Loading...

KARAYOLLARININ CESUR YÜREKLERİ..!

11 Eylül 2019 21:43
A
a
Avrupa’nın birçok ülkesinde: insanlar işlerine/okullarına bisikletle gitmenin keyfini yaşayabiliyorlar. Hem de kimseden çekinmeden ve trafik kazası riski taşımadan… Amaçları: işe giderken spor yapmak, otomobil kullanarak akaryakıt bağımlılığı yaratmamak ve doğacak eksoz gazları ile kentte çevre kirliliğine neden olmamak…
Biliniyor ki; küresel ısınmaya karşı alınabilecek önlemlerin en önemlilerinden biri: bisiklet alışkanlığının yaygınlaştırılması…Pahalı karayolu yatırımlarını önlemek, kent içi trafiği azaltmak, hava kirliğini asgari sınırlara indirmek ve enerji kaynağı tasarruf etmek için bisiklet en gözde önlem aslında…Bir de sağlık için spor yapmak…
Ama bizde bu çok zor…Köşe başındaki ekmek fırınına bile arabayla gitmeyi alışkanlık haline getiren bizler için oldukça garip bir tutum değil mi bisiklet kullanmak..?
Bursa’nın en gözde yeşil alanı Kültürpark’ta gideceği restoran kapısına kadar arabası ile giden,  üstüne üstlük aracını yemyeşil çimlerin üzerine park etmeye çekinmeyen bir çok insan tanıyorum ben…
Ama bisiklete binmek; gelişmiş ülke insanları için çok özel bir duygu…AB ülkelerinin bir çoğunda; bir Vali’yi, bir Belediye Başkanı’nı veya bir bürokratı bisikleti ile işe giderken görmek mümkün…Hatta korumasız-kollamasız bisikletle parlamentoya giden Başbakan bile var bu dünyada…Ne onlarca korumaları var, ne de önlerinde kendilerine trafikte yol açmak için siren çalarak son sürat giden eskortları…
Bazı AB ülkelerinde; bisiklet ile işe-gidip gelenlere, yerel yönetimler tarafından çevreyi koruduğu için yılda 50 euro teşvik primi bile veriliyor. Belçika’da okuluna bisikletle giden öğrencilere kilometre başına küçük ödemeler yapılıyor. Bisiklete binmek, adeta yerleşik bir kültürdür Avrupa’da…



                        BİSİKLET KULLANMAK ATEŞTEN GÖMLEK Mİ..?
Ve Türkiye…Bizde de bisiklet kullanarak okuluna-işine gitmek ve doğayı kirletmemek isteyen insanlar var mutlaka…Ama bunu gerçekleştirmek, bu ülkede öyle zor ki…
Öncelikle kentlerin bisiklet yolları yok denecek kadar az…Bursa’da bir tek Nilüfer Belediyesi bu işe gönül koymuş durumda…Konya ve İstanbul’da bazı yolların kenarı, bisiklet yolu olarak kullanılıyor.
Ama güvenlik; sıfır ne yazık ki ülkemizde bisiklet kullanıcıları için…
Önceki gün İnegöl Mahmudiye Mahallesi’ndeki işine bisikletle gitmek isteyen bir mobilya işçisi bir TIR’ın altında kaldı. Daha önce de Özlüce Mahallesi’ndeki özel bir bankanın şube müdürü, arkadaşları ile gurup halinde seyahat ederken  Mudanya yolunda bir aracın çarpması nedeniyle hayatından olmuştu.
Çünkü otomobil, minibüs, otobüs ve kamyon şoförleri; bisikletlilere hayat hakkı tanımak istemiyor. Bisikletin de trafikte kullanılabilecek bir taşıt aracı olduğundan bihaber olan saygısız araç sürücüleri, ne yazık ki karayollarımızda bisiklet sürücülerinin baş belası olmaya devam ediyorlar.
Özellikle hafta sonlarında kentimizin Nilüfer ilçesinde ve Mudanya yolunda guruplar halinde seyahat eden bisiklet sürücüleri görüyorum. Gurur duyuyorum kendileri ile…Yanlarından aracımla geçerken; mutlaka klaksonla veya ışıkla destek veriyorum onlara…Bu ülkenin/bu kentin; karayollarındaki cesur yürekleri oldukları için…
Başında kaskları, özel bisikletçi giysileri ve gözlükleri ile onlar benim için birer Donkişot gibiler…Yollardaki onlarca riske rağmen dik yokuşlara karşın pedal çeviriyorlar. Yokuş aşağı inerken de hiç çekinmiyorlar. Adeta ateşten gömlekler giyerek karayollarımıza çıkan bu sporcu insanları, içtenlikle kutluyorum yüreklerinin götürdükleri yere gittikleri için…
Yaşadıkları her türlü riske rağmen..!
ÖZLÜ SÖZLER: Hiç kimse; duymak istemeyen kadar sağır olamaz.(M.HENRY)
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------                                                             BİSİKLET YOLU  YAPMAK, BELEDİYENİN GÖREVİ DEĞİL Mİ..?                     
2007 Yılında bir iş seyahati nedeniyle gittiğim Almanya’da; ilginç bir kampanyaya şahit olmuştum. Son bir yılda kentin bisiklet yolu kilometresini 678’den 708’e çıkaran Münih Belediyesi,13 Haziran-10 Temmuz tarihleri arasında “İşe bisikletle git” kampanyası başlatmış ve “kent halkının sağlıklı olması için”, sabahları işe bisikletle gitmeyi önermişti. Bu kampanyaya canı-gönülden katılan binlerce Münihli de evlerinden-işlerine bisikletlerle gitmiş, işyerleri uzak olanlar ise metro istasyonlarına kadar bisikletleri ile giderek araçlarını buraya park etmiş ve daha sonra işlerine metro ile ulaşmıştı.
Kampanyaya katılımın 100 bin kişiye ulaştığını daha sonra gazete haberlerinden öğrendim. Özel yaşamlarında sahip oldukları dünyanın en lüks araçlarına rağmen, işlerine bisikletle giden bir Münihli ile tanışmış ve yaptığı işin nedenini sorduğumda: “Dünyayı çocuklarımıza sağlıklı ve temiz teslim etmek istiyorum” demişti.
                                   BELEDİYELERİN GÖREVİ
Münih Belediyesi  2006 yılında; sağlıklı bir kent olmak için  kentteki bisiklet yollarını 708 kilometreye çıkarmıştı. Peki Bursa’da kaç kilometre bisiklet yolu olduğunu biliyor musunuz  ?
Yaşadığımız kentte: birçok kişi işine otomobili ile gitmeyi tercih ediyor. Ama evlerinden metro istasyonlarına kadar bisikleti ile gidip, daha sonra metroya binecek insanlar için Bursaray metro duraklarında üstü hava şartlarına karşı korumalı birer bisiklet parkının bile olmadığını notlarıma eklemek zorundayım.
Bisiklet yolu konusunda daha etkin görünen Nilüfer Belediyesi’nin şu anda yaptığı bisiklet yolu kilometresi 100 km’yi aştı. Bu konudaki girişimleri Bursa Büyükşehir Belediyesi ve diğer merkez belediyelerden de bekliyoruz.
Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’ne uzun yıllar Başkanlık yapan bir belediyenin, kent halkının sağlığı  için kilometrelerce bisiklet yolu yapması gerekiyor bence…Diğer belediyelere de örnek olması için…Bursa’ya yakıştığı gibi…
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ

 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat