On Tv ekranlarında Orhan Kaplan ve Mehmet Çetinkaya’nın sunduğu Açık Bakış programına konuk olan BEBKA Genel Sekreteri İsmail Gerim, “ Bu pandemi döneminde Meslek liseleri çok önemli icraatları hayata geçirdiler” dedi.

Hanife ÖRSOĞLU/ÖZEL HABER

İsmail Gerim, ‘’Bölgesel kalkınma aslında çok uzun zamandır konuşulan bir kavram. Çünkü mikro düzeydeki ihtiyaçları makro düzeyde ne kadar planlamaya çalışırsanız çalışın bazı detaylar uygulamada tam anlamıyla yerine gelemeyebiliyor. Onun için daha fazla yereldeki paydaşlarla çalışmaları sürdürmek açısından bölgelerin öne çıkan özelliklerinin ortaya konularak bunların üst düzeydeki kalkınma planlarıyla uyumlu halde yeni yapılacak alt planlarla hayata geçirilmesinin çok başarılı örnekleri dünyada var. Ülkemizde özellikle Batı’daki iller özellikle coğrafi avantajlar denizin, limanların, havalimanlarının yakınlığı ve altyapılarının o bölgede daha çabuk gelişmesi gibi önemli faktörler de vardır. Dolayısıyla arzu edilen kalkınma Türkiye coğrafyasında tam anlamıyla yaygınlaştırılamamıştı. Öncelikle biliyorsunuz GAP Projesi vardı. Aslında bölgesel kalkınma için bunu da söyleyebiliriz. Daha sonra Doğu Anadolu Projesi, Konya Ovası Projesi gibi yine Doğu Karadeniz kalkınmasıyla ilgili DOKAP adının verildiği bölgesel çalışma planlarının yapıldığı yapılar ortaya çıktı süreç içerisinde. Nihayetinde AB uyum süreciyle beraber bölgesel kalkınma modelleri tekrar analiz edilmişti 2002 yılından sonra ve 2006 yılına kadar altyapısı hazırlandı. 2006’da yasa çıkarıldı, arkasından pilot ajanslar kuruldu. Bunlardan bir tanesi İzmir Kalkınma Ajansı’ydı diğeri Çukurova Kalkınma Ajansı’ydı. Toplamda 26 kalkınma ajansı var ülkemizde, 26 ajans 81 vilayeti de kapsıyor. Buna göre coğrafi olarak yakınlık temel faktörlerden bir tanesi. Coğrafi yakınlığı olacak, etkileşimi birbiriyle daha iyi olacak, sektör benzerliklerinin yakın olduğu iller seçiliyor. Bir de üç milyonu aşan nüfusu olan iller tek başına bir bölge ajans oluşturabiliyordu. Yönetim kurullarımız öncelikle sayın valilerimiz mülki amirleri, Ticaret Sanayi Odaları Başkanları, Büyükşehir ve Belediyelerin olduğu yerlerde Belediye başkanları, bir de eğer il genel meclisleri de varsa genel meclis başkanları da o yönetim kurullarında yer alıyorlar. Bizim toplam on yönetim kurulu üyemiz var. Valilerimiz dönüşümlü olarak başkanlık yapıyor, toplantılarımız da her ay sıralı olarak başka illerde yapılıyor.’’ dedi.

Covid-19 süreci

İsmail Gerim korona virüs salgın sürecindeki faaliyetler hakkında ‘’Pandemi süreci bütün dünyayı etkilediği gibi bizleri de etkiledi. Çok şükür biz biraz daha bu rahatsızlığa geç maruz kaldık diyelim. Çünkü öncesinde tedbirler gerçekten yüksekti. Sonrasında da tabi hastalıklarla başa çıkabilmek için üst ölçekte Cumhurbaşkanımızın koordinasyonu, Bakanlıklarımız zaten olaya çok hızlı şekilde adapte oldular. Yerelde bazı ihtiyaçlar vardı, maske konuşulmuştu, dezenfeksiyon cihazları konuşulmuştu. Daha sonra hemen solunum cihazlarıyla ilgili seri bir prototip geliştirme ve üretim noktasına geldi ve şu anda dünyanın pek çok ülkesine made in Turkey olarak, sayın Bakanımız Mustafa Varank da paylaşmış. Brezilya’da bir hastanede kullanılan bir solunum cihazı insanı gerçekten gururlandırıyor. Pek çok ülkeye bunlar gönderildi. Bakanımızın bize talimatı oldu, bütün ajanslar aynı anda ilk defa bir çağrıya çıktık. Burada yine o üst ölçekteki planlamalara uygun olarak gelen projeleri değerlendirmeye ihtiyaç vardı. Bu noktada Bakanlığımıza biz projeleri ilettik. Orada bir ön değerlendirmeden geçti. Sayın bakanımız projelere tek tek kendisi yön vermeye gayret etti çünkü kaynaklar ülkemizin kaynakları. Bakanlığımız çok iyi bir şekilde bizleri yönlendirdiler. Biz de üç proje destekleme noktasında bir imkan bulabildik. 184 proje geldi, ağırlığı ilk başlarda dezenfeksiyon ve maske üretimiydi. Bu konuda zaten özel sektör çok çabuk adapte olduğu için dediğim gerekçelerle o konuda biz biraz geri durduk. Anadolu Üniversitesi’nin bir projesi vardı, istedikleri çok büyük bir kaynak değildi, yaklaşık 400 bin lira. Biliyorsunuz ki bu dönemde pek çok insan evde kaldı. Psikolojik olarak etkilenme durumları söz konusu oldu. Anadolu Üniversitesi’nin uzaktan erişim noktasında çok ciddi tecrübeleri var. Kişilerin kendilerini online değerlendirebileceği, mevcut psikolojik durumunu analiz edebileceği ve buna göre hangi eğitimlere ihtiyacı olduğu, bunlar yine online içeriklerle zenginleşecek bir portal talep ettiler. Biz hemen Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile ilgili birimleriyle temas kurduk ve onlar da bu projeyi çok önemsediler. Desteklediğimiz projelerden biri oldu. Orta Sakarya Vadisi dediğimiz Sakarya Nehri içinden geçtiği Bilecik ilimizde seracılıkla ilgili çok ciddi bir kapasite var. İstanbul’un Antalya’dan sonra seracılık anlamında ürettiği ürünleri yeşil sebzelerin temin edildiği bir coğrafya orası. Orada Orman Bakanlığı’nın çok ciddi destekleri var. Biz de zaman zaman destek olmaya çalıştık. Orada gelen işçilerin sağlıklı ortamda kalabilmesi açısından bir proje sunmuşlardı. Konteynırlardan oluşan bir yaşam merkezi, yine çocuklar için yine sosyal alanlar. Yine Bursa’da Ticaret Sanayi Odamızın bir projesi vardı. Orada iş insanlarına özellikle iş ortamındaki etkilenmeleri azaltmak için maskeyle ilgili bir proje üretim noktasında talebi olmuştu. Dezenfeksiyon açısından biraz daha sağlıklı olabilecek kumaş türünü seçerek bu üretimi yapma noktasındaydı proje. O projelere destek olduk. Sonrasında yaklaşık otuza yakın projeyi de Bakanlığımız TÜBİTAK’la çalışmamızı yönlendirdi, onları ilettik. Bir kısım proje şu anda TÜBİTAK’ta değerlendiriliyor. Yine değerlendiremediğimiz projeleri takip altındayız. Biliyorsunuz yönetimde en önemli şey koordinasyon. Yani iyi koordine olamazsak bazı şeyleri iyi yapamayız. Bizim ülke olarak başarımızın en büyük şeyi üst ölçekte bakanlıklar koordinasyonu ve ona bağlı olarak alt taraftaki özel sektörün katkılarıyla geliştirilen pek çok teknolojik ürün, ventilatör cihazları bunların başında geliyor. Yine il düzeyinde bakıldığında valilikler koordinasyonunda yürütülen Pandemi kurulları, vefa gruplar, yani insanların ihtiyaçlarını aksatmadan temin edebilmek, hastaneleri ayakta tutabilmek. Ama proje, fikir zaten her zaman geliştirmemiz gereken bir şey. Önemli olan bir havuz oluşturmak. Proje havuzu elinizde olduğu sürece siz onları sürekli küçük rötuşlarla yeni programlarda değerlendirebilirsiniz.’’ Dedi.

 

İsmail Gerim BEBKA’nın güncel projelerini anlattı. Gerim ‘’Mesleki eğitim aslında en önemli temalardan bir tanesi. Geçen sene mali destek programlarımız içinde bizim mesleki eğitimin geliştirilmesiyle ilgili bir mali destek programı oldu. Bu da yine Sanayi Bakanlığımızın bütün ajanslar için belirlediği bir tema. Her yıl bir tema üzerinden hareket edelim dendi. Sayın bakanımızın da seçtiği tema mesleki eğitimdi. Geldiğimiz nokta gerçekten müthiş bir nokta. Bu Pandemi döneminde çok sayıda meslek lisesi çok önemli icraatları hayata geçirdiler. Hatta bazı okulların ihracata başladığını, bir sanayi kuruluşu gibi çalıştığını gözlemliyoruz. Birkaç yıl öncesine baktığımızda artık proje okullarının konuşulduğu Ticaret Sanayi Odalarının Sanayi İş adamları dernekleriyle okulların entegre edildiği, onların ihtiyaç duyduğu kalifikasyona sahip gençlerin yetiştiği okulları artık onlar donatmaya başladılar. Programların oluşmasına katkı vermeye çalıştılar. Biz de bu süreçte bir mali destek çıkaralım dedik. Burada meslek eğitimi hocalarımızın teknoloji ışığında eğitimleri güncellensin. Tabi eğitim güncellenirken ekipman güncellenmesine de ihtiyaç var. Özellikle bu dönemde VR dediğimiz artık sanal dünyanın içine girdiği, artık cihazların fiziksel olarak olmadan da sadece sanal gözlüklerle hem daha az kişiye zarar verdiği… Mesela kaynak tehlikeli bir operasyondur ama bunu şimdi sanal gözlüklerle yapabiliyorsunuz. Böylece daha az tehlikesi olabiliyor ama orada yaşatılan ortam sanki canlı olarak bunu yapıyormuşsunuz hissini de size veriyor. Mesela bu tip aygıtlar alma imkanları oldu. Burada 12 milyonluk bir destek sağladık. Yaklaşık 16 tane proje, BEBKA bölgesinde Bursa gerçekten üst sayıda proje alabildi. Çünkü hem meslek lisesi diğer illere göre fazlaydı ve etkili sunum teknikleri de şundan dolayı önemli: sunum çok önemli bir konu aslında. Yani sunum dediğiniz şeyden çok şey anlayabilirsiniz. Bir lokantaya gittiğinizde bir yemeğin getirilmesi bile bir sunumdur. Veya bir öğretmenin öğrencilere yaptığı ders de bir sunumdur. Veya bir ticaret erbabısınız, ürün satacaksınız, o da bir sunumdur. Rekabet çok yüksek dolayısıyla burada konuyu iyi anlatmanız lazım. Ekrandaki görsel seçimleriniz, tavırlarınız vs. bunlar çok önemli. Dolayısıyla meslek lisesi de önemli bir safhaya geldi. Onlar da bu safhada öğrensinler dedik. Bunu bir yarışma formatına soktuk. Meslek lisesinde öğretmenlerimiz öğrencileri seçti. Bursa Teknoloji Transfer ofisi var, Teknik Üniversite bünyesinde. Önce 79 öğrenciyle başladık. Bir haftalık eğitimler verildi. Daha sonra onlar bir yarışmaya sokularak 20 kişiye indirildi. Sonrasında profesyonel sunumun nasıl sunulacağına geçildi. En sonunda beşe indirip beşli bir final yaptık. Genç olmalarına rağmen müthiş sunumlar hazırlamışlar. Birinciye 1500, ikinciye 1000, üçüncüye 500, dördüncü ve beşinciye 250’şer lira ödül verdik. Bunlar ödül olarak çok büyük rakamlar değil ama onlar için bir başlangıçtır. İnşallah çok daha güzel noktalara gidecekler. Hayallerini anlattılar, ben çok etkilendim. Milli Eğitim Müdürlüğümüzle de çok güzel bir işbirliğimiz var. Hem Milli Eğitim Müdürümüz hem de Mesleki Eğitimle ilgili Şube Müdürümüz Bülent bey de var. Projelerimiz çok sayıda var. Mesele para harcamak, para kullanmak değil, doğru projeyi hepimizin fikri olabilecek noktaya getirmek. Biz bunu sürdürmemiz lazım.’’ şeklinde konuştu.

Enerji dünyada siyasetin aslında yön verdiği, ülkeler arası dengelerin kurulmaya çalışıldığı bir alan. Enerjiye dayalı üretilmiş teknolojiler var aslında. Enerjiyi netice itibariyle bu teknolojilerin kullanımı için bir araç olduğunu değerlendirdiğimizde petrol ve doğalgazın biteceğine dair süreler izafi. Her yeni rezerv bulunduğunda bu süre çoğalabiliyor. Aynı zamanda fiyatlar şu anda alt seviyelere indi. Kısa vadede ben sert bir geçişin olacağını düşünmüyorum. Çünkü özellikle enerji yakıtlarının kullanıldığı teknolojilerle ele almak lazım. Çok ciddi bir dönüşüm gerektirir. Kısa vadede yenilenebilir enerjiyle ilgili çalışmaların artacağı bekleniyor ama önemli olan güneşte, rüzgarda enerji depolanması konusu. Petrolü veya doğalgazı kapalı bir hacimde daha önce kullandığınız bir rezervuarda depolayabiliyorsunuz ama elektriği depolama konusu şu anda çok büyük hacimlerde söz konusu olamıyor. Belki ilerleyen yıllarda elektriğin kablosuz iletileceği, araçların elektriği uydudan yansıtmayla alacakları bir nitelikte olacağı çoğu aracın gibi varsayımlar, çalışmalar var.

Ben göreve başladığım zamanda şöyle bir hayalim olduğunu söylemiştim: artık sosyal belediyecilik yerine belediyelerimizin girişimci belediye kavramını benimsemesi hatta şehirlerin girişimci şehirler kavramını kullanarak bunun altını doldurmamız lazım. Çünkü sosyal yardımlar insanları bir yere kadar mutlu edecektir. İnovasyon yeni bir şey icat etmek değil aslında. Yaptığınız mevcut çalışmaların yeni kurgular ışığında tekrar yorumlanması da bir inovasyondur. Bu anlamda biz girişimciliğe devam edeceğiz. Bu anlamda teknoloji odaklı hızlandırma programı dediğimiz firmalarla yaptığımız şeyler var. Fikri olan, ürüne çevirecek, üründen yatırıma dönecek girişimcileri seçip bulduğumuz ve bir yıllık programa aldığımız şey var. Bizim mevzuatımızın temel maddelerinden biri büyükşehirlerde özellikle belediyelerin planlama çalışmalarına yardımcı olmak. Bölge planı dediğimiz bir plan çalışması belediyelerin ve bütün paydaşlarla ilçe ilçe, köy köy gezerek yapılmış bir anayasamız var bizim. Proje fikri olarak diyoruz ki önce onu oku öyle gel. Bölge planına bağlı alt sektör planları var. Bizim şu anda web sayfamızda bütün dokümanlarımız ücretsiz halka açık. Aynı zamanda bakanlığımız bütün ajansların ürettiği dokümanları, raporları oraya yükledi. Bütün vatandaşlarımız, sanayicilerimiz kalkınma kütüphanesini inceleyebilirler.  Mesela animasyon sektörü Eskişehir’de çok önemlidir. Dijital oyun sektörü çok önemlidir. Anadolu Üniversitesi ilk çizgi film bölümünün kurulduğu yer. Tabi şu anda İstanbul ve Ankara’da çok ciddi firmalar var. Onları uluslararasına açmaya çalışıyoruz. Bu dönem online onları  Kanada’da yatırımcıları buluşturma toplantılarına başladık. Kore’yle ilgili, turizmle ilgili çalışmalarımız oldu. Bursa’nın marka şehir stratejisini şu anda çalışıyoruz.