Özel Haber/ Hanife Örsoğlu

CHP Osmangazi Meclis Üyesi Fırat Emiroğlu siyasete ve televizyonculuk kariyerine dair samimi açıklamalarda bulundu.

Siyasetin dilinin giderek sertleştiğini dile getiren Fırat Emiroğlu ‘’Pandemi süreci başladığında siyasette özellikle bu süreçten ders alınıp daha pozitif yerlere varılacağını, partilerin omuz omuza gelip gerçekten Pandemi döneminin sorunlarıyla beraber mücadele edilebileceğini ya da daha yakınlaşma olabileceğini düşünmüştüm. Çünkü mücadele ettiğimiz şey görünmeyen, facia bir durum. Siyasetin, kişisel çıkarların kenara bırakılıp bunun üstüne gidilmesi gereken bir dönem olmasını düşünmüştüm ama siyaset de ne yazık ki bu dönemde çok daha sertleşti. Sıcak bir barış ortamı, normalleşme süreci yaşanabilseydi siyasette Türkiye’nin önündeki fırsatları çok daha değerlendirme şeyi doğacaktı ama onu başaramadık ve günbegün daha da çıkmaza doğru gidiyor. Siyasetin genel dili, insanların birbirine yaklaşımının değişmesi lazım. Demokrasiler aslında yerelden genele doğru yayılır. Yani küçük kitlelerde demokrasiyi oluşturabilsek, o büyüyerek daha büyük kitlere doğru gidiyor ama eğer yukarısı kavga ediyorsa bu aşağıya çok kötü yansıyor. O yüzden de bu sert, kavga, ötekileştirme dilini bir şekilde büyüklerimizin bırakması gerekiyor. Yoksa çocuklarımıza iyi örnek olamıyoruz. Yaşananlar beni biraz umutsuzluğa düşürüyor. Partiler kendi listelerini yaptığı sürece yani milletvekillerini parti seçiyor. Sonuçta halk seçimde kendisini temsil edecek kişiye oy veremediğinden dolayı o istediği kişiyi meclise direkt getiremiyor. Örneğin mecliste A partisinin 400 milletvekili var bir konu oluyor hepsi birden el kaldırıyor. Yani hepsinin birden aynı fikirde olma ihtimali… Yine el kaldır ama ‘buna rağmen bunu yapıyorum’ de. Nicelik kavramına dönmemesi gerekiyor. Öyle bir dönemden geçiyoruz. Günden güne sürekli sertleşiyor. Televizyonda ona hakaret, ona bilmem ne, ben bile çoğu şeyi yazılı mecradan okuyorum artık televizyonda aynı sesleri duymaktan bunalmış durumdayım ne yazık ki.’’ dedi.

Gerçek Gündem Twitter’da

Sosyal medya hakkında konuşan Fırat Emiroğlu ‘’Sosyal medya ben gündemi yorumlamaya çalışıyorum. Bu aralar biraz daha sertleştim açıkçası. Biraz daha sert eleştirilerle giriyorum ama artık tutamıyorum kendimi açıkçası. Öyle ilginç şeyler yaşıyoruz ki bazı şeyleri de gülümseterek eleştirmek pozisyonuna gelmekte zorlanıyoruz bazen. Ben genelde ironiyle eleştiren bir kişiyim. Direkt olarak kimseyi hedef almayan ama üstüne almak isteyen herkese açık olan eleştiriler yapmaya çalışıyorum. Bu aralar direkt eleştirdiğim konular da var. Ben biraz barışçıl bir insanım. Yaptığım eleştirilerin ya da paylaşımların altında karşılıklı bir sohbet çıktıysa onu engellemeye çalışıyorum. Karşılıklı insanlar birbirini kırmasın ya da küfürlü, ters bir şey olmasın diye onları da kontrol etmeye çalışıyorum. Artık televizyonlar sistemin izin verdiği kadar size haber verdiğinden dolayı gündem twitter üzerinden tüm gerçekliği ile akıyor. Sosyal medyada gündemle ilgili şeyleri birkaç sözcük ile kısa ve vurucu bir şekilde anlatabiliyorsanız çok dikkat çekiyor. Kimse uzun yazıları okumak istemiyor artık. Örneğin ben köşe yazısı okuyacaksam kafamda o kadar vakti ayırdıktan sonra okumaya başlıyorum ama sosyal medya öyle değil. Sosyal medya her şeyi çok hızlı tüketiyor.’’ şeklinde konuştu.

Yıllarca Ekranda Kalmış Olmak Çok Keyifli

Fırat Emiroğlu ‘’Benim televizyonculuk kariyerim çok ilginç başladı. Sene 1991 Flash TV’nin kurulduğu dönemdi. Orada bir reklam çekiminde TRT’den bir arkadaşımla karşılaştım. TRT’de de seslendirme yapıyordum. Beni TRT’den tanıyan biriyle karşılaştık, bu reklam çekiminde. Belgesel seslendirmesi yapmamı istedi, o gün Flash TV’nin kapısından girdiğim gündü o. Belgeseller seslendirmeye başladım. İlk naklen yayına ben çıkmıştım, ana haberi ben sunmuştum. Hesapladığıma göre şu ana kadar 6 bin küsür naklen yayına çıkmışım. Yıllarca ekranda kalmış olmak çok keyifli. Daha sonra Star’a geçtim. Star’a geçtiğimde çok heyecanlanıyordum. 9 milyon raiting alıyorduk. Türkiye’deki ilk üç program arasındaydı. Benim her zaman naklen yayına çıkarken şöyle bir düşüncem var, özellikle program sunanlar için söylüyorum: Ben tek başımayım ekranda fakat bu işin arkasında o kadar büyük bir emek var. Yani bir şeyi sunarken onun havasını atmayın çünkü sizi oraya hazırlayan müthiş bir ekip var. O müthiş ekibin değerini vermeye çalışın ve o yükü taşıdığınızı hissedin. Ben hep bu düşünce ile ekrana çıktım. O da başarıyı getiriyor açıkçası.’’ şeklinde konuştu.