Dünya bir yandan koronavirüs salgını ile mücadele ederken, diğer yandan da yaşamın bir parçası olan ticaretin sürmesi için türlü seçenekler arıyor.

İnsanoğlunun jeopolitik somut tehditlere odaklandığı bu günlerde, hesaba katmayıp boşladığı bir düşman, bugün dünyaya kendi düzenini dayatıyor.

Covid-19 salgını dünya toplumunu, karantina, izolasyon, sosyal mesafe ve sokağa çıkma kısıtlamalarıyla örülü bir salgın düzenine adapte olmaya zorluyor.

Türkiye ekonomisinin temel dinamiğini oluşturan KOBİ’lerin de bu zor süreci en az hasarla atlatmak için e-ticarete daha çok yöneldiği görülüyor.

Öyle ki, son aylarda e-ticarete başlamak isteyen KOBİ sayısı yüzde 50 artış gösterdi.

Bu kapsamda e-ticarete rağbet gösteren bir başka önemli veri ise gıda, market, temizlik, dezenfektan, kitap, oyuncak, küçük ev aletleri ve çocuk tekstili kategorilerindeki e-ticaret sitelerinin satışlarının da yüzde 200 arttığı görülüyor.

Buna koşut da Ticaret Bakanlığı KOBİ'ler için dış-satım seferberliği için dijital ortam konusunda desteğini sürdürüyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, devlet tarafından verilen destek, hibe ve teşvikleri bir web sitesi ile tek çatı altında topladıklarını açıkladı.

Yatırım yapmak, iş fikirlerini hayata geçirmek isteyenlerin www.yatirimadestek.gov.tr adresini ziyaret edebileceğini ifade eden Bakan Varank, “Kamu kurum ve kuruluşlarımızın 241 farklı desteğine tek tık’la ulaşabilirsiniz” diyor.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), salgın döneminde üyelerinin dış ticarette yol haritasını belirlemek üzere webinar toplantılarını sürdürdü.

* * *

Doğal olarak zaten dünyanın dijital ortama yöneldiği bu süreçte salgın bunu hızlandırmış görünüyor.

2003’teki SARS bugünkü Covid-19 salgınıyla kıyaslanmayacak kadar az can kaybına yol açmasına karşın, dünya ekonomisine 50 milyar dolar zarar vermişti.

2012’deki MERS 2019 yılına kadar 2 bin 494 belirlenen vakaya oranla 858 doğrulanmış can kaybı ile ölümcül olduğunu kanıtlamıştı.

Ancak bilim insanları, düşünce kuruluşları ve istihbarat örgütleri tarafından hazırlanan onca rapora karşın uluslararası toplum kapıyı çalan bu tehlikeyi görmezden geldi.

Dahası bilim insanları, olayın Covid-19’la sınırlı kalmayacağını her üç ya da beş yılda bir yeni salgınlara hazırlıklı olunması gerektiği uyarısında bulunuyor.

Bu da ticaretin sürmesi için değişik yolların aranması çabalarını hızlandırıyor.

* * *

Dünya, şimdi salgını durdurmak için alınan önlemlerin ardından üretimin çarklarını harekete geçirmenin yollarını arıyor bütün seçenekleri zorlayarak.

Sunum ve istem şoklarının, başta petrol olmak üzere eş zamanlı olarak bu düzeyde deneyimlenmediği bir krizin içerisinden geçiyoruz.

2. Dünya Savaşı’nın galipleri ve nükleer silah sahipleri odaklı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin, öldürücü bir virüs salgını dünyayı sararken çözüm üretemeyecek durumda olması ise, Türkiye tarafından uzun süredir gündeme getirilen “Dünya 5’ten büyüktür” tezinin bir kez daha sağlamasının yapıldığı bir deneyim de oldu aslında.

Türkiye, 2. Dünya Savaşı’ndan beri ilk kez, küresel düzeydeki bir yeniden yapılanma sürecinin merkezinde yer alma fırsatı elde etmiştir.

Ne ki, salgın uluslararası toplumda yeni bir düzen arayışını beraberinde getirirken, mevcut anlaşmazlıkların ve jeopolitik çatışmaların bir an için olsa bile rafa kaldırılmadığına da tanıklık etmekteyiz.