Loading...

Magosa fatihi Osman Fazıl Polat Paşa

9 Ağustos 2019 21:55
A
a
Emekli Korgeneral Osman Fazıl Polat, ölümünün 26. yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesindeki mezarı başında anıldı. Şarkışla Kaymakamı İsmail Çataklı, Garnizon Komutanı Hv. Kont. Yarbay Orhun Karakaya, Belediye Başkanı H. Ömer Coşar, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Hüsrev Aslan ve kamu kurum çalışanları ile yakınları, Polat'ı ölümünün 26. yılında Yıldırım Mahallesi Mezarlığı’ndaki kabristanında andılar. Bu sene itibarıyla 2019-1980= 39. senesidir.
Kaymakam Çataklı, ''Magosa Fatihi'' olarak bilinen Osman Fazıl Polat'ın, ''kalbi memleket meşalesiyle yanan milli bir kahraman olduğunu'' kaydetti. Çataklı ve beraberindekiler saygı duruşunda bulunduktan sonra Polat'ın mezarına karanfil bıraktı. Şarkışla'da 1921 yılında doğan Osman Fazıl Polat, 1973-1975 yıllarında 28. Tümen Komutanlığı görevinde bulundu. Kıbrıs Barış Harekatına katılan ve bu görevde iken Korgeneral rütbesine terfi eden Polat, 1979'da emekli oldu. Polat, 31 Mayıs 1980 tarihinde hayatını kaybetti. Bu hizmet-i vataniyesi haylice başarılarla dolu zatın geride bıraktığı ğlu ABD'de uzun zaman ikamet edip, orada en uzun müddet kalan gazeteciler arasında hatta başta gelenlerinden olup, aşağıdaki yazı internet ortamından alınmak suretiyle Osman Fazıl Polat Paşa merhumun biyografisine daha da anlamlar yükleyen bilgileri havi olması kitabımızın sayfalarını süslemektedir.
 
YILMAZ POLAT'LA SON KITABI ÜZERINE...
02/04/2004, 18:18
En uzun süre Amerika'da görev yapan Türk gazetecisi unvanlı Yılmaz Polat'ın eşi Hülya Hanım Washington'da sevgili Hakkı Öcal'ın iş arkadaşı kendisi de yakın arkadaşı ayrıca Kıbrıs Fatihi unvanlı Osman Fazıl Polat Paşa'nın da oğlu ve benim de yakın arkadaşım sevdiğim bir büyüğüm. Son kitabını imzalı olarak Washington’dan bana göndermiş bir solukta okudum ve sizlerle paylaşmak istedim ama önce basında çıkmış bir röportajını eklemek istiyorum aşağıya...
 
Dördüncü Kuvvet Medya
Gazeteci Yılmaz Polat Amerika'da en uzun görev yapan Türk gazetecisi ve Kıbrıs Barış Harekatı’nın efsane komutanlarından Fazıl Polat'ın oğlu... 1970 yılında TRT yurt dışı yayınlar dairesinde gazeteciliğe başlayan Polat, 1980'de Washington’a gazeteci olarak gitti. Bu dönemde Washington Entrikaları, Washington Ankara Hattı, Alo Washington isimli kitapları yayınlayan Polat'ın yeni bir kitabı çıktı: Amerikan Kargaları. Polat son kitabında gazetecilerin başrolde olduğu uluslararası krizlere değiniyor...
Washington Haber Forum, Yılmaz Polat'la son kitabı ve Amerikan medyasının Türkiye'ye bakışıyla ilgili bir söyleşi yaptı. Size bu söyleşiyi sunuyoruz...
Washington Haber: Kitabınızı 1970 Kıbrıs Barış Harekatı sırasında 28. Tümen komutanı olan ve emir dinlemeyerek Maraş bölgesini alan rahmetli babanız Osman Fazıl Polat'a atfediyorsunuz. Kıbrıs konusu şu an gündemde olduğuna göre babanız sizce Maraş bölgesini niçin emir dinlemeden aldı?
Yılmaz Polat: Benim ayrıca Ateş Altında Kıbrıs diye tamamen harp günlüklerinden (ceridelerinden) belgeli Kıbrıs Barış Harekatının askeri yönünü anlatan bir kitabım daha var. Maraş o dönem itibari ile hareketin sınırları içinde değildi. Babam o bölgeyi turistik bölge için değil, Magosa'nın Türk kesiminin güvenliğini sağlamak için aldı. Yani Kenan Evren'in dediği gibi ileride vermek için değil.
Washington Haber: Son günlerde Kıbrıs sorunu gündemi işgal etmektedir, sizce Amerika’dan ve özellikle Washington'dan Kıbrıs görüşmeleri Annan planı çerçevesinde nasıl gözüküyor?
Yılmaz Polat: Geçmişte Kıbrıs ile ilgili planlar sunan Birleşmiş Milletler genel sekreterlerinin kişiliklerini ele aldığımız zaman bu planları kimin yaptığını daha iyi görebiliriz. Örneğin, Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreteri Perez De Cuellar bir eşcinseldi. Birleşmiş Milletler görevinden ayrıldıktan sonra Kıbrıs ile ilgili bir kitap da yazdı. Ve bu kitapta Denktaş'ı küvette rakı içmeyi seven bir lider olarak tanımladı. Bunun kendisine yanlış olduğu söylendiğinde öyle mi yazmışım diye Kıbrıs konusuna ne kadar ilgisiz olduğunu göstermiş oldu. Diğer bir genel sekreter olan Butros Gali eski Rum yönetimi başkanı Vasilliou'nun, genel sekreter olmadan önce Mısır’daki şirketinin başındaydı. Bu garip ilişkiler ağı içinde bu insanların tarafsız ve hakça bir plan üretmesi mümkün değil. Washington'dan Kıbrıs politikasına bakınca Amerikan yönetimleri için Kıbrıs bir amaç mı yoksa araç mıdır sorusunun yanıtının bulunması gerekir.
Washington Haber: Washington'un Kıbrıs politikalarını amaç mı yoksa araç mı olarak gördüğünü sordunuz bunu biraz daha açar mısınız?
Yılmaz Polat: Amerika'nın Avrupa Birliği ile ilişkileri dikkate alındığında birleşmiş bir Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ne üyeliği Amerika için avantaj mıdır yoksa dezavantaj mıdır?
Washington Haber: Kitabınızda Türkler, Türk geçinenler bir de Türklerden geçinenler şeklinde bir tanımlama yapmışsınız. Bu tanımın içine hangi grupların girdiğini anlatabilir misiniz? Başka bir deyişle kim Amerikan şahini, kim karga?
Yılmaz Polat: Kim karga kim şahin diye bir ayırım yapmadım. Olaylar var, kahramanları var, kimin şahin kimin karga olduğunu okuyucuya bıraktım. Ama 23 yıldır, Washington'da birçok insan tanıdım. Gerçekten Türkiye'yi seven, Türk dostu birçok Amerikalı tanıdım. Bunun yanı sıra Türk düşmanlığı yapmasa sıradan bir kişi bile olmayacak Amerikalılar gördüm. Ama en acısı bunlara alet olan Rum ve Ermeni lobisinin direkt veya dolaylı piyonu olmuş Türkler tanıdım. En acı olanı da bu olsa gerek.
Washington Haber: Peki bu konuda isimlerden bahsedebilir misiniz?
Yılmaz Polat: Bence kitabın en beğendiğim bölümü Atatürk ile röportaj yapan Clarance Straight isimli Amerikalı gazeteci ile yaptığım röportajdır. Ben bir Amerikalı gazetecinin Atatürk ile ilgili bu kadar güzel düşünce ve tanımlamasını, kendi basınımızda bile az rastladığımız için çok etkilendim. Biz Türkiye ve Atatürk ile ilgili bu güzellikleri de ortaya çıkarmak ve bunları da duyurmak zorundayız. Yani Amerika'da herkes Türkiye aleyhtarı değil.
Washington Haber: Peki Türk isim de verecek misiniz?
Yılmaz Polat: 23 yılda birçok Türk siyasetçi, gazeteci ve işadamı çeşitli vesileler ile Amerika’ya geldi. İzlediklerimi kitapta aktardım.
Washington Haber: Sizin geldiğiniz 1980'den bu yana Amerika’da altı dönem başkan değişti, sizce en etkili Türk devlet başkanı hangisiydi?
Yılmaz Polat: Özallı yıllar Türk Amerikan ilişkilerinde çok önemli dönemdir. Demirel dönemi daha farklıydı. Çiller dönemi ise daha değişik bir boyutta gelişti. Ecevit ve Derviş iktidarı ayrı bir inceleme konusu. Burada beni en çok etkileyen her Türk liderin kendisini Amerika’nın kendilerine çok önem verdiği şeklinde Türkiye'ye satmaları olmuştur. Halbuki her lider Amerikan dış politikasında liderlerin dışarıdaki gücü Amerika'daki itibarları arkadaşlık esasına değil, o liderin ülkedeki gücü ile doğru orantılıdır. Yani lider kendi ülkesinde güçlü ise Amerika'da da güçlüdür. Kendi ülkesinde kan kaybeden bir lider Amerika tarafından da kolaylıkla terk edilir. Örnek olarak da İran Şahı ve Filipinler’den Marcos örnek gösterilebilir. Demirel başbakan olarak ilk Beyaz Saray’ı ziyaret ettiğinde Başkan Bush'un Demirel’e Özal ile ilişkilerimiz iyiydi, ama şu anda Türkiye'nin başbakanı sizsiniz bundan sonra da muhatabım sizsiniz dediğini hatırlıyorum.
Washington Haber: Bildiğiniz üzere Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu ay sonu Amerika'ya Başkan Bush ile buluşmak için geliyor. Bu ziyaretin bir politik analizini Türk Amerikan ilişkileri açısından yapabilir misiniz?
Yılmaz Polat: Bence devletler arası ilişkilerde kraldan çok kralcılara fırsat verilmemeli. Maalesef bizde bu çok yaygın. Örneğin bazı yazarlar şimdiden kendi görüşleri doğrultusunda nasihatta bulunurlar. Bazı kendisini danışman olarak satan hiçbir yetkisi olmayan kişiler de liderlerin adını kullanarak temaslar yapar. Bunlar her dönemde yaşanan olaylardır ve hem ülkeye hem de ikili ilişkilere büyük zararı olmaktadır. Örneğin ikinci tezkere sırasında Tayyip Erdoğan'a yakın olduğunu söyleyen bazı köşe yazarları ile yetkisiz danışmanların ne yaptığını daha sonra nasıl zarar verdiklerini biliyoruz. İsterseniz bu ziyaretin değerlendirmesini ziyaretten sonra yapabiliriz.
Kitabın tamamı sürükleyici yakın dönem siyasi konuları ile ilgili ve çok ilginç sürprizler içeriyor. Bir solukta okunacak ama üzerinde çok fazla düşünülecek kitaplardan biri.
 
Kitaba nereden erişilebilir?
Bu röportajın haylice bölümü Kıbrıs meselesi ile pek alakası olmayan hususları ihtiva etmektedir. Ancak; ülkemizi iktisadi soyguna maruz bırakmış kişilerin ABD'deki durumlarını ortaya koyan beyanlar, Osman Fazıl Polat Paşanın mahdumunun vatanperver bir ahvad olduğunu ortaya koyduğu gibi Osman Fazıl Paşa’nın emir telekki etmeden Kıbrıs'ın Maraş bölgesini fethetmesi tam bir milli görüş tatbikatı saymak gerekir, şöyle ki: Daha önce bir kere bile islamların eline geçmiş bulunan arazi, artık dar'ül islamdır. Müslümana düşen ise, zayi olmuş yerleri istirdat kabil hale geldiğinde derhal sancağımızı oraya dikerek orayı kurtarmak ve ihkak-ı hakk yapmaktır. Merhum Osman Fazıl Polat'ın Maraş'ı alması eski tabirle "Bir emr-i makdur" yani gerçekleşmesi mukadder bir emirmiş ki, bu şeref bahse konu paşamızın ve onun emrindeki Mehmetçiğin şerefli zaferidir.
Allah onlardan razı olsun. Fiemanillah
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat