İnsanlar tek başlarına çıkıp benim dediklerimi, yapın, benim gücüme güç katın diyemez. Ama herkesçe saygı gören Allah adını kullanırsa, o kişinin sözleri ve davranışlarının Allah tarafından onaylı olduğunu düşünmek insanları yanlışa sürükler.

Öteden beri atasözü haline gelmiş bir söz vardır. “Güleryüz ve tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.” Diye..hiç tanımadığınız bir çocuğa Güleryüz gösterip eline de bir şeker verdiğinizde, onu rahatlıkla sizinle gelmeye ikna edebilirsiniz. Çünkü çocuk henüz  sorgulama yeteneği geliştirmediğinden,  sizin bu davranışınıza bakarak, iyi bir insan olduğunuzu düşünür. Piyasada ve haberler de her gün duyduğumuz çocukların kandırılarak kaçırılması hadiseleri hep bu yolla olmaktadır. İnandığımız ve ardından gitmeye çalıştığımız, peygamberimiz (sav) sokaklarda sırıtarak gezmemiştir. Hitabında ve sohbetlerinde, yeri geldiğinde tebessüm etmiş, yeri geldiğinde gözlerinden yaş gelmiştir. Yüce peygamberin yaşayış ve fiziğini tarif eden rivayetlere bakıldığında, kahkaha atıp daimi sırıtmadığı, sadece iki dişi görünecek şekilde tebessüm ettiği yazılıdır. Lakin zamanımız da din adamı denildiğinde halkın karşısına çıktığında, daima gülen ve sırıtan bir insan tipi ortaya çıkmıştır. Çünkü insan üstü ve normal insanlardan farklı bir lider algımız yüzyıllardır değişmedi… din adamı ve dindarlık konularında  hep aşırıya kaçtık. Bugün din adamı, şeyh, şıh dediğimiz insanları bir türlü yer yüzüne indiremedik. Algılarımız da, hep bu insanları yücelttik. Yüceltmekle de kalmadık. Onları gökyüzünde istedikleri zaman uçan, istediklerinde tayyı mekan yaparak insanları felaketlerden  kurtaran olağanüstü güçlerle donatılmış varlıklar mesabesine çıkardık. Yeri geldi Kıbrıs çıkartmasında düşmana bomba attılar, atılan bombaları tutarak tesirsiz hale getirdiler.”  Her yüzyılda bir gavs çıkarıp,  herkes kendi şeyhini gavs makamına yerleştirdi.  O yüzyılda olmuş ve olacak ne varsa gavsın elinde olduğuna insanları inandırdık. Halbukiİslam’ın peygamberi,  İslam’ınkuruluş evresinde Mekke döneminde onca eziyetler çekmiş, Medine devrinde ise vefatına kadar savaşlarda ordu ya başkomutanlık etmiştir. Yeri gelmiş Bedir de üç yüz kişilik kara ordusuyla bin kişiden fazla müşrik ordusu ile savaşmış, uhud savaşında ordu dağılınca kendini dağ ve  kayalıklara vermiş, mübarek vücudu müşrik kılıçları ile yaralanmış, dişi kırılmıştır. Ama hiçbir zaman o kendisini diğerlerinden üstün ve olağanüstü görmemiştir. Onun her duası kabul olduğu halde, hiçbir zaman ellerini semaya kaldırıp, müşrik ordularına karşı bedduada bulunmamıştır. Kendisini görünmez yapıp melekleri arkasına alarak savaşmamıştır. Hastalandığında o günkü hekimlerin tavsiyelerine uymuştur… o hayatını normal insanlar gibi yaşadı. Evin dışındakilere Güleryüz, hane halkına Allah ne verdiyse şeklinde davranmamıştır. O önce dürüst bir insandı. Allah’ın kendisine bahşettiği peygamberlik avantajını, insanların duygularını kandırmak adına kullanmamıştır. Halbuki günümüz veli ve gavslarına madde ve manamızı teslim ediyoruz. Ama onlar başı ağrıdığında, haptan ilaçtan medet umuyor, apandis olduklarında cerraha gidip şifa buluyorlar…

Biz bir Müslüman olarak,göklerde uçurduğumuz şeyhlerimiz gavslarımız, himmet edip de şu virüse bir ilaç bulmalarını, Müslüman gençleri ve çocukları her gün boğazlayan, İslam aleminin ilk kıblesi olan Mescidi Aksayı ibadetten men eden şu İsrail’e, dünyanın bir ucunda Müslüman Türk oldukları için kendilerine hiçbir hayat hakkı tanımayan Uygur Türklerini asimile eden Çin’e ellerini kaldırıp bir bedduada bulunsalar da, başımızdaki sorunlardan kurtulsak…

Muhammed Peygamber akşama kadar sırıtarak veya gözleri gülerek mi gezmiştir etrafta? Hakikaten farkındaysak din ve dini kişi denilince aklımıza bu geliyor. Çünkü, insanüstü ya da normalden farklı dini lider algımız yüzyıllardır değişmedi! Muhammed Peygamber, çok kızardı da, sevinirdi de, üzülürdü de... Hepsini de normal insanlar gibi yaşardı. Ayrıca o, ev dışındakilere güler yüz evin içindekilere Allah ne verdiyse davranmamıştır. O dürüsttür ve duygularını kandırmak adına kullanmamıştır.

                                                                              Devam edecek…