Parlamenter sistem ile bir türlü iktidar olamayan Ana Muhalefet Partisi CHP, Başkanlık Sistemine geçtikten sonra en azından ittifaklarla iktidar şansı yakaladığının ayırdına varamamış olacak ki, hala ‘Parlamenter Sistem’ söylemlerinden vaz geçmiş değil.

CHP lideri Kılıçdaroğlu Başkan Erdoğan’a karşı, kimi siyasi partileri yanına alarak yeniden, güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçilmesine çalışıyor.

Bu, olası mı?

Yakın ve orta süreçte böyle bir değişimin yaşanma şansı var mı?

Bu soruya yanıt verebilmek için gelinen noktayı saptamak ve siyasi güç dengelerine bakmak gerekiyor kuşkusuz.

* * *

16 Haziran 2017’de referandumda onaylanan anayasa değişikliği sonrasında 24 Haziran 2018’de yapılan genel seçimle Türkiye, ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine’ resmen geçmişti. Cumhurbaşkanı hem devletin hem hükümetin ve hem de AK Parti’nin başı oldu.

Parlamenter sistemde Bakanlar Kurulu’nun elinde bulunan yürütme yetkilerinin tümü cumhurbaşkanına aktarıldı.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, kurulan yeni hükümetlerin meclisten güven oyu alma zorunluluğu da kalktı.

Cumhurbaşkanı bakanları atıyor ve görevden alabiliyor.

Yeni sistemde, bakanların yer aldığı yapıya, cumhurbaşkanlığı kabinesi deniyor.

Yeni sistemde çok sayıda kurum, bakanlıklardan alınarak cumhurbaşkanlığına bağlandı.

Cumhurbaşkanlığı içinde bir dizi yeni politika kurulu ve ofis kuruldu.

Bu sistem, dünyanın vardığı noktada işlerin daha çabuk ve etkin yapılabilme şansını verdiği için önemliydi.

Her ne kadar meclisin yürütmeyi denetleme yollarının kesilmeye çalışıldığı söylense de meclisin daha etkin çalışma ortamına evirildiği de açık.

* * *

Hiç kuşku yok ki, parlamenter sisteme geri dönüş olasıdır.

Bunun birinci yolu, bunu Başkan Erdoğan’ın istemesidir…

İkincisi MHP lideri Bahçeli’nin…

Bunun dışında yapılacak bir seçimde Millet ittifakını oluşturan partilerin yüzde 50 artı oy alabilmesiyle bir ölçüde olasıdır.

Gerekli koşullar oluşursa o da…

Bitmek tükenmek bilmeyen “Yüzde 50+1” tartışmaları nedense bitmiyor.

CHP, İYİ Parti, HDP, DEVA Partisi, Gelecek Partisi başta olmak üzere Muhalefet, Türkiye’nin güçlendirilmiş parlamento sistemine geçilmesini istiyor.

AK Parti ile MHP ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin sürmesinden yana.

AK Parti, sistem üzerinde aksamalar varsa bunun giderilmesine yönelik çalışmalar yapabileceğine dair bir ışık da yakmış bulunuyor.

Buna MHP’nin bu revizeye destek vereceği de görülüyor…

Muhalefet, sistemin revize edilmesini değil tamamen kaldırılmasını istiyor.

Başka Erdoğan’ın gönlü hiç kuşku yok ki, revizeden yana ama iktidarda kalabilmek için sistemin tamamen kaldırılıp güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmesi konusunda da kapıları tamamen kapattığı söylenemez.

Sonuçta güçlendirilmiş parlamento sisteminde de en büyük iktidar adayının AK Parti olacağı açıktır.

Madem Muhalefet çok mu istiyor,

Cumhurbaşkanlığı çok sembolik yetkilerle donatılıp güçlü bir başbakan modeline geçemez mi?

Siyaset önümüzdeki süreçte çok şeylere gebe görünüyor.

Her ne kadar ekonomideki sorunlar salgın süreciyle yakından ilintili olsa da ve bu tüm dünya ülkelerini etkilemiş olsa da Muhalefetin bu konu üzerine yoğunlaşıp ekonomi vurgusunu arttırması beklenmekte çünkü.