Loading...

Kelle paça üzerine yaşanmış hikayeler…

15 Temmuz 2018 21:06
A
a
Vaktin birinde, yirmi yılı aşkın olsa gerek, Bursa’daki bir mahalli ekran bizleri ismini ve yerini unuttuğumuz bir çorbacının peşine düşürmüştü…
Malumdur, ekranlar büyüklere çalışır. Meşrubatçılarla, beyaz eşyacıların ve dahi iletişim hizmeti sunanlarla kozmetikçilerin işgal ettiği ilan tahtasında küçük esnafa hoş geldin çeken olmaz. Bu bir prestij meselesidir. Bursa’dan koca dünyaya açılmış bir holding ekranında küçümencik bir esnaf lokantasının adı, itibar meselesi olacağından, haliyle zikredilemezdi…
Sonunda lokantacılar da televizyonların kendilerine uyguladıkları ambargoyu delme çaresini buldular. Müstakil bir haber programı içerisinde, çakma gurmelerin “Lezzet  Durakları”…
Xxxxxxxxx
Gurme taklidi yapmaya çabalayan bir muhabir çeşitli aşhaneleri dolaşıyor. işletmecilerin kısa bilgilerini alıyor, yalap şalap nelerin pişirilip servis edildiğini kamerasına yükleyerek seyircilerine aktarıyor. Aynı programın içinde çorbacılarla baklavacılar, Kayhan Çarşısı’nın meşhur pideli köfteleri, falan filan…
Adana ve Urfa kebap ustalarının evli mi bekar mı oluşlarına kadar adresleri de dahil özel halleriyle ilgili malumatla  bilgilendirilen tüketiciler, ihtiyaç duydukça ara sıra buralarda duraklayacaklar…
Bir nevi örtülü ilanla müşteri çekme, pazarlama tekniği…
Sık aralıklarla yayına konulan bu programlarda hiç adı geçmeyen bir çorbacı, günün birinde Yıldırım’da gözümüze çarpıverdi. Çarpmayı kuvvetlendiren faktör, aşhanenin “çorbacı” olmayıp “paçacı” oluşuydu…
 “Paçacı Hüsnü”…
Paşa kızıyla birlikte selle müsellam daldık içeriye…
 “Selamün aleyküm üstad. Hayallerimizde canlandırdığımız bir çorbacıyı fellik fellik arıyoruz. Ola ki buradadır. Birer çorba bizlere. Yalnız,  dışarıda yemek yemediğimizden, evvela görmek isteriz bulaşıkhanenizle mutfağınızı. Müsade eder misiniz?”
Adamcağız hayret edercesine mütebessim çehresiyle bir “hay hay” çekerek aldı bizleri iç bölüme…
Abovvv. Bizim kendi evimizin mutfağında ne böylesine bir temizlik, ne de derli toplu toplu bir intizam!…
Xxxxxxxx
Karı koca olarak paşa kızıyla birlikte hiç bozmadığımız prensibimiz burada bozguna uğradı. Dışarıda yemezdik. Çünkü, ne yediğinizden haberiniz vardır ne de helalliği ve  temizliğinden…
Paçacı Hüsnü, ölümüne sadakatla sarıldığımız bu prensibimizi bozdurdu. Eskiden “kelle paçası” için sık aralıklarla uğrardım Hüsnü Bey'e. Kendimi İstanbul’a naklettiğimden, üç beş senedir hasretini çektiğim  paça mahrumiyetini, kaderime bağladım… 
Xxxxxxxxx
En sağlıklı yemek, esnaf lokantalarında yenilirmiş. Esnafın yeri belli ve de sabittir. Çevredeki esnafın acıktığında gidebileceği aşhanenin de,  güvenilirliği itibarıyla istikrarlı, namuslu ve yeri belli olmalı…
Paçacı Hüsnü’nün yerini belledikten sonra, madem ki prensibimiz de bozuldu, bu durumda güvenilebilir birkaç aşhanenin daha yerlerini belirlemek istedik…
Öyle ya insanlık hali. Sokağa çıktığında yanındaki dostlarınla birlikte acıkıvermişsiniz yorgunluktan. Ne yapacaksınız?…
Onu da bulduk…
Kapalıçarşı’nın, Bakırcılar bölümünde,  Çiğköfteci Akaylar…
40’lı yılların Bursası’nda Kayhan bölgesi esnafı gibi bizler de ailecek, bunların babalarının lezzetine doyum olmaz, kıymalı pide ve böreğinin tutkunu olmuştuk…
Yalnız dikkatli olmanız gerekecektir.  Çiğbörekte çatal kaşık kullanılmaz, elle yenir. Ismarladığınız iki üç parça böreğinizi sünnetlediğinizde, aman haa, doyamadığınız bu lezzet, size, parmaklarınızı da götürtmesin…
Ufacık bir mekan ve çevre ise,  bal dök yala…
Afiyet-i bal olsun…
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ

 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat