Romatoloji Uzmanı Dr. Yüksel Karakoç, gut hastalığının erkeklerde sık gözüken birkaç romatizmal hastalıktan biri olduğunu söyledi.

Gut hastalığının, kırmızı ve beyaz et ihtiva eden besinleri sık tüketen, kısaca zengin, varlıklı dediğimiz kişilerde daha sık gözüktüğünü ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Romatoloji Uzmanı Dr. Yüksel Karakoç, "Ayrıca gut hastalığı erkeklerde sık gözüken birkaç romatizmal hastalıktan biridir. Bilindiği üzere romatizmal hastalıklar genellikle kadınlarda daha sık gözükmektedir. Gut hastalığı ise kadınlarda genellikle menopozdan sonra gözükmektedir. Vücuda giren her maddenin işlevini gördükten sonra bir şekilde vücut dışına tekrar atık madde olarak çıkarılması gerekir. Et gibi protein içeren besinlerin atık maddelerinin vücut dışına atılabilmesi ancak ürik asit oluşumu ile mümkün olmaktadır. Karaciğerde oluşan ürik asit, böbreklerden idrarla vücut dışına atılmaktadır. Ürik asidin kan düzeyinin yükselmesi için ya karaciğerden aşırı miktarda üretilmesi veya böbrekten idrara geçirilmesinde bir bozukluk olması sebebiyle dışarı atılamamasından kaynaklı birikme oluşur. Gut hastalığına yakalanan insanların çoğunda genelde bu ikinci sebep yani idrarla atılımında bir bozukluk söz konusudur" diye konuştu.
Etli gıdalardan zengin bir akşam yemeğinin yanında rakı, bira gibi alkollü içecek alındıktan sonra yatağa giden kişinin sabaha karşı ayak başparmağını ayağa bağlayan ekleminde şiddetli bir ağrı ile uyanabileceğini belirten Karakoç, "Parmak kızarır giderek şişer ve hastalanan kişi yere basamaz hale gelir. Ağrı o kadar şiddetli olabilir ki, kişi acil servise gitmek zorunda kalabilir. Hastadan bu klinik öyküyü alan ve ayak başparmağını bu şekilde gören bir hekim hastalığa teşhis koymakta zorlanmaz. Gut hastalığında ayak başparmağında iltihaplanma tipik olmakla birlikte ayağın her yerinde iltihaplanma olabilir ayrıca bazen dizlerde, dirseklerde el parmaklarında da romatoid artrit benzeri iltihaplanmalar da oluşabilir. Gut hastalığı erken teşhis edilmez ve ürik asit miktarındaki artış düşürülmezse maalesef ürik asit eklemlerin içinde, ekleme komşu yumuşak dokularda, kemik çıkıntılarında kıkırdak yüzeylerinde (kulak kıkırdakları dahil) birikmekte ve o bölgelerde şişliklere ve hasara neden olmaktadır. bazen dirseklerde biriken bu ürik asit şişliklerinin tebeşir gibi dışarıya çıktıkları gözükebilir. Öyleyse bu hastalarda yükselmiş ürik asidin düşürülmesi gereklidir. Çünkü bu hastalıkta esas önemli olan nokta burasıdır. Hastalarımız iltihaplı eklemi iyileştikten sonra tekrar doktora gelmeyi kesmekte ve bir daha oluşacak atağa kadar iyileştiğini sanmaktadırlar. Oysa ürik asidin kanda makul seviyelerde tutulması daha sonraki oluşacak hem atakları azaltmakta hem de tofüslerin birikimini azaltmaktadır" dedi.
Bol miktarda sebze ve meyve tüketilmesi gerektiğini belirten Karakoç, "Çoğu sebze ve meyve idrarı alkalileştirir yani idrar asitliğini azaltarak ürik asidin çökmesini zorlaştırır. Erik, kuş üzümü, kızılcık gibi idrarı daha asidik yapan meyveler pek önerilmez fakat muz, kiraz, kavun gibi idrarı daha alkali yapan meyveler bolca tüketilebilir. Portakal suyu ve c vitamini içeren besinler yapılarında asit içermelerine rağmen vücutta metabolize edildikten sonra alkali ortama neden oldukları için bol tüketilmeleri gut hastalığına iyi gelmektedir. Çay, kahve ve şeker içeren gıdalar idrarı asitleştirdikleri için kısıtlanmaları tavsiye edilir. Çikolata yenmesinde bir sakınca yoktur. Yediğimiz ve içtiğimiz gıdalar dışında ürik asit yüksekliğine sebep olan bir diğer durum bazı ilaçların yan etkileridir. Özellikle kalp damar hastalıklarının tedavisinde yaygın olarak kullanılan düşük doz kan sulandırıcı aspirin ve tansiyon tedavisinde kullanılan bazı idrar söktürücü ilaçlar ürik asidi yükseltebilmektedirler" diye konuştu.