Devrimci kelimesinin en kısa tanımı;

 

Kendi dünya görüşü ve idealleri doğrultusunda toplumda kökten değişim isteyen ve de bunu başaran kişidir.

Bu tanıma uyan çevrenizdeki kişileri gözünüzün önüne getirin.

Eminin bu özellikleri taşıyan çevreniz de tanıdığınız yoktur.

Ya da geçmiş tarihimiz de bir kaç isimi örnek verebiliriz.

Yazıya neden böyle bir girizgah yaptığıma gelecek olursak.

Hafta başında Kestel Belediyesi'nin organize ettiği kültür sanat etkinlikleri kapsamında "Naim Kestel'de" etkinliğine, iki yıl önce vefat eden Dünya Halter Şampiyonu Milli Sporcumuz Naim Süleymanoğlu'nun hayatının anlatıldığı filmin galasına katıldım.

Filmin yönetmeni Ömer Fevzioğlu, Naim rolünü oynayan Hayat Wan Eck diğer oyuncular Batuhan Davutoğlu, Selen Öztürk ve Muharrem Süleymanoğlu'nun da katıldığı gala da filmin yapılış amacını kendilerinden dinlemek keyifliydi.

"Bende göçmen bir ailenin çocuğuyum" diyerek konuşmasına başlayan Belediye Başkanı Önder Tanır, Süleymanoğlu'nun hayatını özellikle de gençlerin bilmesini isteyip ders alınmasının önemine dikkati çekti.

Ardından da 1.5 saat süren filmi katılımcılarla izlerken hem ağladık hem de gururla alkışlarken vatanımızın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha tanık olduk.

Naim Süleymanoğlu'nun 10 yaşında halter sporuyla tanışmasıyla başlayıp Türkiye'ye kaçırılış serüveninde yaşanılanlar anlatılıyor film de.

Yoksul ailenin üç çocuğundan biri olan Naim'in Bulgaristan Mestanlı'dan başlayıp Sofya, Brezilya, Avusturalya, Londra ve Türkiye'de son bulan yaşamının beyaz perdeye aktarıldığı filmi izlerken etkilendiğim iki sahne oldu.

Amerika Birlişik Devleti vatandaşlığına geçip ABD adına olimpiyatlara katılması halinde kendisine ve ailesine sunulan serveti, Türk olarak kalıp Müslüman olarak yaşamak uğruna reddetmesi.

Diğeri ise Bulgaristan'da yaşayan soydaşlara uygulanan zulmü dünyanın görmesi, duyması için 60 kilogram olan kendi ağırlığının üç katından 10 kilogram fazlası 190 kilogramı olağan üstü performansla kaldırmasıdır.

Bunu şu ana kadar dünyada başaran başka sporcu yok.

Bir de o yıllarda o topraklarda Bulgar hükumetinin uyguladığı soy kırıma, zulme maruz kalmış Kestel'de yaşayan dostlarımızla birlikte Naim'i izlemek çok anlamlıydı.

Özetleyecek olursak;

Naim'in Avusturalya'dan kaçırılıp Türkiye'ye gelmesi ve sonrasında ay yıldızlı formayla olimpiyat ve dünya şampiyonalarındaki başarılarının ardından yaptığı açıklamalarına kayıtsız kalamayan Bulgar hükümeti, 2 milyon soydaşımızı 1989 yılında ana vatanlarına dönüş engelini kaldırmak zorunda kalmıştır.

Hatırlanacağı gibi Naim Süleymanoğlu, 1999'da siyasete girerek Bursa'dan bağımsız milletvekili adayı olmuştu.

Yazının girişinde devrimcinin tanımını özetlediğimiz tüm kriterler Naim Süleymanoğlu'nun çocuk yaşlarında başlayan bağımsızlık mücadelesiyle örtüşmektedir.

İşte bu yüzden Naim Süleymanoğlu yakın tarihimizin gerçek bir devrimcisi olarak tarihe geçmiştir.

NOT: Devrimci kimliğini Naim'e yakıştıramayanlara filmi izlemelerini öneririm.