Muhterem okurlarım; bugünkü yazımızı ülkemizin ağır ağır, planlı kalkınma anlayışını taşıma hususunda siyasi partilerimizden ‘Yeniden Refah Partisi’ yayımlamış olduğu ‘Milletimiz İçin Biz Varız’ sloganı ibaresiyle mezkür kitabın 49. sayfasında: ‘Birleşik Barajlar Projesi’ başlıklı yazıdan yaptığım alıntıyla karşınızdayım.

Sizler milletimizin değerli evlatları, Milli Görüş lideri Erbakan Hocamız merhumun, plan ve proje hususundaki hassasiyeti hamdolsun, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan Bey’in bahsettiğimiz kitabı müjdelemesinin akabinde ülkenin her tarafında geniş alaka gördüğünü, ciddi bir takım takviye ve tavsiyeler çığırı açıldığını görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde Bursa’da, Yeniden Refah Partisi’nin tertiplemiş olduğu konferansı, daha önceden yazısı ile haber veren muhterem Hasan Karabulut kardeşimiz, konferansı atlamamış bizzat salonda bulunup, adeta ilim ve bilim deryasına muttali olmamıza vesile olan bir yazı ile o havayı satırlarında okurlarına sundu sağ olsun.

 

Prof. Dr. Doğan Aydal elimdeki kitabın 49. sayfasında şöyle demekte: PROJENİN ÖZÜ: Fırat ve Dicle havzamız diğer havzalara oranla çok daha fazla kar ve yağmur alır. Bazı mevsimler barajlar taşma noktasına gelir.

 

Bizim dağlarımıza düşen bu fazla sular nehir yatağına elektrik bile üretilemeden bırakılır. Her iki nehir suları ile uluslararası anlaşmamız 500 metre küp/saniyedir. Yani bu önlemleri alırken, bütün bu kuralları yıkalım, komşularımızı susuz bırakalım gibi bir düşüncemiz de yoktur sadece fazla bıraktığımız bu sular, böyle dönemlerde boru hatları ile az yağış alması sebebiyle su seviyesi düşük barajlarımıza veya ovalarımıza aktarılabilse iyi olmaz mı?

 

Mesela kotu yüksekte olan Keban Barajı’ndan boru hatlarıyla İç Anadolu’daki Yamula ve Hirfanlı barajına su nakledilse olmaz mı? İç Anadolu toprakları gibi bir dönem susuz kalan, toplam ekilebilecek alanları milyonlarca hektar olan toprakların susuzluğuna pratik bir çözüm bulunmuş olmaz mı? Fırat nehrinin ortalama akımı 33 bin 480 metreküp saniyedir. Keban Barajı’nın üzerinde kurulduğu Fırat nehrinin debisi yağmur yağışları ve karların erimesi ile nisan ayından itibaren haziran sonuna kadar artmaktadır. Yaz kuraklığı ile akım düşmekte güz yağmurları ve azalan sıcaklıkla birlikte ekim ve kasım aylarında hafifçe artmakta, ocak ve şubat aylarında kar yağışları ve donma nedeniyle ikinci defa düşmektedir. Bizim Keban Barajı’ndan faydalanacağımız dönemler işte bu karların erimesiyle nisanda başlayan ve haziran sonuna kadar devam eden suların boşa akıtıldığı dönemler olacaktır. Bu dönemler İç Anadolu’da ekinler için en çok suya ihtiyaç olan dönemlerdir. Keban-Hirfanlı barajları arasında bulunan ve yükseltileri 1825 metreye kadar ulaşan dağların yüksekliğini öne sürecek kişiler de bulunabilir. Türkiye’nin her tarafına boru hatlarıyla Doğalgazı ulaştırdık. Belli yerlerde pompalama istasyonları tabii ki olacaktır. Ancak bu projeden vazgeçmek için sebep değildir. Zira yakın gelecekte küresel ısınma sebebiyle su, petrolden de, doğal gazdan da daha pahalı bir madde haline gelecektir.

 

Barajlardan daha düşük kottaki barajlara su aktarılırken ulaştığı barajdaki çıkış noktalarına elektrik tribünleri konulup su baraja ulaştığında elektrik elde edilse çift katlı kazanç olmaz mı? Nihai sonuçta da, su aktarılan barajlarda toplanan sular bu barajlardaki tribünlerden geçerek bir kez daha elektrik üreteceklerdir. Kazancımız sadece su değil nakledilen sudan çift kat elektrik üre timi olacaktır.

Benzer su taşıma uygulamaları boru hatlarıyla olmasa da, Urfa ve Suruç’ta su tünelleri yapılarak uygulanmıştır. Tünel tipi uygulamalar da çok faydalıdır. Ancak daha masraflıdır ve sonuç elektrik elde edilmemekte, sadece su nakli yapılmaktadır.


DSİ(devlet su işleri) verilerine ve Wikipedia ansiklopedisine göre 1994’de su verilen Urfa tüneli 26,4 km. uzunluğunda iki paralel tünel şeklinde inşa edilmiştir. 7,62 metre çapında beton kapla malı dairesel kesitli tünellerdir. Bağlantı ve ulaşım tünelleriyle birlikte toplam tünel uzunluğu 57/8 km.’dir. Güneydoğu Anadolu projesinden oldukça önemli olan tünellerle Harran Ovasında cazibe ile 3.580.000 dönüm, pompalama ile 1.180.000 dönüm, toplamda 4.760.000 dönüm tarla sulanmaktadır.

 

Muhterem okurlarım gelecek yazımız bu yazının devamı olacaktır. Fiemanillah.