Loading...

Kayhan çocuğu…

7 Temmuz 2019 18:44
A
a
Memleket sorulduğunda “Bursalıyım” diyoruz…
Yok canım, “nereden geldiniz”i bastırıyorlar…
Meraklı Melahatlar İstanbul’da da sürüyle. Aynı gereksiz sorular ve matrak  karşılıklar İstanbul’da da tekrarlanıyor. Tabii orada İstanbullu oluyoruz. Gidişat o ki, Türkiye’de, Türkiyeli kalmayacak…
Sanki herkesin dışarıdan bir yerlere bağlanması gerekli ve de şartmış gibi…
Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
33’ten bu yana kırklı yıllarım, Kayhan’da geçmiştir. Bir anlamda Kayhan çocuğuyum…
Kayhan’daki berber dükkanını kapatan babamı alıp götürmüşler, Atatürk’ün Muhafız alayına. Filinta gibi asker yapmışlar. Tetikçi ünvanıyla meşhur İsmail Hakkı Tekçe, Muhafız alay komutanı, albay. Babamı gözüne kestirmiş. Özel berberi olarak yanına alıyor… Teskeresini alıp yuvaya döndüğünde beş yaşındaymışım…
Dükkan yok, ekmek nereden gelecek?..
Bunun hesabını yaparken kalkıp Kirmastı’ya göçmüşüz. Babam belediye elektrik idaresinde fen memuru ben de altı yaşında bir çocuk, ilk mektep birinci sınıfa. Ders yılı biterken Kirmastı deresi kudurur. Kasabayı silip süpürmesinin ardından Kayhan’a geri dönüş…
Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Kayhan Camii’nin hemen karşısında halen günümüzde de varlığını sürdüren bir fırın vardır. Fırının da yanında sokağımsı kör bir girinti, ardında beş gözlü bir çarşı helası. Camiye erkekler gelir, çarşıda erkekler çalışır ve tabii hela da, erkekler helasıdır…
Hela, kabinelerinin haricinde bir de doğrudan duvara fışkırtmalı erkekler helası. Burada erkekler açık alanda sohbetleşerek ortaklaşa ayakta işerler…
Oysa, eşekler gibi ayakta işemekten dinen men edilmiştir, erkekler…                                                          
1940’da öyle idi. 2040’ta da aynen öyle kalacaktı, amma iktisadi ömrü vefa eylememiş..
Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Efendim. Bendeniz devletçiyim. Aslında müslümana da devletçilik yakışır ama bir şartla, Eğer devletin kendisi devletçi olursa. Maalesef olmuyor. Bilfarz, Türkiye devletçi olsaydı, Kayhan helası da devletin olurdu. Zamanında devletçi imiş. Sonraları başaramadığı kapitalizme kayınca, hela da sahipsiz kalmış. Yani, bir anlamda öksüz ve yetim, kimsesiz…
Kapitalizmde emanete hiyanetlik, ahlaki, iktisadi ve hukuki yönlerden temel geçer akça sayılınca, Kayhan helası da, yağma hasanın böreğine dönmüş…
Yiyen, içen ve içine eden uçkurunu toplayarak çekip gitmeye başlamış…
Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Kayhan helası  aynı zamanda Kayhan Camii’nin de helası. Namaz için bahçedeki şadırvana gelenler usuldendir helaya uğramadan edemezler. Eskinin Müslüman Türkiyesi’nde de usul böyle idi. Şadırvandan evvel gerekiyorsa helayı ziyaret. O devirlerin devlet anlayışına  göre umumun kolektif helalarında ayakta işeme yapılmazdı…
Zaman geçti, Türkiye yenileştirildi. Devlet de vatandaşlarının eşekleşmesini düşünmez, kanunen de düşünemez olunca, helaları da modernleşti…
Tabii, cami helalarında çiş edenler de hep birlikte konuşa konuşa ayakta işeme kulvarında yer almaya başladılar…
Kitabi dile göre eşeğe benzediler. “Kitap yüklenmiş eşeklik” sıfatlaması  Kur’an’ı Kerim’den geliyor, hatırlatalım…
Kim ki o caminin imamı veya kasabanın müftüsüdür, helalarında da eskiye hasret gider, vatana ihanet suçundan içeri alınır…
Şimdi duyduğumuza göre Kayhan çarşı helası,  vergi borcundan ötürü kapatılmak üzere konkordato ilan etmiş. Vergi maliyesi ise alacağında ısrarını sürdürünce, iyilikseverin birisi helanın iflasına karar almış mı, aldırmış mı ne!..
Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Kayhan çarşısında bir  muhallebici  Deli Hasan  vardı. Ne hoş adamdı o be yahu…
Ne zaman dükkanının önünden geçsem, hep işitirdim içerideki borulu gramofondan Aşık Veysel’in sesinden “Benim sadık dostum  kara toprak”ı...
Bayram merasimlerinde de resmi geçidin son baklası ona verilirdi…
Bir hamal, hamalın sırtında bir küfe.  Küfenin de içinde ayakta dikilen  Deli Hasan, Hasan’ın her iki elinde de birer deve çanı…
Deli Hasan, bayram sevinciyle şehir bürokrasisini ve protokolünü selamlarken heykeli arkasına alarak geçer ve böylece bayram merasimi de, son bulurdu…
Şimdi insanlar arasındaki sevgi ve saygı bağı çözüldü. Bayramların da tadı tuzu ve güzelliği kalmadı…
Kimsenin ne içtiğinden haberi var ne de sıçtığından…
Gerçek budur. Kimse bizi üslubumuzdan ötürü ayıplamasın…
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ

 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat