Özel haber / Batuhan Ersek

“Ayrılan ödenekler çiftçimize dağıtılsın. Tarım bizim kırmızı çizgimiz” diyen İYİ Parti Meclis Üyesi Gizem Arda, Belediye’yi göreve çağırdı.

İYİ Parti Karacabey Belediye Meclis Üyesi Gizem Arda, Karacabey’in ülke tarımı için büyük öneme sahip bir ilçe olduğunu, ancak hizmetler bakımından ‘üvey evlat muamelesi’ gördüğünü söyledi. Çiftçiye hükümet tarafından gerekli desteğin verilmediğini iddia eden Arda, “Çiftçi mağdur ediliyor. O nedenle Karacabey Belediyesi’nden çiftçi mağduriyetini gidermek için uzun vadede yapmayı planladığı ve acil olmayan projelerin bir nebze ötelenmesini, bu projelere ayrılan ödeneklerin de çiftçilere dağıtılmasını talep ediyoruz.” diye konuştu.

İYİ Parti Karacabey Belediye Meclis Üyesi Gizem Arda, konuyla ilgili şu ifadelere yer verdi: “Nüfus bakımından Bursa’nın 5. büyük ilçesi konumunda olan Karacabey’imiz, Bursa’ya 70 kilometre, Ankara’ya ise 460 kilometre uzaklıkta. Aslında hizmetlere yakın ama üvey evlat muamelesi ile de bir o kadar uzak bir ilçedeyiz maalesef. Toprakları yüksek verimli Karacabey Ovası’nda en çok buğday, domates, soğan, arpa, mısır, fasulye, bezelye, karpuz, pancar, ayçiçeği gibi ürünler yetiştiriliyor. Ayrıca sebzecilik ve meyvecilik öncü bir ilçe olan Karacabey’imiz, hayvancılık ile beraber hayvansal ürünleriyle de nam salmıştır. Öyle ki ilk olarak ilçemizde yapılan ve bu adıyla anılan “mihalıç peyniri” Karacabey’in eski adı olarak kullanılmıştır. Yazları pazara gittiğinizde, “Karacabey domatesi” yazısını yurdun dört bir yanında görmeniz mümkündür veya “Karacabey soğanı geldi” diye müjdeler duymanız kaçınılmazdır. Çünkü ürünleri, adıyla özdeşleşmiş bereketli topraklara sahip güzel mi güzel bir ilçeden yani Karacabey’den bahsediyoruz. Tarımsal üretimde önde gelen bölgelerden olan Karacabey, Bursa’nın 1/100000 ölçekli planlarında tarım ve tarıma dayalı sanayi üretim alanı olarak gösteriliyor. İlçe, özellikle salçalık domates üretimi ile öne çıkıyor. Türkiye salçalık domates üretiminin yüzde 40’ını karşılayan Karacabey, yerli ve yabancı şirketlerin yaptıkları yatırımlarla tohum sektörünün merkezi olma yolunda da ilerliyor. Tarım ve hayvancılıktan bu kadar konuştuğumuz Karacabey’imizde tarımsal desteklerden, yardımlardan bahsedecek olursak; Geçtiğimiz günlerde Tarım Bakanımız Bekir Pakdemirli’nin açıklamasından sonra tarım üreticilerine yardımlar yapılmaya başlandı. Evet yapıldı yapılmasına da, 2020 Mart ayında yapılan bu destekler aslında 2019’un yardımlarıydı ve bu desteklemeler de belirli bedellerin kesilmesi sonucu eksik olarak ödendi. Anlayacağınız çiftçi yine mağdur, yine mağdur. Ülkemiz Covid 19 nedeniyle zor günlerden geçerken, yapılan ödemelerin bir nebze arttırılmasını, yardım tutarının yükseltilmesini, tarım konseylerinin kurulmasını beklerdik ancak destek beklentileri bir yana, ödemelerde bir de kesinti yapıldığını öğrendik. Bu çok acı bir durum. Karacabey’in sesi olmak için çıktığımız bu yolda vatandaşlarımızın tüm sorunları ile birebir ilgileneceğiz. Sadece eleştiren bir muhalefet değil, sorunlara çözüm önerileri getiren yapıcı ve vatandaşa her daim faydalı olabilecek çalışmalarla daima sahada olacağız. Bu nedenle yukarıda değindiğimiz çiftçi mağduriyetini gidermek için Belediyemizin uzun vadede yapmayı planladığı ve acil olmayan projelerin bir nebze ötelenmesini, bu projelere ayrılan ödeneklerin çiftçilere dağıtılmasını talep ediyoruz. Bu şekilde tüm dünyayı ve yurdumuzu esir alan Covid 19’un yaratacağı kıtlık riskinden bir nebze olsun kurtulmuş, çiftçimizi desteklemiş ve geleceğimizi rahatlaşmış oluruz. Ayrıca Tarımpark olarak yapılan ve kiralanan yerlerden bu süreç göz önünde bulundurularak çiftçilerimize ek destek sağlamak adına edindikleri yerleri bir süreliğine bedelsiz kullanma hakkı tanınması gerektiğini düşünüyor ve belediyemizden bu yönde çiftçimize destek vermesini istiyoruz. Genel Başkanımız Meral Akşener’in de dediği gibi; 'Tarım bizim kırmızı çizgimiz.' ve bizler tarımı, çiftçimizi korumak için elimizi değil tüm benliğimizi taşın altına koymaya hazırız. Karacabey İYİ olacak, çiftçinin yüzü gülecek."