Özel haber/ Nagehan Çalışkan

 

Türk Eğitim Sendikası Bursa 3’nolu Şube Başkanı Altuğ Meşe son yapılan yönetmelik değişikliği ile ilgili gazetemize yaptığı açıklamada; “Bilindiği gibi MEB 18 Temmuz 2020 tarihinde MEB Personeli Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde değişiklik yaptı. Yapılan değişikliğe göre, ilçe müdürlüğü kadrolarına atanabilmek için yazılı ya da yazılı ve sözlü sınavla atanmış olmak kaydıyla en az iki yıl şube müdürü ya da en az dört yıl eğitim kurumu yöneticisi olmak şartı getirildi. MEB’in yaptığı bu değişiklik; daha önce hiç bir liyakati olmadığı halde, objektif bir sınav sonucuna dayanmadan, kul hakkı yiyerek mülakat komisyonlarının marifetiyle atanan bir kısım torpillilerin ilçe müdürü olmasını engellemiştir. Adalet ve liyakat anlayışı da bunu gerektirirdi zaten” dedi.

Meşe; “Sendika görünümlü oluşumların türlü oyunlarıyla gasp edilen pozisyonlarla, başarı ve birikimle elde edilen makamların eş değer görülmemesi zaten hakkaniyetin gereği olmuştur. MEB, bu kez liyakatin katledilmesine zemin ve fırsat vermemiştir. Türk Eğitim Sen olarak MEB’in liyakatı ve objektif kriterlerle atanmayı önceleyen bu tavrını doğru buluyoruz. Çünkü biz yönetim kademelerine ehliyet ve liyakat ölçüsüne göre atama yapılmasını isterken samimiydik. Doğru olanın bu olduğuna da inanıyoruz. Ancak bir sendika görünümlü bir yapı var ki, yıllardır eğitimde liyakatin ve ehliyetin katlinin en büyük müsebbibi olduğu halde son zamanlarda ehliyet ve liyakatten bahsetmeye başlamıştı. Ancak foyaları erken ortaya çıktı, yapılan yönetmelik değişikliğini yargıya taşımışlar. Yani bu sendika açtığı dava ile şunu demek istiyor: sendikamızın torpiliyle, sınav başarısı olmayan, binlerce çalışanın kul hakkını gasp ederek makama getirdiğimiz yandaşımız olan müdürler, sınav kazanarak hakkıyla ve objektif kriterlerle atanan kurum yöneticileriyle eşit olsun. Bunların liyakat ve kariyer istediklerini söylediklerinde samimiyetsiz olduklarını biz hep söylemiştik. Nitekim bu açtıkları dava ile de samimiyetsizliklerini apaçık göstermişlerdir. Suret- i haktan görünmek ve eğitim çalışanlarını kandırmak için sürdükleri boyalar akmaya başlamıştır. Yargı ne karar verirse versin bilin ki kul hakkı yiyerek elde ettiğiniz makamlar size baki kalmayacaktır. Siz, ehliyet ve liyakat konusundaki ikiyüzlü tavrınızı devam ettirseniz de Türk Eğitim Sen, liyakatın ve ehliyetin yanında olmaya, her fırsatta ehliyet ve liyakati savunmaya devam edecektir” açıklamasını yaptı.