu Yusuf'a göre bir gündür. İmam Muhammed' e göre bir saattir. Bir saat, fıkıh alimlerine göre, zamanın belirsiz olanı veya en küçük zaman dilimi anlamındadır. Yoksa bir günün yirmi dört saatinden biri değildir. İtikafın en az müddeti Malikilerce tercih edilen görüşe göre bir gündüz ve bir gecedir. Şafiilere göre ise "Suphanallah" denilmesinden bir an kadar fazla olan bir zamandır. İtikaf için buluğ, erkeklik ve hürriyet şart değildir. Buna göre akıllı olan çocuğun, kadının, itikafları sahihtir. Kadının itikafı kocasının iznine bağlıdır. Bunlar itikaf nezretmiş olsalar bile, hüküm aynıdır. İzin bulunmayınca kadın, nezretmiş olduğu itikafı kocasından ayrıldıktan sonra, kaza eder. (İbni Abidin, Reddü'l-Muhtar, İstanbul 1984, n, 440 vd.; ez-Zebidi, VI, 323 vd.; Mehmed Zihni Ni'met-i İslam, İstanbul 1328, s. 98 vd.)

 

 

İtikafın Çeşitleri / Hükmü

 

İtikaf üçe ayrılır:

 

1- Vacip olan itikaf: Adak olan itikaf vaciptir. Bu, en az bir gün olur ve gündüz oruçla geçirilir. Hz. Ömer, Rasülüllah (s.a.s)'e, "Cahiliye devrinde Mescid-i Haram'da bir gece itikafta bulunmayı adamıştım; ne yapayım" diye sormuş Rasülüllah da, "Adağını yerine getir" buyurmuştur.  (Buhari, İ'tikaf, 16; Ahmed b. Hanbel II, 10.)

 

2- Sünnet olan itikaf: Ramazan'ın son on gününde itikafa girmek sünnettir. Hz. Aişe'nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber orucun farz kılınmasından ömrünün sonuna kadar Ramazan aylarının son on gününde itikafa girmiştir. (Ahmed b. Hanbel, II, 67, 129.) Bir yerleşim merkezinde bulunan Müslümanlardan birisi bu sünneti yerine getirirse, diğerleri üzerinden bu görev düşer. Bu duruma göre, her yerleşim birimi için itikaf sünnet-i kifaye hükmündedir. Bir kişinin bunu yapması o beldedeki diğer Müslümanları sorumluluktan kurtarır.

 

3- Müstehab (mendub) olan itikaf: Vacip ve sünnet olan itikafların dışında itikafa girmek müstehabtır. Bunun belirli bir vakti yoktur. Hatta mescide giren kimse çıkıncaya kadar itikafa niyet ederse orada kaldığı sürece itikafta sayılır. Bu itikafta oruç şart değildir.

 

İtikafın Şartları

1- Niyet; Niyetsiz itikaf olmaz. Nezredilen itikafta niyetin ayrıca dil ile ifade edilmesi gerekir.

 

2- Mescit: Erkeğin, itikafı cemaatle beş vakit namaz kılınan mescitte olmalıdır. İtikafın en faziletlisi Mescid-i Haram'da, sonra Mescid-i Nebevi'de ve sonra da Mescid-i Aksa'da olandır. Diğer mescitlerdeki fazilet cemaatin çokluğuna göre değişir. Bazı alimlerce; Mescid- i Nebevi, Kabe ve Mescid-i Aksa'da, bazılarınca cuma kılınan mescitlerde itikaf caiz addedilirken, Hanefiler beş vakit namazın kılındığı her yerde itikafın caiz olacağına hükmederler.

 

3- Oruç: Daha önce de belirttiğimiz gibi vacip olan itikaf için oruç şarttır. Sünnet itikaf Ramazan ayında olduğu için zaten oruçlu bulunma şartı vardır.

 

4- Temizlik: Kadınların hayız ve nifastan temiz olmaları gerekir. Cünüplük oruca mani olmadığı gibi, itikafı da bozmaz. İtikafa giren cami içinde iken ihtilam olursa, dışarı çıkarak gusül abdesti alır ve yeniden itikafa devam eder. İtikafta erginlik çağına gelmiş olmak şart değildir. Bu nedenle mümeyyiz bir çocuğun itikafı da geçerlidir. Kadının itikafa girebilmesi için kocasının iznini alması şarttır.  (Ahmed b. Hanbel, II, 67, 129.)

 

İtikafı Bozan Şeyler

 

1- Cinsi ilişkide bulunmak. Kur'an-ı Kerim' de; "Mescitlerde itikafa çekildiğinizde kadınlarınıza yaklaşmayın"(Bakara:187) buyurulur.

2- Herhangi bir ihtiyaç yokken mescitten dışarı çıkmak. İtikafa giren kimse mescitten ancak şer'i, zaruri ve tabii ihtiyaçları için çıkabilir. İtikafa giren kimsenin bulunduğu mescitte cuma namazı kılınmıyorsa, cuma namazını kılmak üzere başka bir mescide gitmesi, küçük ve büyük abdest bozmak için mescitten dışarı çıkması tabii bir ihtiyaçtır. İçerisinde bulunduğu mescitten zorla çıkarılması ya da şahsı ve eşyası hakkında korkusu sebebiyle başka bir mescide taşınmak için çıkması ise zaruri ihtiyaç sebebiyle çıkıştır. Bunların dışında mescitten çıkmak itikafı bozar. İtikafta olan kimsenin yemesi, içmesi, uyuması ve ihtiyacı olan şeyleri satın alması mescitte olur.

 

İtikafı Bozmayan Şeyler

 

1- Zaruri ihtiyaçları karşılamak itikafı bozmaz.

İtikat halinde olan bir kimsenin dini ve tabii ihtiyaçları için zaruri olarak mescitten dışarı çıkması, itikafı bozmaz. Mesela mu'tekifin Cuma namazını kılmak için mescitten çıkması, dini bir özür olduğundan, itikafa engel değildir. Şafii'lere göre, cuma namazı için başka bir camiye gidilmesi itikafı bozar. İtikaf bir hafta devam edecekse, cuma namazı kılınan bir mescitte itikafa girilmelidir. Abdest ihtiyaçlarını gidermek ve gusletmek için dışarı çıkmak da tabii bir özür olduğundan itikafa zarar vermez.

Yine, bulunduğu mescidin yıkılmaya yüz tutması veya oradan zorla çıkarılması da zaruri özür olduğundan itikafa zarar vermez.

Cuma namazını kılmak veya ihtiyacı gidermek için en yakın olan yere gidilir, arkasından mescide dönülür. Bir özürden dolayı mescitten çıkılınca, başka bir mescitte o itikaf tamamlanır. Şahsı ve eşyası hakkında korkusu sebebiyle başka bir mescide taşınmak için çıkması ise zaruri ihtiyaç sebebiyle çıkıştır.

2- Nafile itikafta özürsüz dışarı çıkmak itikafı bozmaz. Nafile olan itikaflarda, bir özür bulunsun veya bulunmasın, dışarı çıkılarak veya hastayı ziyaret etmekle itikaf bozulmaz. Başladıktan sonra bırakılan nafile bir itikafın, tercih edilen görüşe

göre, kazası gerekmez. İtikaf eden kimse için, zevcesi ile cinsel ilişki kurmak gerek gündüz ve gerek geceleyin olsun, haramdır. Kadınların hayız ve nifastan temiz olmaları gerekir. Cünüplük oruca mani olmadığı gibi, itikafı da bozmaz. İtikafa giren cami içinde iken ihtilam olursa, dışarı çıkarak gusül abdesti alır ve yeniden itikafa devam eder.

3- Mescit içinde yemek-içmek, abdest almak itikafı bozmaz. İtikaf halinde, olan kimse, muhtaç olduğu şeyleri mescitte bulundurmaksızın mescitte satın alabilir. Mescide zarar vermeyecek şeyleri mescide getirebilir. Mescit içinde yer-içer. Mescit içinde hazırlanmış uygun bir yer varsa orada abdest alıp gusledebilir. Böyle bir yer yoksa dışarıya çıkar ve en yakın yerde abdestini alır ve yıkanır, beklemeksizin hemen mescidine döner. Ezan okumak için minareye çıkmak itikafı bozmaz. İtikafta olan

kimse, ezan okumak için minareye çıkabilir. Minarenin kapısı mescidin dışında olsa bile zarar vermez. Bayılmak da ihtiyari bir fiil olmadığı için itikafı bozmaz.

 

 

İtikaf sırasında kötü ve çirkin söz söylememek, Ramazanın son on gününü ve cemaati kalabalık olan mescidi tercih etmek, itikaf günlerinde Kur' an, hadis, Allah'ı zikir ve ibadetle meşgul olmak ve temiz elbise giyip güzel kokular sürünmek itikafın adabından dır. Allah itikafa giren kardeşlerimizin itikaf ibadetlerini kabul etsin. Sevgi ve dua ile kalın.

1000
icon
Enes Laloğlu 15 Mart 2018 21:30

hocam ben 5/i sınıfından Enes laloğlu yazdıklarınız çok ihtiyacıma yaradı bilgi edindim teşekkürler

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat