.

Bundan tam 8 yıl önce Bursa’da yapılan bir kongre; bana çok yeni bir meslek, birçok kavram ve de önemli bir gelecek planlaması ile tanışma olanağı vermişti. Ve de ortam ve zaman ne olursa olsun “umut her zaman var olmalı” dedirtecek pozitif bir görüşe de sahiplenmemi sağlamıştı.
Merinos’ta bulunan Atatürk Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen 3.AR-GE Proje Pazarı’nın ilk günündeki bir oturumda tanıştığım fütürist Alphan Manas, bana yaşadığımız dünden, yaşayacağımız bugün ve yarınlara ulaşan köprüye dair yaratıcı fikirler de vermişti.
Dünyaca ünlü tasarımcı ve digital guru Valeria Casey’i dinlemek için gittiğim oturumda konuşan Türkiye Fütüristler Derneği Kurucusu ve Onursal Başkanı Alphan Manas’ı dinlerken, ülkemizde birçoğumuzun haberi bile olmayan bazı güzel şeylerin planlanmakta olduğunu da anlamıştım.
Konu: gelecek, tasarım ve AR-GE olunca tabii ki ilgi çekiyor. AR-GE Proje Pazarının ilk oturumunda söz alan Alphan Manas, dünyanın gelecek senaryolarına yönelik akılcı bilgiler sunmuştu. Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından düzenlenen organizasyonun, işte bu yönü ile birçok kişiye ve bana geleceğe dair umut dağıttığını söyleyebilirim.
Yıllar geçti. Ben hala o toplantıdaki umutlarımı koruyorum ve bir gün her şeyin daha güzel olacağına dair beklentilerimi içimde taşıyorum. “Umut her zaman vardır” diyerek…
HOLLANDA TARIMINDA FÜTÜRİZM GERÇEĞİ
Bugün fütürist Alphan Manas’ın tarım konusundaki bir görüşünü sizlerle paylaşmak istiyorum. Görüşler bir tarım kenti kimliği de olan Bursa’yı da ilgilendirmesi açısından bana çok ilginç gelmişti o tarihlerde…Gerçi şimdi de değişen bir şey yok bu görüşlerin özünde… Alphan Manas: ”Ben gıda üretimi konusunda gelecekten çok ümitsiz değilim. Global gıda üretiminin 2030 yılındaki dünya nüfusunu beslemesi için yüzde 40 civarında, 2050 yılındaki nüfusu beslemesi için de yüzde 70 artması gerekiyor. Yeni ve farklı metodlar kullanılarak bu kolayca sağlanabilir. Tarım; topraksız ve az sulu (havadaki nemin suya çevrilmesi yöntemi ile) yapılabilecek. Ama Türkiye bu konuda en şanslı ülkelerden biri olmasına rağmen, bunu kullanamıyor. Hollanda ile Türkiye’yi karşılaştırdığımızda; bu çok daha net görülüyor. Hollanda’da 949 bin hektar, Türkiye’de 24 milyon 674 bin hektar tarım arazisi var. Hollanda’nın ekilebilir arazisi, Türkiye’nin 26’da biri yani…Ama buna rağmen Hollanda; Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise ABD’den sonra ikinci büyük tarım ürünü ihracatçısıdır. Hollanda tarımsal ürünlerinin yüzde 60’ını ihraç ettiği halde, alanında Dünya ikincisidir. Tarımda kullanılan yöntemlerin çoğu fütürizm ürünüdür.” diyerek sıra dışı tespitini yapmıştı.
Bu oldukça farklı görüşleri ile ülkemizin tarımını yönetenlere büyük bir mesaj veren Fütüristler Derneği Onursal Başkanı Alphan Manas’ın şu önemli sözünü de bir yere yazdım ve hiç unutmuyorum: ”Sadece düne ve bugüne bakanlar, geleceği ıskalarlar”.

 

FÜTÜRİST KİMDİR VE NE DÜŞÜNÜR ?
Şimdi konunun başına dönüyorum. Fütürist’lerin kimler olduğunu, neler yaptığını, neler yapacağını bir kez daha gözden geçirelim isterseniz.
Gelecek senaryoları üzerine düşünen ve geleceğe dair öngörülerde bulunan kişilere fütürist deniyor. Fütürist olmak için herhangi bir eğitim almak ya da ön koşul gerekmiyor. Sadece gelecek ile ilgili bol-bol senaryo yaratmak, hayaller kurmak ve bunları paylaşmak fütürist sayılmak için yetiyor.

Dünyada ve ülkemizde fütüristler örgütlenmiş durumda…Dünyada World Future Society (www.wfs.org), ülkemizde de Fütüristler Derneği (www.futurizm.org) işin başındaki STK’lar olarak faaliyetlerini sürdürüyorlar. Bu oluşumların fikirlerine, dünyadaki çeşitli düşünce ve strateji geliştirme platformları oldukça ilgi gösteriyorlar. Hatta bazı hükümetler bile…
Evet…”Dünden bugüne geldik, bugünden de yarına akacağız” eğilimi yerine “Önce geleceği tasarlayacak, ondan sonra bugüne gelecek ve adım-adım geleceğe doğru planladıklarımızı gerçekleştireceğiz ”yaklaşımı size de uygun geliyor ise…O zaman; siz de bir fütüristsiniz…Kabul edin gerçeği…Siz de geleceği planlayan şanslı insanlardansınız.
Dünyanın en ünlü fütüristlerinden biri olan Alvin Toffler, eşiyle birlikte yazdığı “Zenginlik Devrimi” isimli son kitabında gelecekteki öngörülerini şöyle anlatmış: ”Gelecekte tek servet: bilgi olacak. Olmaya da başladı zaten…Çünkü bilgi rakipsiz, bilgi azalmıyor ve aksine giderek çoğalıyor. Bilgi soyut; ona dokunamıyor, vuramıyor, koklayamıyor ama onu kullanıyorsunuz. İşte gerçek servet budur”.
Örneklerde ve anlatılanlarda da görüldüğü gibi, dünya artık yeni bir akımla tanıştı. Para, petrol, altın, döviz gibi elle tutulabilir değerler yerine soyut bir servetten yani bilgiden bahsediliyor. Gelecek okur yazarı olarak yorumlanan fütüristlere de ilgi bu yüzden artıyor.
Haydi hayırlısı…Bilgi; artık her şeyin önüne mi geçiyor yoksa…
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
ÖZLÜ SÖZLER: Başarı; her şeyi temizleyen altın yaldızlı bir alevdir. (Emile ZOLA)


TERMİNAL OTOPARK’INDAKİ ÇİLEYE BİR ÇÖZÜM ŞART..!
Temeli 13 Aralık 1995’te atılan Bursa Şehirlerarası Otobüs terminali tam 23 yıldır bu kente hizmet veriyor. Verilen hizmetin kalitesi anlamında zaman-zaman çelişkili açıklamalar yapılsa da; Bursa Terminali kentimiz için önemli bir boşluğu ziyadesiyle dolduruyor.
Günde 800 otobüs seferinin yapıldığı ve yine 24 saat içinde 30 bin kişinin seyahat ettiği Bursa Otobüs Terminali, özellikle Pazar günleri dolup-dolup boşalıyor.
Kötü hava koşulları nedeniyle İstanbul yolcularının feribotları kullanamadığı günlerden biri olan geçtiğimiz Pazar günü, bende Bursa Otobüs Terminali’nden bir yolcumu uğurladım.
Ama tam anlamıyla bir rezaletle karşılaştığımızı söyleyebilirim. Saat 14.15 gibi geldiğim Otobüs Terminali’ne, her 2 kapıdan da aracımla bir giriş yapamadım. Oluşan uzun kuyruklar nedeniyle tampon-tampona ilerleyerek otoparka 30 dakikada girebildim. Adeta koştura-koştura ve otobüs kalkış saati olan 15.00’ e tam 2 dakika kala yolcumuzu otobüse bindirebildik.
Bursa Şehirlerarası Otobüs Terminali otoparkı, yoğunluk nedeniyle devre dışı kalmıştı Pazar günü…Yaklaşık 500 araç kapasiteli otoparka girebilen şanslı araçlar, ne yazık ki burada da bir hayal kırıklığı ile karşılaştılar ve araçlarını park edecek yer bulamadılar. Otopark içinde defalarca dönüp-dolaşarak park yeri arayan araçlar, zaman-zaman trafik kazası yapma riski ile de karşılaştılar.
Kısacası; geçtiğimiz Pazar günü Bursa Terminali otoparkında kelimenin tam anlamıyla bir kaos yaşandı. Otobüsünü kaçıranlar da oldu, görevliler ile tartışanlarda…
Bu işe bir çözüm bulunmalı…Belki Bursa Büyükşehir Belediyesi, otopark içinde sıkışıklık yaratan inşaatlarını bir an önce tamamlayarak, en azından 30-40 araçlık yeni park alanları yaratır da sorun bir nebze azalır.
Sorunu resmi yetkililerin dikkatine sunarken, ilk 25 dakikası ücretsiz hizmet veren otoparkın özel sektör tarafından çalıştırıldığını da dikkatinize sunmak istiyorum.
Bakalım bir çözüm yaratılabilecek mi bu konuda..?