Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 23 Nisan 1920'de açılışının, 100. yıldönümünü kutladık.

Aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk'ün dünya çocuklarına armağan ettiği Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı.

Küçük büyük herkese, hepimize kutlu olsun.

Milletin kendi geleceğini kurtarmak için, kendi azim ve kararını ortaya koyduğu çok özel bir tarih.

Milli mücadele ruhu ile çıkılan yolda, varılan noktada, Anadolu'nun bağrında cumhuriyetimizin temelleri atıldı.

Türk milletinin büyük başarısıyla kurulan ilk meclisin özelliği, egemenliğin saraydan alınması.

Atatürk'ün “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir” sözündeki gibi, egemenlik güvenilir ellere, millete teslim edildi.

Tek yetkili millet iradesi kılındı.

İşgalci kuvvetler bu süre zarfında boş durmadılar.

Sarayla birlikte hareket edip, isyanlarla, fermanlarla bu kutsal meclisi yok etmek için çok uğraştılar.

Anadolu halkı canı pahasına buna izin vermedi.

Mustafa Kemal'in ileri görüşlülüğü, zekası, askeri dehası ile yaktığı meşale yol gösterdi, umudun ışığı oldu.

Türk ordusuna yardım için genci yaşlısı, işçisi köylüsü, kadını erkeğiyle halk elinde süngü, tüfek, kalbinde büyük inançla cephede savaştı.

Birliktelik ruhu ile Anadolu topyekun ayağa kalktı.

Seyit Onbaşı'nın 300 kiloluk mermiyi kaldırması efsane değil.

Seyit Onbaşılar, Nene Hatunlar, Kara Fatmalar, Şerife Bacı, Nezahat Onbaşı  ve daha niceleri, milli mücadelenin eşsiz kahramanları olarak tarihe geçtiler.

Şehitlerimizin, gazilerimizin hakkı ödenmez.

Anadolu insanı dilinden eksiltmediği duasıyla, bu topraklardaki ezan sesini muzaffer kılmak için çabaladı.

En önemli olay TBMM'nin kurulmasıydı.

Meclis'in açıldığı gün, o büyük bayrama, o eşsiz zafere tanıklık etmek isteyen halk Ankara'ya akın etti.

Vasıta bulamadıkları için yaya olarak İstanbul'dan Ankara'ya gelenlerin ayak tırnaklarının dökülmesi, mücadelenin, azmin, kararlılığın, o büyük ruhun en somut göstergelerinden.

Böyle bir iman gücüyle hareket edildi.

O günden bugüne tam 100 yıl geçti.

Bir asır boyunca ne badireler atlattık.

Birliktelik ruhu her zaman ülkemizi diri tuttu.

Şimdi o yenilmez iman gücünü taşıyanların torunları olarak, yepyeni bir çağ içindeyiz.

O zamanın verdiği mesajları iyi algılamalı, iyi anlamalıyız.

Kurtuluş Savaşı'nda göğsünü siper eden Anadolu insanının canı, kanı, hakkı var üzerimizde.

En önemli mesaj şudur ki;

ortak aklın ve millet iradesinin yansıtıldığı parlamenter sistem en iyi, en doğru yönetim biçimidir.

 

Günün Sözü

Bütün cihan bilmelidir ki;

artık bu devletin ve bu milletin

başında hiçbir kuvvet yoktur,

hiçbir makam yoktur.

Yalnız bir kuvvet vardır.

O da millî egemenliktir.

Yalnız bir makam vardır.

O da milletin kalbi,

vicdanı ve mevcudiyetidir.”

Mustafa Kemal Atatürk