Osmanlı'nın ilk sarayı Bursa'da.

Ancak bunu, bu şehirde yaşayanlar da dahil kaç kişi biliyor?

Belki son süreçte öğrenenler olmuştur, ancak yıllar önce Başkan Recep Altepe döneminde bu konu ilk gündeme geldiği zaman tarihçilerden başka kimse bilmiyordu.

Bu saray kentimizin turizm potansiyelini artıracak olan en değerli eser.

Madem ki tarih turizmi öne çıkarılacak, o zaman ilk başta yapılması gerekenler de Hanlar Bölgesi'nin açılması ve Bey Sarayı'nın gün yüzüne çıkarılmasıydı.

Biliyorsunuz, kısa bir süre önce Hanlar Bölgesi'nin açılması için ilk kazmalar vuruldu, bazı kamu binaları yıkıldı ve hanlar değişik açılardan bir ölçüde görünür hale getirildi.

Bunun devamının da ivedilikle halledilmesi lazım.

Bir diğer önemli değerimiz olan, Hisariçi bölgesi de Osmangazi Belediyesi tarafından ele alınıyor.

Bu işler devam ederken, Bey Sarayı için de kollar sıvandı.

Orhan Gazi, Bursa'nın fethinden sonra Bey Sarayı inşa etmiş.

Bu saray hem devlet idaresinin merkezi olmuş, hem düğün merasimleri, ağırlamalar, saray mutfağının lezzetleriyle, Osmanlı'nın ilk kültürel özelliklerini oluşturmuş.

Fatih Sultan Mehmet'in bu sarayda doğduğu ifade ediliyor.

Orhangazi'nin Bizans prensesi eşi Theodora saraya ilk gelen gelin.

Yıldırım Beyazıt ile Devlet Hatun'un düğünü burada yapılmış.

Saray Beyazıt döneminde en ihtişamlı günlerini yaşamış.

Çelebi Mehmet ve II. Murat'ın tahta çıkış törenleri bu sarayda gerçekleşmiş.

Saray kalıntıları Tophane'de, bugünkü Orduevi'nin, Garnizon'un bulunduğu alanın altında yer alıyor.

Daha doğrusu, Tophane Saat Kulesi'nin yanından başlayıp, Orduevi, Tophane Endüstri Meslek Lisesi'nin bir bölümünü de içine aldığı bilgisi var.

Timur istilasında büyük zarar görmüş ve ihtişamlı olarak yeniden yapılmış.

Sonrasında da depremler ve yangınlar hasar vermiş.

Günümüze ulaşan kısımlar, sadece Garnizon ile Tophane Parkı'nı ayıran duvar parçalarından ibaret.

Bu arada Timur, istila sırasında sarayın muhteşem kapısını alarak götürmüş.

Tarihçi Yazar Mustafa Armağan bu kapıya Rusya St. Petersburg'da bir müzede rastladığını yazmıştı.

Kapıyı, Yeşil Türbe'de olduğu gibi iki kanatlı, üzeri dantela gibi işlenmiş ahşap olarak tarif etmişti.

İspanyol Seyyah Clavio'nun bir kitabında da, Timur'un çadırının kapısının ahşap bir kapı olduğunu, bunu Timur'a sorduğunda, kapının Bursa Sarayı'nın kapısı olduğu cevabı aldığını yazar.

Tarihçiler ve seyyahların anlattıklarından, çok güzel bir saray olduğu anlaşılıyor.

Surlar içerisinde birbirinden bağımsız yapılar, köşkler, fıskiyeli havuz, değerli taşlarla süslü muhteşem kapı.

Saray alanı içerisinde kalan cami, han ve hamam günümüzde yerinde dururken, sarayın kendisi yok olmuş.

Evliya Çelebi 17 yy. ortalarında geldiği Bursa Kalesi ve Bursa Sarayı'nı anlatırken, “İç kalesi iki bin hane, kat kat saray-ı alilerdir. Fatih’e gelinceye padişahların sarayı bu saraydır” diyor.

Osmanlı'nın kurucu şehri, 100 yıldan fazla başkentlik yapmış, altı padişahın hüküm sürdüğü Bursa'mızda, bu değerli eserin yeniden gün yüzüne çıkarılması çok önemli.

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, projeyle ilgili olarak önceki gün bir basın toplantısı düzenleyerek bilgi verdi.

Bu konu için bir bilim kurulu oluşturulmuş.

Başında Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu bulunuyor. Kurulda Prof. Dr. İlber Ortaylı, Prof. Dr, Neslihan Dostoğlu, Prof. Dr. Mustafa Şahin, Prof. Dr. Heat Lowry, Prof. Dr. Feridun Emecen gibi isimler de var.

Dikkati çeken şey, bu türden her projede genellikle aynı isimlerin yer alması. Bursa'da tarihten, sanat tarihinden, arkeolojiden anlayan başka otoriteler yok mu? Bunu da sormadan edemeyeceğim.

Bu kurul ilk olarak, Bursa'nın fethi 2021 için bir sempozyum düzenleyecek.

Öncesinde de 'Payitahtın Gizli Hazinesi' adında bir belgesel hazırlanacak.

Tabi bu arada şunu da hatırlatalım: Milli Savunma Bakanlığı ile orduevinin taşınması için gerekli anlaşma sağlanmış. Yani projenin önünde engel kalmadı.

İstanbul'un fethinden sonra yavaş yavaş önemini yitirip, kaderine terk edilen ve de doğal afetlerle yok olan Bursa Bey Sarayı'nın yeniden canlandırılması, tarihe ve turizme çok şey katacaktır.

**********

Günün Sözü

“Bir şeylerden vazgeçmek,

her zaman kaybetmek

anlamına gelmez.”

Goethe