Loading...

İnsancıl ilişkilerimiz

10 Şubat 2019 22:00
A
a
İnternet bir hafta olmasa, bir hafta sosyal mecralara giremeseniz. Akıllı tabir edilen cep telefonunuz elinizden alınsa. Hoş internet yoksa alınırsa alınsın der insan.
Bursa’nın önemli bir mağaza müdürü arkadaşım bir cep telefonu markasının 6’sı çıktığı zaman anlatmıştı. İki delikanlı mağazaya gelmişler. Son model cep telefonunu almak için, dışarıda sıra var tabii ki. Sıra bu gençlere gelmiş. Ödemeyi yapmışlar. Telefonu alıp mağazadan çıkışta yürüyüşleri değişmiş. Ayakları yere basmadan yürüyorlarmış adeta!
Toplum olarak çocuklar gibi olduk!
Oynadığımız oyuncağın kırılmadık yeri kalmamasına rağmen vazgeçemez olduk. Kazağımız, hırkamız, ayakkabımız, mobilyamız çürüse bile evin bir köşesinde, deposunda, bodrumunda saklar olduk.
Aracımız varsa kimseyle paylaşmaz olduk. Eskiden yolculuk yaparken çok yolda insanlar alınıp aynı güzergâhta birlikte yolculuk yapılırdı. Köye giderken tarlada çalışan yorgun köylüleri arabası olan, aynı köylüler aracına alır, köye birlikte girerdiler.
Sonra köylere uydulu televizyonlar girdi. Akşam birlikte demlenilen çay sohbetleri böylece bitti. Şehirde zaten yıllar önce bitmişti.
Köy dedik ya evlerinden de bahsedelim. Evler bahçeli ve birbirinden uzak bir yerleşimle yapılırdı. Herkes birbirini gözetler kollardı. Evinin dumanı çıkmıyorsa evde yok manasına gelirdi. Şayet evdeyse komşunun dumanı neden çıkmaz gider hali hatırını sorardı komşusu.
Bir proje ile köyler boşaldı. Üretim yok edildi. Şehirler asgari ücretliyle doldu taştı.
İnsanlar şehirlere göç ettirildi. Şehirde evler birbirine çok yakındı. Köylümüz ilk bakışta sevindi sanırım. Köyde evler birbirinden uzak iken sıkı komşuluklar vardı. Şehirde evlerin yakınlığı daha sıkı komşuluk olacağı imajını uyandırıyordu.
Bir süre sonra göç eden insanımız şehrin tüm gerçekleriyle karşı karşıya kalıyordu.
Ne kapısını çalan, ne yolda selam veren vardı şehirde.
Şehirde insanlar geçim derdinde en yakın komşusunu bile tanıyamayan, dip dibe oturduğu halde ne cenazesinden ne de düğününden bihaber hayat sürüyorlar.  Hatta dip dibe olduğundan öksürmesini bile duyuyorlarken.
Erkeği ve bayanıyla sabah erken saatlerde çocuklarını kreş servislerine bindirip koşa koşa kendi servisine yetişmeye çalışanlar olduk. Sonra bizler yaşlandığımızda üç beş yaşlarında kreşe gönderdiğimiz yavrularımız bizi huzurevlerine bırakır oldular.
Evler oldukça mesafeliyken sosyal hayata sahip idik, sanki diğer odada oturur gibi aynı binada bir sokak otururken sosyalleşmeyi internet ve el telefonlarıyla yapıyor olduk.
Kısacık mesafelerde bile özel araçlar ile ulaşmaya başladık. Toplu taşıma araçlarını kullananlar sürekli azaldı. Yürüyüp sağlıklı olma derdimiz de kalmadı.
Ne eskimizden uzaklaşan ne de son modellerden vazgeçen olamadık. Sürekli “komşum almış biz de alalım, eskiyi elimizden çıkarmayalım” ile ömür geçirir olduk. Haberlerde duyuyoruz. Evlerden kamyon kamyon çöp çıkıyor.
Daha vahimi insanlar evlerinde ölüyorlar günler geçiyor kokuşmaya başlayan ceset kokusuyla komşusunun ölümünü öğreniyor insanlar.
Evlerimiz bahçeli ve birbirinden uzak iken biz meğersem ne kadar insancıl yaşıyormuşuz.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat