Yaklaşık üç aydır bugünlerin hayalini kurarak sabırla bekliyorduk.

Her ne kadar dün 1 Haziran özgürlükler günü başlangıcı gibi algılansa da tedbiri asla elden bırakmamalıyız.
Hatta eskisinden de sıkı bir karantina uygulaması yapmalıyız.
Çünkü 1 Haziran-1 Temmuz arası çok önemli.
Görünmeyen düşmanın her an saldıracakmış gibi fırsat kolladığını hem kendiniz hem de sevdiklerinizin yaşamı için önemseyin.
Sakın gaza gelip karantinadan vazgeçmeyin.
Evet haklısınız çok sıkıldınız, çok bunaldınız hatta pek çoğumuzun ekonomik durumu sarsıldı.
Vurgulandığı gibi hiç bir şey artık eskisi gibi olmayacağına göre bundan böyle yaşam şeklimizi 2 metreye yani maske ve sosyal mesafe kurallarına göre konsantrasyonumuzu ısrarla sürdürmek zorundayız.
Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Levent Yamanel'in ifade ettiği gibi:
"Bu virüs yayılmayı çok seviyor. Maske, sosyal mesafe, hijyen ve mümkün olduğunca kalabalık ortamlarda bulunmamaya özen göstermek yeni normalimiz olmalıdır"
Gerçekten de böyle olmalı.
Bundan böyle kontrollü sosyal yaşamı benimsenmeliyiz.
Çünkü sadece kendi sağlımızı korumak için değil sevdiklerimizin sağlığını da korumak adına yeni kuralların alışkanlık edinilmesi hayati önem taşıyor.
Nitekim virüs bir yere gitmiş değil.
Takip ediyorsunuzdur Covid-19 salgınına maruz kalmış yeni, yeni vakalar tespit edildiği gibi ölümler sürüyor.
Pazartesi itibarıyla tüm yurtta süreç normaller benimsenerek hafifletiliyor olsa da sosyal mesafe kuralını uygulamaktan vazgeçmemeliyiz.
Salgının yeterince dikkate almayan dostlarınız maske takmaya devam ediyorsunuz, tokalaşmıyorsunuz, kucaklaşmıyorsunuz diye gönül koyabilir.
Asla taviz vermeyin.
Sosyal yaşam kurallarını uyguluyorsunuz diye karşınızdaki insanın gönül koyması değil sizin ve sevdiklerinizin sağlığının önemli olduğunu unutmamalısınız.
Karşınızda yayılmak için fırsat kollayan bir virüs olabileceği hep aklımız da olmalı.
Her daim şüpheci değil ama kontrollü olmak aynı zaman da hata yapmamızı maksimuma indirgeyecektir.
Zira süreçte bir kez daha gördük ki, sağlık olmayınca gerisi tamamen teferruattan ibaret.
Bu gerçekten hareketle sağlıklı günlere daha çabuk ulaşmak için kurallara uyalım uymayanları inceltmeden uyaralım.
Unutmamamız gereken bir husus da sağlıklı ve de güzel günlerin bizleri bekliyor olmasıdır.

X X X X

Sahillerde yetki kargaşası bitecek mi?

5216 sayılı Büyükşehir Yasası'nın yürürlüğe girmesiyle büyükşehir belediyesi sınırlarının il mülki sınırına dahil edilmesi, belediyecilik devrimi olarak nitelendirilmişti.
Bu kapsamda ilçe belediyelerinin bazı hizmet sorumluluğu büyükşehir belediyesine geçmişti deniz ve göl sahilleri de.
Yasanın uygulamaya başladığı yıllardan bu yana özellikle kentimizin en önemli sahil bölgeleri Gemlik'in Kumla ve Kurşunlu plajlarında yaşanan yetki tartışması, hizmetlerinde aksamasına neden olduğu gibi vatandaştan gelen yoğun şikayet konusu oluşturuyordu.
Aynı durumla bu yıl da karşılaşılmaması adına Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, 8 ay önce büyükşehir belediyesine talepte bulunduğu teklif son yapılan büyükşehir belediye meclisi toplantısında karara bağlanarak 35 kilometreyi bulan Kumsaz, Gemsaz, Kumla, Karacaali ve Narlı sahillerinin zabıta, temizlik, bakım-onarım, cankurtaran hizmetleri ile çevre düzenlemesi hizmeti ilçe belediyesine verildi.
Bu değişim pek çok kişiye göre göreceli bir bakış açısı oluştursa da talebin Gemlik Belediyesi'nden gelmesi ilçe belediyesinin ekstra üstlendiği sorumluğun üstesinden gelebilecek anlamı taşımaktadır.
Nitekim, hafta sonu Gemlik Belediyesi'nin iş makineleri Kurşunlu ve Kumla plajlarında çalışmalara başlamış.
Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan gelişmeyi, yaz aylarında Gemlik sahillerini tercih eden yurttaşlara daha hızlı hizmet götürecek, taleplere daha hızlı cevap vereceklerini söylüyor.
Haydi hayırlısı...