İslam âleminde son zamanlarda mantar gibi türeyen bir sürü cemaat ve tarikatların, toplumda neşvü nema bulup kabul görmesinde bilerek veya bilmeyerek bu çağrı metotları uygulanmaktadır. Piyasada kabul görmüş dini akımların pek çoğu,  Kuranı hayata uymayan, peygamber sünnetine muhalif sağlam kaynaklardan yoksun, anlattıkları hikâyeler ve tarihten gelen rivayetleri süslü cümlelerle ve mimiklerle ekranlarda anlatanlar, sadece kendi kişiliklerini ve bağlı olduğu grubun şeyhini veya liderini yüceltme gayreti içindedirler. Geçmiş tarihte yaşayan zatların, özelliklerini, yüceliklerini devamlı olarak anlatmayı sermaye edinen kişiler, zamanla anlattıkları kişilerle ve onların özellikleri ile kendilerini aynı görmeye başlar.

Bir yerde, artık anlatan, anlattıkları kişi ile aynı beden de mündemiç olmuştur. Artık kendine hangi adı layık görürse görsün, şeyh veya liderinin tarihi şahsiyetini, özelliklerini sayıp dökerken aslında kendini tarif ediyordur. Yakın zamana kadar bunun örneklerini TV ekranlarında ve sanal âlemde çok gördük. Allah’ın (CC) yüceliğini bilimsel delillerle anlatıp, asırlardır Müslümanların zihinlerine kazınmış Mehdinin vasıflarını bir bir sayanlar, zamanla bu yüzyılda inen Allah (CC)’nin gönderdiği Mehdi olduklarını iddia etmediler mi? Mehdiyi tarif edenlerin; aynen kendilerini görünüş ve yaşayış şekliyle tarif ettiklerini müşahede ettik. Kendisini Mehdi figürü ile özleştiren sadece bir kişi değildir. İnternet ortamına girer de kendini Mehdi ilan edenler diye düğmeye basarsanız, yüzlercesini görürsünüz. Hatta bir sürü sahte peygamberleri de görürsünüz.

Oysaki insanlar arasında, Müslüman da olsa, Gayri Müslim de olsa, Allah’ın varlığı ve âlemleri onun yarattığı hususlarında hiçbir sorunları yoktur. Bu asır da bilhassa okumuş yazmış tabakanın fazlaca içine düştüğü bataklık olan ateizm denilen akımın öncülerinin dahi Allah’ın varlığı hususunda bir sorunları yoktur. Bu güruh sadece şüpheci olduğu için, inanç konusunda bir ikilem içinde kalmaktadır. Kuran-ı Kerim’in birçok ayetlerinde “müşrik” olarak zikredilen grup da Allah’ı inkâr etmemektedir. Onlar sadece Allah’la kendi aralarına aracıları, yani tazim de bulundukları putlarını aracı koymaktadırlar. Bugünkü sapık inançlı örgütlerde gördüğümüz piramit misali gibi; müşrikler Allah’ı en tepeye koyarlar, kendilerini de en aşağıda olduklarını kabul ederler. En alt ile en üst arasındaki irtibatı sağlayan ortada veliler ve vekiller koyarlar. Hâlbuki ayeti Kerime’de “Ben size (kuluma) şah damarından daha yakınım” buyrulur. Size şah damarından daha yakın olan birisine yaptırmanız gereken bir işiniz için aracılar edinmeye ne gerek var? Talebinizi doğruca bizzat kendiniz gider, işinizi halledebilirsiniz. Hatta yukarıdakinin ayağına gitmenize de gerek yok, ayetin bir nevi tefsirine göre de o bize kuluna gelmiş, bizimle haşır-neşir olmuştur. Piramidin en altı ile üstü arasında veliler ihdas edinmek, hâşâ Allah (CC) nin altında, insanların üstünde tanrılar edinmek demektir. Allah’la kul arasında ortada bir boşluk olmadığı için aracılar edinmeye gerek yoktur.  Zümer süresi 3. ayetinde buyrulmuştur.

Müşrikler “Biz kimiz ki direkt Allah’a bağlanalım, öncelikle Allah’a yakın velilere kulluk etmeliyiz. Veliler de bizi Allah’a sunarak yaklaştırır” derlerdi. Dikkat edin saf din Allah’ın dinidir. Onun aşağısında gayrisinde evliya edinen (aracı) kimseler “onlara tapıyoruz ki, Allah’a bizi yaklaştırsınlar” derler. Şüphesiz ki Allah (CC) onların ihtilaf ettikleri konuda hükmünü verecektir. Şüphesiz ki Allah o yalancı ve nankör kişileri hidayete erdirmez, doğru yola iletmez.

Müşriklerin en büyük özelliklerinden birisi de, dünya hayatında şefaatçiler edinmektir.  Allah’a güvenmedikleri için kendilerini onun elinden kurtaracak aracılar edinirler. Kula kulluk ettiklerinin farkına da varmazlar. Yunus süresi 18. ayetinde böyle düşünenlere Cenabı Hak şöyle demiştir: “Allah’ı bırakıp da kendilerine zararı ve faydası dokunmayacak şeylere kulluk ederler. Ve bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir” derler. Onlara de ki “sizin Allah’a, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyimi haber veriyorsunuz? O sizin şirk koştuklarınızdan uzak ve yücedir.”

Devam edecek…