Loading...

Suçluyum!

19 Mayıs 2018 20:38
A
a
-mış, -miş gibi davranmak gerçeği örtbas etmeye yetmiyor artık. Türkiye’de suç oranları ‘sosyal medya sebebiyle’ görünür hale geldi, ‘eskiden de böyleydi’ demek ne öldürülen kadınları, ne tacize uğrayan çocukları, hayvanları, ne de çığırından çıkmış şiddet olaylarının önüne geçiyor. Suça karşı duyarsızlaşıyoruz… Suçluyum, suçluyuz, suça bulandık. Şiddete duyarsızlaştık.  Ayılmak gerek…
İnsanı kötüden, kötülükten sakınmasını sağlayan sadece inançları ve kanunlar değil. Anayasada ‘suç’ sayılmamasına rağmen gündelik hayatta bir kişiye, bir canlıya, bir kuruma zarar verebilecek milyonlarca davranış ve düşünce biçimi var. İnsanın iyi ve kötüyü ayırt etmesi salt vicdanla olur. Vicdanı etik, ahlak ve terbiye edilmiş bir ego oluşturur. Kanunlar da genel geçer bir vicdani yapıyla şekillendirilir zaten…
Suç oranlarının artmasında mutlak ki ekonomik ve siyasi krizler, bağımlılıklar, dünya konjonktürü etkili oluyor. Ancak iyi veya kötüyü seçmek insanın yine kendi elinde (çocukları ve zorla suça karıştırılanları ayırıyorum).
Türkiye’de ne oldu da insanlar çığırından çıktı?
Ne oldu da her gün birbirinden daha da kötü olaylarla karşılaşıyoruz? Fikrimce bazı unsurlar şunlar:
  1. Türkiye’de son zamanlarda gittikçe sivrileşen siyasi dille birlikte insanların farklılıklara tahammülünün azalması ve hakaretin normal sayılması
  2. Kadına karşı saygının azalması ve kadının sadece toplumsal cinsiyet rolleri çerçevesinde konumlandırılması
  3. ‘Din’ adı altında önüne gelenin özellikle kadın ve çocuk bedeni hakkındaki çirkin söylemleri ve bazı kesimlerin bu söylemleri ciddiye alması
  4. Doyurulmamış ve eğitimsiz nefisler
  5. Yoksulluk
  6. Eğitimin içinin boşaltılması
  7. Yozlaşma
  8. Kısa yoldan para kazanma fikrinin normalleşmesi, emeğin değersizleştirilmesi
  9. Toplumsal birliğin azalması, toplumsal değerlerin azalması ve toplumun eğlence kültürünün yok olması
  10. Kibir
  11. Psikolojik rahatsızlıkların korkunç oranda artması ve antidepresanın kontrolsüzce kullanılması
Bu maddelerin artacağına da eminim…
Şimdi gelelim son günlerce konuşulan ‘af’ mevzusuna ve ‘kader mahkumu’ kavramına…
Her ne kadar ‘teröristler, kadın katilleri, tecavüzcüler ve çocuk istismarcıları’ af dahilinde tutulmayacak dense de, şiddet suçlarından ve dolandırıcılıktan, türlü suçlardan yatanlar ‘kader mahkumu’ falan değil gözümde…
Suç bu kadar hafife alınmamalı, ‘tecavüzün’ adı ‘taciz’ denilerek yumuşatılmamalı, haberler popüler hale getirilerek toplum duyarsızlaştırılmamalı…
İyi ve kötüyü seçmek insanın elinde… İyi ve kötüyü ayırmak eğitimli bir vicdanla mümkün… Suç kavramı yumuşatılmamalı ve her suçun ağırlığı kadar ve adaletlice cezası sağlanmalıdır. Aksi halde insanlar kendi cezasını kendisi kesmeye kalkar ve hiçbir toplum böyle bir kaostan yarasız çıkamaz. O nedenle af önerisinin tekrar gözden geçirilmesinde fayda görüyorum… Bir ayılsak, bir anlasak, adalet herkese gerek…
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat