Loading...

Kabullenmek

20 Haziran 2018 21:44
A
a
Ne zaman fırsatını bulursanız içinize biraz eğilip kulak verin. Bilincinizle bir çatışma halinde misiniz? İçsel ve dışsal arasında yoğun bir savaşınız mı var?
O anki dışsal koşullarınızı içsel olarak onaylamıyor musunuz?
(Nerede, kimlerle olduğunuzu veya neler yaptığınızı.)
Düşünce ve hisleriniz kabul etmiyor mu?
Dış dünyanızda engelleyemeyeceğiniz olaylara veya olmakta olanlara içsel başkaldırının ne kadar acı verici olduğunu hissedebiliyor musunuz?
Ama bunu fark ettiğinizde, şu an içinde olduğunuz bu son derece gereksiz çatışmalardan kurtulabileceğinizi de fark edersiniz…
Gerçekten fark ediyor musunuz?
İçsel savaş hallerinizi...
O anki içsel realitenizi dillendirmeye, kelimeler seçip cümlelere dökmeye kalktığınızda, düşünsenize?;
Bu durumda her gün ne sıklıkta; "burada olmak istemiyorum, bunu yapmak istemiyorum" tabanlı cümleler kurardınız?
Olmak istemediğiniz bir yerde olmak nasıl bir his?
Yapmak istemediğiniz işlerde çalışmak?
Sevmediğiniz insanlara sırf çıkarlarınız için gülümsemeye çalışmak nasıl bir his?
Sıkışık trafik, yapmacık insanlar, havaalanı, otobüs durakları, bekleme salonları, birlikte olmak zorunda olduğunuz insanlar…
Bazı yerlerden ayrılmanın iyi olduğu şüphesiz doğrudur elbette.
Bazen bu, sizin için de yapılması en uygun eylem olabilir.
Yine de biliyorsunuz ki, bir çok defa, bir çok yerlerden öylece kalkıp gitmek mümkün değildir.
Aksi mümkün olmayan bir durum içerisindeyken, "Burada olmak istemiyorum" iç çatışması hem oldukça faydasız, hem de işlevsellik açısından oldukça yersiz bir istek olacaktır. Bunu söylemek, hem sizi hem de diğerlerini mutsuz kılmaktan başka hiç bir işe yaramayacaktır.
Derler ki; "Nereye gidersen, tam da oradasın" başka bir deyişle; "Dünya üzerinde nerede olursanız olun, kendi içinizden kurtulabileceğiniz bir yer bulamazsınız. Hep burada olacaksınız…" Her zaman... Her zaman...
Bunu kabul etmek o kadar zor mu?
Her duyumunuzu ya da deneyiminizi gerçekten de zihinsel olarak etiketlemeli misiniz?
Hayatla gerçekten de tepkisel bir hoşlanma veya hoşlanmama şeklinde bir ilişkiye sahip olmalı mısınız?
İnsanlar ve olağan durumlarla (sizin hoşunuza gitmedi, gitmiyor diye) sürekli çatışma halinde olduğunuz bir ilişkiye...
…Veya o sadece derinlerinize yerleşmiş ve fark ettiğinizde kolaylıkla kurtulabileceğinizi bildiğiniz bir zihinsel alışkanlık mı?
Herhangi bir şey yaparak değil fakat bu anın olduğu gibi olmasına izin vererek!
Alışkanlık halinde, tepkisel şekilde ve her seferinde "hayır" demeye devam etmeniz,egonuzu güçlendirip sizi zavallı ve zayıf karakter haline getirmekten başka bir işe yaramıyor.
"Evet" ise teslimiyettir.
Mutlak varoluşunuzun mutlaka yaşayacağı son hal...
"Evet" dediğinizde, form kimliğiniz olan ego, teslimiyetinizde ve samimiyetinizde daha fazla barınamaz.
"Yapacak çok şeyim var!" diye bağıran egonuza; "Evet. Yaptıklarının kalitesi nedir?" diye sorabilirsiniz.
İşe gitmek, müşterilerle konuşmak, bilgisayarda çalışmak, insanlarla tartışmak, sosyal platformlarda övgü ve beğeni yağmuru beklemek... Fakat bunun için içten içe kibirlenmekten başka hiçbir şey yap(a)mamak...
Günlük yaşamınızı oluşturan bu sayısız şeyler ve onlarla ölümüne uğraşmanız, sizi tam bir insan yapıyor mu? Yaptığınız iş ya da uğraşların hangisinde tam ve bütün hissediyorsunuz?
Yapmak eyleminiz teslimiyette mi değil mi?
Soruları cevapladınız mı?
Yaşamdaki başarınızı bu belirler...
Öncelikle kendinize,
Ne kadar samimisiniz?
Ne kadar çaba gösterdiğiniz
Ne kadar efor harcadığınız değil!
Bunlar sadece, gerilim ve stres anlamına gelir.
Samimiyet ve teslimiyet bu demek değildir!
Gelecekteki belirli bir noktaya ulaşmak veya belirli bir sonuç için çalışmak, çabalamak, içinizde ufacık da olsa şu unsuru algılatabiliyor mu;
Yaptığınız şeyi yapmak istemediğinizi…
 
Bu, hayatın reddedilişidir.
...Ve bundan gerçek bir başarının çıkması söz konusu bile olamaz. İmkansızdır....
 
Eğer içinizde bunu hissediyorsanız, yine de bu hissi bırakıp yaptığınız ne varsa tam ve bütün olabilir misiniz? 
 
"Bir anda sadece bir şey yapmak, yaptığınızda tam olmanızdır..."
 
Tüm dikkati vermek...
Bu teslimiyet içeren bir eylemdir.
Güçlendirilmiş eylem…
Olmakta olan her ne ise, onu kabullenişiniz, sizi çok daha derin bir sevgiye götürür.
İçsel durumunuz ve benlik bilincinizin; zihnin iyi veya kötü şeklinde yargılamalarına bağlı olmadığı o yere....
Yaşamın oluşuna "evet" dediğinizde, bu anı olduğu gibi kabullendiğinizde, içinizde derin, huzurlu ve keyifli bir benlik hissedersiniz...
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat