Mustafakemalpaşa ilçesinde bir süredir Belediye Başkanı Mehmet Kanar aleyhinde ortaya atılan iddialar konuşuluyor.

Başkan Kanar'ın hedef alınmasının en önemli nedeni başarılı olmasıdır.
İlçede kısa sürede önemli projelerin hayata geçirilmesi yönünde mesafe kaydedilmesi belli ki birilerinin hesaplarını bozmuş.
İyi hatırlıyorum, geçmişte de Mustafakemalpaşa buna benzer siyasi hesaplaşmalar yüzünden hak ettiği değeri alamamış sınıfta kalmıştır.
AK Parti'yi seversiniz ya da sevmezsiniz.
Ama şu gerçek kabul edilmelidir.
Mustafakemalpaşa, Bursa'nın önemli ilçelerinden biri olmasına rağmen AK Parti iktidarı öncesi bu durum pek de hissedilmemiştir.
Mustafakemalpaşa sanki Bursa'nın değil de Bandırma, Susurluk gibi Balıkesir'in bir ilçesiymiş konumundaydı.
Çünkü siyaset ilçenin menfaatlerinin önüne geçmiş bir durum hakimdi yıllarca Mustafakemalpaşa'da.
Bu nedenle AK Parti dönemine kadar Mustafakemalpaşa Belediyesi, iktidarla aynı partiden üç dönem belediye başkanlığını bugünkü mevcut durumun dışında görememiştir.
Şimdi ise vatandaşın AK Parti yönündeki tercihi ilçenin kaderini değiştirmiştir.
Kasaba görüntüsünden şehir görünümüne dönüşümüyle hızlı bir değişim ve gelişimin yaşandığı ilçede belli ki birileri bu durumu hazmedememiştir.
Hal böyle olunca da "vurun abalıya" misali gözlerine kestirdikleri kendi evlatları Belediye Başkanı Mehmet Kanar'ı hiçbir karşılığı olmayan iddialarla sözde itibarsızlaştırma uğraşındalar.


Bunları yapanlara şu sorulmalıdır.
Mustafakemalpaşa tarihinde bugüne kadar hem merkezi hükümetten hem de yerel yönetimlerden bu denli yatırım ve de hizmet alabilmiş midir?
Mustafakemalpaşa'nın sağduyulu insanları hazırlanan çirkin senaryonun farkında.
Nitekim ortaya atılan isimsiz, ispatsız, belgesiz iddialarla Mehmet Kanar'ı çekemeyenlerin ortaya attığını gayet iyi bilen Mustafakemalpaşalılar, sosyal medya hesaplarından başkanlarına sahip çıkarak destek mesajları paylaşıyorlar.
Yapılanlar gösteriyor ki, çanta da keklik gördükleri Mehmet Kanar'ı seçimlerde alt edemeyenler AK Parti içindeki bazı İrlandalılarla bir olmuşlar.
Hani bir söz vardır...
Düşmanımın attığı taş değil dostunun attığı gül yaralarmış insanı.
Bu durumda Mehmet Kanar, kendisine atılmaya çalışılan taşın ne kadar yakınından geldiği görerek önlem almalıdır.