Loading...

Milletsiz memleket, ümmetsiz vatan!..

16 Temmuz 2019 21:24
A
a
Dışişleri ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı görevlerinde bulunan, AK Parti kurucularından ve bu günlerde yeni bir parti kurma hazırlığı içinde bulunan Ali Babacan’ın geçen hafta Başkan Erdoğan ile görüşmesinin ardından partiden istifası sonrası gözler bu görüşmeye çevrildi.
Ne konuştular aralarında diye…
Kamuoyuna yansıyanlar tartışılmakta.
İşin en ilginç bölümü Başkan Erdoğan’ın Babacan’a “Bu Ümmeti parçalamaya hakkınız yok” sözüne karşı güya Babacan’ın “Bu Ümmet meselesi değil, memleket meselesi” demesi…
Gerçek bu mudur, değil midir bilmem…
Gördüğüm, bunun seslendirilmesiyle birlikte ülkedeki “Monşer” anlayışı yeniden alevlendi.
 
* * *
 
Monşer sözcüğünü TDK (Türk Dil Kurumu) “Aziz dostum” anlamında sesleniş ve“Davranışlarında batı özentisi içinde bulunma” şeklinde tanımlamakta.
MonşerFransızcabir kelime ve ‘mon cher’ olarak yazılmakta. Fransızca anlamı olarak da erkeklere hitaben “tatlım, canım” anlamına gelmekte.
Monşer tabiri bizde daha çok emekli olmuş yüksek diplomatlar için kullanılmakta.
Hani epeydir TV ekranlarında iki de bir “Ülkelerin karşılıklı çıkarları olur, sürekli düşmanlık ve dostluk olmaz” derler ya”
Sanki iyi, doğru, yararlı bir şeymiş gibi bu söz!...
Monşerlerin farklılığı; onların aristokrat, elit kişilik ve geçmişlerinden gelir.
Çoğunun ailesi içinde zaten üst düzey bürokraside yahut ülke yönetiminde görev yapmış insanlar vardır.
Yabancı kökenli okullarda okurlarken kendi ülkelerinin insanlarından uzak bir yaşamları olmuştur.
Milletin ve genel manada ülke insanlarının nasıl düşünmekte veya nasıl yaşamakta olduklarından haberleri yoktur.
Kendi toplumlarına derin bir yabancılaşmayla birlikte yetişmişlerdir. Toplumun milli ve manevi değerlerini yeteri kadar bilmezler.
 
* * *
Ülkelerin karşılıklı çıkarları vardır, sürekli dostluklar yahut düşmanlıklar olmaz” yaklaşımı nereden gelir?
İngilizlerin, "Lord Palmerston" olarak bilinen, asıl adı Henry John Temple, 3. Viscount Palmerston, (1784 –1865) olan başbakanının anlayışından türeyen bir sözdür...
Agresif bir dış politika izleyen, hatta saldırgan denecek kadar politik hamleleri savunan Lord Palmerston, dünya diplomasisini de bu yaklaşımıyla derinden etkilemiştir.
Dünyayı lime-lime eden bir anlayıştan çıkan bu sözün örnek alınması bizce ahlakide değil, etik de değildir.
Salt Asya-Pasifik bölgesinde sömürgeleştirilmiş ülkelere, Afrika’da köleleştirilmiş toplumlara ve Ortadoğu’da parçalanmış, onlarca küçük devletlere bölünmüş coğrafyaya bakmak bile bu yaklaşımın tahribatının sonuçlarını anlamamıza yeter.
İngiliz diplomasisi sömürgecilik, köleleştirme, asimilasyon ve ötekileştirme üzerine kuruludur.
Ama nedense bizim Monşerler bu sözü çok severler ve sıkça yinelerler.
 
* * *
İnsanoğlunu mutlu edebilmek adına geliştirilen sistemlerden biri ve en önemlisi de “ahlak”tır.
Bizde Parlamento içi siyasete Ahlâk ve Maneviyat konusunu sokan ve üzerinde ısrarladuran ilk siyasi kişi, Merhum Erbakan’dır.
ÖnceAhlak ve Maneviyat” …
Ümmetin ayrı ayrı oluşturduğu devletlere Türkiye salt çıkar açısından nasıl bakabilirahlaktan söz edilirken?
Salt ülke çıkarı diyerek Türkiye, “Bize ne Filistin’den, Mısır’dan, Irak’tan, diyebilir mi?
Bize ne Suriye’deki mezalimden, Çin’deki Uygur Türklerine yapılan asimilasyondan, bize ne Gazze’den, bize ne Üsküp’ten, Kosova’dan diyebilir mi ey Monşerler?
Ümmet davası Türkiye, TürkiyeÜmmet davası ile ilintili değil midir?
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ

 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat