Koronavirüs insan ayırt etmiyor.

Siyaset dünyasından da bu virüse yakalananlar oldu.

Belediye başkanları, parti liderleri, bakanlar, milletvekilleri...

Muhittin Böcek, Faik Öztrak, Onursal Adıgüzel...

Ali Babacan ve eşinden sonra Binali Yıldırım ve eşi.

Ardından dün de Bülent Arınç ve eşi pozitif olduklarını paylaştı.

Hepsine geçmiş olsun, acil şifalar dilerim.

Ne denli zor bir süreç olduğunu hastalananlar ayrıntılarıyla anlatıyor, doktorlar, hemşireler, sağlık çalışanları birebir tanık oluyor, mücadeleyi aktarıyorlar.

Allah düşmanımın başına vermesin böyle bir illeti.

Sosyal medyada bazı yorumları okuyorum, ne yazık ki hiç yakışık almayan cümleler sarf ediliyor.

Karşı tarafta hasta olduğunu duyduğu kişi ve kişiler için adeta oh olsun diyecek kadar ileri gidiyorlar.

Çok ama çok kötü bir tutum.

Bugün öyle söyleyenin, yarın aynı şeyin başına gelmeyeceği ne malum.

Hem siyasi görüş ayrı, insanlık, vicdanlı, merhametli olmak ayrı.

Görüşün taban tabana zıt olabilir ama bu insani duruştan ödün vermeyi gerektirmez.

Bunu belirttikten sonra yine konuyla alakalı başka noktalara dikkat çekmek istiyorum.

Önceki gün şehir merkezine, Şehreküstü, Cumhuriyet Caddesi, Heykel civarına gittim işlerim için.

Riskli iller arasında Bursa da sayıldığından, eskisi gibi hınca hınç kalabalık yoktu çarşıda, caddelerde.

Bunda belki sıcak havanın da etkisi olabilir.

Ancak gördüğüm iki şey beni şaşırttı.

Zafer Plaza'nın meydan kısmına bakan özellikle gençlerin gittiği kafelerin, pastanelerin hepsi de tıklım tıklımdı.

Hem de masalar birbirine çok yakın, mesafe yok, maske yok, sohbet muhabbet şahane, son derece rahat bir görünüm sergiliyordu oturanlar.

Buralar denetlenmiyor mu anlaşılır gibi değil.

Çevresindeki çay ocaklarının adeta birbirine bitişik konumdaki masaları da aynı şekilde bulaş riski oluşturmakta.

Akşam üzeri dönüşte metro istasyonunda sık aralıklarla maske ve mesafeye dikkat anonsları yapıldı. Bu iyi bir şey.

Fakat metro geldiğinde vagonların balık istifi dolu olduğunu gördüm.

Benim gibi şaşkınlık içinde olan başka kişiler de vardı.

Hani yeni genelgeye göre ayakta yolcu alınmayacaktı?

Yapılan o anonsların anlamı ne?

Vallahi ne minibüste, ne otobüste ne de Bursaray vagonlarında bu kurala uyuluyor.

Denetim daha sıkı yapılmalı.

İşe gidiş ve iş çıkışı saatlerinde çok fazla yoğunluk var.

Mutlak surette vagon sayısı artırılmalı. Belli saatlerde bunu uygulamak zor olmasa gerek.

Sadece yaşlıların bu saatlerde çıkışını yasaklayarak kalabalık azaltılamıyor.

Hastanelerin dolduğu, hasta sayısının arttığı söylemlerinin gerçeği ne oranda yansıttığı da Bursa ölçeğinde açıklanmalı.

Devletin her gün duyurduğu rakamlarla, gerçek rakamların birbirini tutmadığı yönünde ciddi söylemler var.

Kafelerin, restoranların, AVM'lerin, kuaförlerin, otellerin açılmasının ne kadar yanlış bir karar olduğu, her gün artan vaka sayılarıyla daha net anlaşıldı.

Keza şehirlerarası yolculuklara izin verilmesi, düğün dernek eğlencelerinin serbest bırakılmasının yanlışlığı da.

Yaz sezonu olduğu için sokağa çıkma yasağının uygulanmaması da tabloyu olumsuz etkiledi.

Bu arada piyasada satılan maskeler birbirinden çok farklı. Kalını incesi, kumaşı telası, düzü desenlisi var.

Bazı uzmanların verdiği bilgiye göre, bu maskelerin koruyuculuğu fazla yokmuş.

Bunların sadece bakterilerden koruduğu, çok daha küçük olan virüsleri tutmadığı belirtilmekte.

Yeni bir maske çıkmış, hem de Bursa'da üretiliyor. Gümüş iyonlu maske. Dokunurken içerisine konulan gümüş iyonlarının virüsleri geçirmediği ifade edilmekte.

Bu etkili özellikteki maskenin piyasada rahat ulaşılabilir olması gerekir. Araştırmalarım sonucu sadece internette satışını bulabildim. Fabrikasında dahi satılmadığını söylediler.

Bir diğer konu da, 65 yaş üzeri büyüklerin zatürre aşısı olmaları gerektiği uzmanlarca salık veriliyor. Bu aşı sağlık ocaklarında yapılmaya başlanmış. Ellerinde mevcutsa hemen yapılıyor, yoksa sıraya alıyorlar.

Grip aşısı ve zatürre aşısını ihmal etmeyelim. Bu illet kış aylarında da aramızda olacak gibi.

Gündemin en önemli maddesi Koronavirüs olduğundan, bu konuyu yine es geçemedim.

En başta sağlık olsun, gerisi zaten hallolur.

Ne demişler;

''Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.''

**********

Günün Sözü

''En mutlu kişi;

kimseyle yarışmayan,

kimseyle savaşmayandır.''

Sadi Şirazi