Nar mevsimi geldi size narı anlatayım.İnsanları nazardan koruyan; bolluk ve bereketi getirdiğine inanılan kutsal bir ağaçtır.

Kimi yaradılış efsanelerinde, cennetteki bilgi ağacının elma değil, nar olduğu da yazılır. Meyvesinin kalın, deriye benzeyen bir kabuğu vardır; yarıp içini açınca, parlak kırmızı renkte, taneler çıkar ortaya. Tohumun saydam bir tohum zarfı içinde gizlendiği, sulu, etli nar taneleridir bunlar. Bu tanelerin rengi türüne göre, koyu kırmızıyla açık pembe arasında değişebilir.

Narın anavatanıİran, Kafkasya ve Kuzey Hindistan coğrafyası. MÖ 4000-3000 yılları arasında ilk kez İran’da kültüre alınmış; İpek Yolu boyunca, İran’dan Hindistan’ın kuzeyine, Çin’e, Suriye ve Kıbrıs’a, ardından İtalya ve Kartaca’ya yani Fenikelilere ulaşmış. Kuzey Afrika ve Batı Akdeniz’e, Yunanistan’a götürenler de antik çağın en büyük kaşifleri, Fenikeliler, Anavatanı İran’da, Zerdüştlük inanışında nar, doğurganlık, ölümsüzlük ve zenginlik sembolü olmuş. Zerdüştlerin evlilik ve tapınma törenlerinde Nar kullanılırmış. Her dem yeşil nar bitkisi, ruhun ölmezliğini; bir tek nardan çıkan yüzlerce tanecik refahı simgelemiş. Hititlerde de “nuurmu” ya da “narma” deniyor nar ağacına. Hititler nardan ilaç yapıyorlarmış. Antik Mısır’ın mezarlarında, gömülen nesneler arasında nara da rastlanır; narın ölen kişiye ikinci yaşamı getireceğine inanılırmış. Mezar odalarının duvar resimlerinde de bolca nar tasviri vardır.

Antik Yunan’a geldiğimizde, mitolojik öykülerde yerini alır yine. Hitit tanrıçası Kubaba gibi, Hera, Afrodit ve Demeter’in de sembolü nardır; saçlarında nar dallarından bir taç taşırlar. Yunan Mitolojisinde bolluk ve bereket tanrıçası kabul edilen Demeter’in kızı Persephone  bir gün arkadaşları ile kırlarda dolaşırken bir nergiz çiçeğini kopardığı için birden bire toprak yarılır. Dört yağız atın çektiği, yeraltı diyarı Tanrısı Hades yer üstüne çıkarak Persephone’u kaçırıp yeraltı krallığına indirir.  Persophone yediği dört nar tanesi yüzünden sadece dokuz ay yeryüzüne çıkmaya hak kazanır. Persophone nar tanelerini  yiyerek kendini Hades’e adamıştır. Yunan mitolojisinde, verimlilik, üretkenlik ve bolluk simgesidir. Aşk ve şehvet tanrıçası Afrodit kutsal nar ağacını Kıbrıs adasına kendi eliyle dikmiştir. Zeus’un oğlu Dionysos üvey annesi Juno’nun kışkırtmaları sonucu parçalanarak öldürüldüğünde, bedeninden akan kanlardan nar ağacı bitmiştir. Aynı biçimde Roma’da da gelinler, başlarını nar dallarıyla süslermiş. Romalılar, narın vatanının bir Fenike kolonisi olan, Kuzey Afrika’daki Kartaca olduğunu düşündükleri için, Romalı yazar Plinius (MS 23-79), narı Kartaca Elması olarak isimlendirmiş. Romalılar narı hem meyve olarak tüketmiş hem şarap yapımında kullanmışlar.

Musevilikte de nar, çiçekleri, meyvesi ve tadının güzelliği övülerek kutsallığın, doğurganlığın ve bolluğun simgesi olarak kabul edilmiş. Ayrıca nar, doğruluğu anlatır; Kudüs Tapınağı’nın süslemelerinde o yüzden nar motifleri vardır. Hıristiyanlıkta ise nar Bakire Meryem’le özdeşleştirilir. Dini resimlerde Meryem'in kucağındaki çocuk İsa genellikle elinde, taneleri görünen bir narla resmedilir. BudizmdedeKutsal sayılan bir meyvedir nar. Budist sanatında meyve simgesi, hayatın tüm olumlu etkilerinin özü olarak kabul edilir. Evlerinde nar figürü bulunan bir aile her türlü kötülükten korunur ve bereketli sayılır. Bir Budist efsanesine göre şeytani alışkanlıklarından dolayı çocukları yiyen kötü tanrıça Hariti, Buda'nın ona verdiği narı yiyerek iyileşir.

Türklerde de nar kutsal; cennet meyvesi olarak biliniyor. Nar, meyve olarak tüketilmesi dışında, çok eskiden beri kullanılan bir halk ilacıdır. Özellikle nar ağacının kabukları kurt düşürücü, meyvesinin kabukları ise kabız edici olarak kullanılmıştır . Anadolu’nun birçok yöresindeki düğünlerde nar parçalama töreni yapılır. Parçalanan narın tanelerini en çok yiyen genç kızın ilkönce evleneceğine inanılır. Balıkesir’in Sındırgı ilçesi köylerindeki düğün törenlerinde de bayrağın ucuna nar meyvesi takılmakta, direğe takılan ve parçalanan bu meyvenin tanelerini yiyen kızın ilkönce evleneceğine inanılmaktadır. Dolayısıyla düğünlerde nar kullanımı geleneği Akdeniz ve Ege yöresinde yaygındır. Nar meyvesi Anadolu’da binlerce yıldan bu yana doğurganlıkla ilişkilendirilmiştir. Bizim topraklarımızda da boncuk narı, devedişi gök milesi, kara nar, karaköprü, katırbaşı, kızıl, kuş narı, Nizip narı, Elazığ’da zivzik narı, nuznar, Cüngüş narı gibi adlarla anılan pek çok çeşidi yetişiyor.