Mudanya sahilinde hafta sonunda yürüyüş yaptım.

Bir bölümü hariç, pandemi yüzünden bir süredir uzak kaldığım ve yeni düzenlemeler yapılan sahil bandının durumunu yakından görmek istedim.

İkiz Kayalar denilen mevkiden itibaren, yarım ada ismi verilen dolgu alanına dek yürüdüm.

Valla açık söylemek gerekirse, isteyen üzerine alınsın ve kusura da baksın, bu kadar bakımsız bir sahil, bu güzelim ilçeye hiç ama hiç yakışmıyor.

Bol oksijenli havasının tescil edildiği, Girit evleriyle, doğasıyla, tarihiyle özel bir konuma sahip Mudanya'da sahildeki görüntüler hiç hoş değil.

İkiz Kayalar'daki gelişigüzellik, kirlilik o güzel manzaraya gölge düşürüyor.

Gün batımını izlemeye gelenler, sağa sola dağılmış atıkların, çöplerin içerisinde kalıyorlar.

Güvenlik noktasının yanına yapılan tuvaletler pis. Açık duran kapılarından yayılan koku, deniz kokusunu bastırıyor.

Dalgakıran mevkiine gittiğimde, küçücük Coşkunöz Plajı'nın halini gördüm.

Buradaki büfe, çay bahçesi gibi bu plajı resmen işgal etmiş. Kumların üzerine masalar sandalyeler konularak, neredeyse alanın yarısı kaplanmış. Zaten girişinde de masa ve sandalyeler var, yürümek isteyenlerin geçişi bile zor oluyor.

Girit evlerinin ve yalıların olduğu sokağı bilenler bilir, her zamanki gibi buradaki kafe ve restoranlar da, bütün sokakları sahiplenmiş vaziyette.

Kamuya ait alanlara koydukları masa ve sandalyeler ile halkın hakkını resmen gasp ediyorlar. Rahatça durup denizi izleyemiyorsunuz. Yıllardır aynı, halen değişen bir şey yok.

Mütareke Meydanı'nı geçtikten sonra, biraz ileride sizi deniz manzaralı bir tuvalet karşılıyor!

Evet, yanlış okumadınız, Büyükşehir buraya yaptığı sahil düzenlemesinde, aşağı plaj kısmında bulunan küçük tuvaleti, üstteki çay bahçesinin dibine, insanların yürüdüğü yere, büyük boyutlarda kondurdu. Hem yürümeyi hem de görüş alanını engelliyor.

Kordon boyunca çok iç açıcı manzaralar yok. Denizin ve havanın güzelliği dışında.

Restoranların başladığı kısımda deniz kenarına yapılan gölgelikler vardı. Poyrazın şiddetiyle bazıları düşünce, tehlike arz ettiği için hepsi kaldırılmıştı.

Onların yerine daha şaheser bir şey konmuş! Aydınlatma direklerinin üst kısımlarına saksıda çiçekler yerleştirilmiş. Bunlar nasıl sulanır, bakımları nasıl yapılır. Sanırız, poyrazla birlikte savrulacak tuzlu deniz suyuna güveniliyor!

Akıl dışı uygulamayar var anlayacağınız.

Bu kısımda ahşap görünümlü plastik yer döşemeleri de ara ara kırılmış, sökülmüş, çirkin görüntüler ortaya çıkmış.

Bu sahil düzenlemesi ilk yapılırken de eleştirmiştim. Sıra sıra banklar yerine, küçük küçük kamelyalar konulabilirdi. Poyraza ve ilçenin koşullarına uygun daha farklı dokunuşlar yapılabilirdi.

Kordon boyunca yer yer kondurulan büfelerin etrafına tabure ve masalar atılması da karmaşa yaratıyor. Buna da bir dur diyen yok herhalde.

İskeleye kadar durum aynı. İskeleden sonrası ise ayrı bir kaos!

İnsan kalabalığı, trafik yoğunluğu çok fazla.

Budo ile gelen ve giden yolcular, otomobilleriyle uğurlayıp karşılayanlar, peşpeşe kalkan otobüsler, inen binen yolcularıyla minibüsler, özel araçlar burada kilit oluşturuyor.

Ulaşım, trafik, otopark sorunu da çözülemedi bir türlü.

Meydan düzenlemesi yapılıyor şimdi, bakalım nasıl olacak. Sahil düzenlemesine benzerse yazık edilir!

Montania Oteli geçtikten sonraki kısımda da aynı bakımsızlık devam ediyor. Buradaki plajda tek fark, iki adet duş konulmuş sadece o kadar.

Yıldıztepe'den Güzelyalı'ya, Altıntaş'a kadar hemen her yer böyle.

Tarihi özelliğiyle ünü sınırları aşmış Tirilye'ye de gereken özen gösterilmiyor. Oranın da sahili içler acısı halde. Kumyaka da ona keza.

Ege kıyılarını, güneyi, dünyanın çeşitli kentlerini düşününce, onca güzellik, değer barındıran ilimiz, ilçemiz neden bu halde diye sorgulamadan edemiyor insan, üzüntü duyuyor açıkçası.

Gemlik sahilleri, plajları da farklı değil.

Oturma gruplarının betonlarını mavi renge boyamakla estetik dokunuş olmaz. İş yapmış görünmek için serpiştirilen bir parça yeşillik de yetmez.

Övünülen estetik dokunuş buysa yerinde kalsın.

Sahilin eski doğal hali çok daha güzeldi.

Bir şey yapılacaksa, açarsın bir yarışma, en iyi projeyi seçer uygularsın.

**********

Günün Sözü

“Hangi düşünceden

olursanız olun,

bir fikri, bilgiye dayanarak

savunmalısınız.”