Valdaro Aşıkları, İtalya’da neolitik döneme ait bir mezarda bulunan bir çift insan iskeletidir.

Bu iki iskelet birbirlerinin gözlerine bakarak ve birbirlerine sarılarak ölmüşler. İtalya‘nın kuzeyinde  Lombardiya bölgesindeki Mantua kasabasında yapılan arkeolojik kazılarda üzerinden 6000 yıldan fazla zaman geçtikten sonra bulunan,  görenleri bugün bile hayrete  düşüren  bu  aşkın kalıntıları  20'li  yaşlarında  bir erkek  ve  bir kadına ait. Arkeologlar birbirlerine sarılmış olan ölümün bile onları ayıramaya gücünün yetmediği iskeletlere  Valdaro nehrinin yanında bulundukları için "Valdaro Aşıkları" adını verdiler. İki iskelet sarılmış, yüzleri birbirlerine dönük haldeydi  bu görüntü adeta  aşıkların kucaklaşmasını  tasvir ediyordu.

Kazı başkanı Elena Maria Menotti  bu buluntu için şöyle konuşmuş :‘’ Daha önce hiç birbirini kucaklamış  halde bulunan bir kadın ve erkek iskeletine şahit olmamıştık ve bu eşsiz bir keşif. Çocuklarına sarılmış halde birçok kadın bulduk fakat bir çiftle ilk kez karşılaşıyoruz. Sarılmak şöyle dursun, onlar gerçekten birbirlerini kucaklamış haldeler. Çift, yüz yüze, kolları ve bacakları ise birbirine dolaşmış şekilde yani tam anlamıyla sarılmış haldeler.’’

Nasıl öldükleri konusunda pek çok görüş var ,Arkeologlar ilk aşamada erkeğin herhangi bir nedenle öldüğünü, kadının ise onun yanına uzanarak intihar ettiği tahmininde bulundu.Araştırmalar sonucunda adamın bel kemiğinde bir ok, kadının yanında ise bir ok başı bulunmuş. Buradan hareketle adamın vurularak daha önce öldüğü, kadının ise adamın yanına gelip onun ruhuna eşlik etmek için  intihar ettiği düşünülüyor.

Tabii ki bu fotoğrafın arkasındaki öyküyü tam olarak bilemiyoruz. Gerçekten Kadın, erkeğinin arkasından ölmek istedi mi yoksa ölen erkeğin ruhuna eşlik etmesi için kadın da başkaları tarafından mı öldürüldü? Eğer  öldürüldüyse  resimdeki sadakat  ve  adanmışlık duygusu yerle bir olur. Yoksa ikisi birden vurulup uzun süre can çekişe çekişe mi öldüler. Eğer öyleyse vücutlarını yavaş yavaş saran ölüm soğukluğundan kurtulabilmek için birbirlerine daha sıkı sarılmış olmalılar. Acaba son nefeslerini verirken neler düşündüler? Binlerce yıl sonra insanlara o en çıplak halleriyle yakalanacakları geçti mi akıllarından.İnsanın aklına neler geliyor. Bugün bir kemik yığını halinde olan bu iki sevgiliyi  sanki Tanrı  6000 yıl sonra bulmamızı sağlayarak bize  "Aşkı önemseyin ve saygı duyun" mesajı veriyor.

Son olarak ilginç bir saptama yapıp yazıyı noktalayalım.6000 yıl önce Mantua bataklık bir bölgeydi ve birçok nehrin kesişme noktasında yer alıyordu. Avcılık ve balıkçılıkla hayatını devam ettiren halkın yaşadığı bu bölgenin bir diğer özelliği ise Romeo ve Juliet’in hikayesinin geçtiği yer olması.Romeo ve Juliet  Valdaro bölgesinde yaşamış oldukları için bu iskeletlerin onlar olabileceği  iddia edilmiş . William Shakspeare’in eserlerini   yaşanmış  halk hikâyelerine  dayandırdığı  düşünüldüğünde  iddianın gerçeklik  ihtimali güçleniyor. Hikaye binlerce yıl kuşaktan kuşağa aktarılarak  Shakspeare’in  yaşadığı çağa kadar gelmiş olabilir.