Bursa, bir sanayi anakenti olduğu kadar sahip olduğu iklim ve toprak koşullarıyla ülkemizin ender tarım yörelerinden de biri.

Türkiye sofralık zeytin üretiminin %40’ı, şeftali üretiminin %28’i, sofralık siyah incirin %80’i, çilek üretiminin %19’u, domates üretiminin %11’i, biber üretiminin %15’i, bezelye üretiminin ise %50’si Bursa’da gerçekleştirilmektedir.

Salgın ve salgın kapsamında dünya çapında alınan önlemlerin damga vurduğu yılın ilk 3 çeyreğinde birçok sektör durağanlık ve daralma yaşarken, tarımdaki dış satım artışı dikkat çekmekte.

Bursa tarımı da bu bağlamda salgından en az etkilenen illerin başında gelmekte.

Salgıntüm dünyayı etkisi altına aldığından, hastalığın aşısı çıkıncaya kadar bütün ülkelerde olduğu gibi Türkiye’ de kısıtlama önlemlerini sürdürmek zorunda kalsa da tarım, bundan en az etkilenen tarım sektörü.

Bursa, coğrafik yapısı, iklim koşulları ve su zenginlikleriyle tarım konusunda önemli bir potansiyeli barındırmakta.

Gelişmiş ülkelerin, gıda güvenlikleri ve geleceklerini garantiye almak için olağanüstü çaba harcadığı, toprağa düşen tohumdan kaliteli ve güvenli ürün üretiminin stratejik öneme sahip olduğu günümüzde Bursa, bu özelliğini korumak ve hatta daha da geliştirmek zorunda hiç kuşkusuz.

* * *

Olağanüstü dönemlerden geçtiğimiz bu süreç, pek çok sektörü derinden etkilerken tarımı da etkiledi kuşkusuz az da olsa ama bu arada tarımın daha da önem kazanmasını sağladı.

Salgında güvenli gıdanın ve tarımsal üretimin değeri anlaşıldı.

Açıklamalar ve raporlar, ülkemizdeki pek çok sektöre dışsatımanlamında olumsuz yansırken, tarım dış satımı sürekli artış gösterdi.

Sektör temsilcileri bu artışı, Türkiye’nin salgın çerçevesinde dış ticarette başta lojistik ve tedarik zinciri ayaklarında olmak üzere aksama yaşanmaması için gereken önlemleri zamanında almasına, kendi insan kaynaklarıyla hasadını gerçekleştirebilmesine, insanların bu süreçte gıdaya daha fazla yönelmesine bağlıyor.

Ancak, Bursa olarak da, ülke olarak da potansiyelimizi daha iyi değerlendirmemiz gerekiyor.

Tarımsal üretimin daha nitelikli hale gelmesi için özellikle parsel sorununun çözülmesi, arazi toplulaştırmalarına hız verilmesi, sektörün disipline edilmesi, denetimin artırılması ve profesyonel yöntemlerin benimsenmesi ve uygulanması gerekiyor.

* * *

Salgın süreci kuşkusuz tarım sektörünün önemini net bir şekilde ortaya koydu.

Tüm dünyada gelişmiş ekonomiler rekor oranlarda daralma yaşarken,Türkiye’de ise daralma nispeten tarım sektöründe yaşanan üretim ve dışsatım artışıyla kısıtlı kaldı.

ON TV ekranlarında Cuma akşamları canlı olarak gerçekleştirdiğimiz Yeni Bakış programının konuğu geçtiğimiz Cumaİnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik idi.

Başkan Çelik’e hem İnegöl ve Bursa’da salgın sürecindeki tarımın durumunu hem de bu yılki üretimi konuştuk.

Başkan Sezai Çelik, salgının kırsal kesimi fazla etkilemediğini, bu yıl üretimde büyük sorun yaşanmadığını belirtti.

Salgın sürecinde devlet desteklemelerinin genişletildiğini, ancak biriken borçların geri ödenmesinde yaşanan ve yaşanacak olan sıkıntıların giderilmesi için uzun vadeli, (5 yıllık) bir ödeme planı için odalar olarak hükümetten talepleri olduğunun altını çizdi.

Pazarlamada doğan kimi sorunların çözümü için de üretici birlikleri ve kooperatifleşmenin önemine vurgu yaptı ve bu konuda odalar, özellikle İnegöl Ziraat Odası olarak üreticinin örgütlenmesi konusunda önemli çalışmalar içinde olduklarını belirtti.