Loading...

Köyde bir cuma namazı…

7 Nisan 2019 21:24
A
a
Üç günlüğüne Bursa’ya gelmiştim. İlk uğrağım Paçacı Hüsnü oldu. Bursa’da üç kutsal yer bilirim, güvenle iki üç lokma yenilebilecek yer olarak. Birisi Yıldırım’daki Paçacı Hüsnü. Diğerleri, Bakırcılar Çarşısı’ndaki Akay Çiğbörekçisi ve  lahmacun, lakin Ekmekçiler’in mekanında olacak, Gürsu’da…
Her neyse. Cuma günü  hazırlanıp Hamamlıkızık’a gidelim istedik. Köylerin halleri şehirlere benzemiyor. Şehir hayatında cumalarla salı günleri aralarında hemen hemen hiç farklılık yok gibi. İbadete gidenler gibi, çarşı pazar dolanarak kendilerini alışverişe kaptıranlar, sanırsınız yarış halindeler…
Müezzin şerefeden inmeden evvel mescide yetiştik. İçerisi dolmuş, girişteki bölümlerin birinde tekbirimizi aldık. İç ezan okunurken yanımdaki kırk yaşlarındaki modern kıyafetli ve biraz da heybetli Hamamkızıklı vatandaş, oturduğu yerde cebindeki telefonunu çıkarıp bir takım hesaplarla uğraşmaya koyuldu…
Kim bilir dışarıdayken belki pek zaman bulamıyor olabilirdi. Hazır burada dinlenirken şu hesap kitap işini de halledivereyim demiş olması mümkündür…
Hocaefendi minbere çıkıp gereken rutin duaların ardından hutbesini okumaya başladı. Evet, elindeki yazılı metinden okumaya. Ana babaya saygı, büyüklere hürmet, namaz niyaz ve genel anlamıyla israftan kaçınmak…
Bir ara gözüm ilişiverdi. Elhamdülllah göz sağlığı bakımından görme alanım oldukça geniş açılıdır. Yüce Mevlama ne kadar şükretsem azdır. Ola ki beslenme düzenim efendimizin tavsiyelerini kendime şiar edinmişliğimdendir...
Her neyse, gördüm ki, dizi dizimde yanımdaki arkadaş, hani şu biraz evvel cep telefonuyla hesap kitap araştıran Hamamlıkızıklı Müslüman kişi ;
İmam hutbesini okurken de cep telefonu elinde, hesabının peşinde!..
“Hop” desek, olmayacak, olmayacağı için olmayacak. Gafilin adına üzüldüm. Yaşı kırkları bulmuş bir kişi, hem de köylü ve de Müslüman;
Bu ne cehalet!...
Olur mu olmaz mı demeden elimi telefonuna doğru uzatarak avucumla üzerini kapatıverdim…
Kızıp kızmadığını, utanıp utanmadığını bilmiyorum…
Yalnız adım gibi bilerek inandığım bir gerçek var. Köylerde olduğu gibi şehirlerin de bir çok camilerde olmasa da mescitlerinde ellerindeki yazılı metinlerden hutbe okuyan pek hocalarımız mevcut…
Cuma hutbelerinden amaç, Müslümanları çok yönlü çevre şartlarından haberdar etmenin yanında, namaz niyaz adabı hususunda da bilgilendirmek değil midir?..
Müslümanlar, maalesef köy ve şehir ayırmaksızın CUMA NAMAZINA geldiklerinde, ayakkabılarını çıkarıp kapının girişinde bırakıveriyorlar. Bir de bakıyorsunuz ki, giriş alanının iç kısmındaki ana mekanı muhabbet alanına çeviren kişilerin ayakkabılarıyla silme kapatılmış.
Nereden İçeriye gireceksin…
Enlemesine girişi yedi sekiz sıra ayakkabılarla kaplanmış zeminden içeriye nasıl gireceksin?              
Ya namazdan vazgeçerek geri döneceksin ya da kirli pisli ayakkabıların üzerlerine basa basa kirlenen çoraplarınla içeri dalıp secde mahallini kirleteceksin…
Hamamlıkızık Köyü ismini bir zamanlar işler halde olan hamamından alıyor. Komşu köy olan Cumalıkızık’ta da bir benzeri vardı. Elli altmış yıl evveline kadar varlığını ve hizmetini sürdüren bu hamamlar, köylünün köylü sigarasından Bafra’ya atladıktan sonra şehir konforuna kavuştular ve hamamlarının kapıları da kapandı…
Şimdi Hamamlıkızık Hamamı belediye tarafından yeniden düzenlenerek kültür salonuna dönüştürüldü. Ama kapıları yine kapalı…
Süs olarak duruyor…                        
Anlaşılan bu iki hamamlı köyden başlamak üzerine müftü efendiler, her hafta bir köyde, köy erkeklerine ibadet ve ibadet adabı hakkında sorulu cevaplı olmak üzere ayrıntılı dersler verecek…
Verecek değil,  VERMELİ…   
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ

 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat