Korona salgınının küresel ekonomide yarattığı reel şokların başında hiç kuşkusuz turizm ve seyahat harcamalarındaki gerileme geliyor.

Ve bu ikisinden sonra en çok etkilenen alanlardan biri ise kuşku yok ki dış ticaret…

Dünya ticareti 2019’da parlak bir dönem geçirmemişti…

Son verilere göre 2019’da küresel ticaret dolar bazında yüzde 3 gerileme ile 18,9 trilyon dolar olmuştu.

ABD ve Avrupa’nın neredeyse tamamı, dış satımda kayıplar yaşadı. Çin dış satımda yerinde sayarken, Türkiye dış satımını yüzde 2 artırmıştı.

Bu durum 2020 yılının dünya ticaretinde daha zorlu bir yıl olacağının işaretlerini barındırıyordu.

Yılsonunda başlayan küresel salgın da buna eklenince korkulanın fazlasıyla olacağı öngörülmeye başlanmıştı.

Salgının reel olarak tüketim ve yatırımları azaltması, 2020’de dünya çapında dış ticaretin ciddi bir darboğaz yaşayacağı kaçınılmazdı.

Bu salt Türkiye için değil, virüsün etkili olduğu tüm ülkeler için geçerli bir durumdu…

* * *

Türkiye dış satımı da ister istemez bu daralmadan olumsuz etkilenecekti.

Yapılması gereken kısıtlama döneminde dış satımımızı korumak ve kısıtlamaların kalkacağı döneme en iyi şekilde hazırlanmalarını sağlamak olacaktı.

Bu konuda Türkiye gerekli bütün önlemleri aldı…

Çarklar durmadı, durdurulmadı ve salgın koşullarında Türkiye’nin Temmuz ayı dış satımı Haziran’a göre yüzde 11,5 artışla 15 milyar 12 milyon dolar oldu.

Sonraki aylarda da hem 2020’nin en yüksek dış satım değerine hem de toplamda yüzde 84,5, altın hariç ise yüzde 93,9 ile yılın en yüksek dış satımın dış alımı karşılama oranına ulaşıldı.

Yani dış satım koronavirüs salgını öncesi seviyelerini de aşarak 2020 yılının en yüksek değerine ulaştığı ve bugüne kadarki en yüksek ikinci Temmuz ayı rakamı gerçekleşti.

AB ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde 11,9, ABD ekonomisinin yüzde 32,9 küçüldüğü dikkate alınırsa, bu rakamlar Türkiye’nin dış satım değerinin ne kadar önemli ve anlamlı olduğu ortaya çıkıyor.

* * *

Dış satımdaki artışın ve dış ticaretteki olumlu performansın sürmesi için, çabalar arttırıldı.

Bu süreçte Cumhuriyet tarihinin en yüksek Eylül ayı rakamı da yakalandı.

Toplamda 2020 yılı dış satımımız 169,5 milyar dolara ulaştı.

Ulaşılan rakamlar sanayicinin üretmekten vazgeçmediğini gösteriyor.

Aralık ayında dışsatım 11,7 artışla 22,4 milyar dolar, 2020 yılında ise yüzde 4,3 artışla 219,4 milyar dolar oldu.

Yıllık olarak baktığımızda dış satımın dış alımı karşılama oranı 2020 yılında yüzde 77,3 oldu.

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, yeni süreçte dünyanın beklentilerine ve gereksinimlerine uygun kaliteli ve nitelikli ürünler üretmenin Türkiye’yi öne çıkaracağını belirtiyor.

Pınar Taşdelen Engin, “AR-GE ve inovasyon çalışmaları artık olmazsa olmaz durumunda. Önümüzdeki yeni süreçte de inovatif fikir ve yatırımların desteklenmesiyle Türkiye, farkını ortaya koyup, hızla bir yükselişe geçebilir. Bu süreçte gerçekleştirilen bu ihracat rakamı da Türk üreticisinde ve sanayisinde bu potansiyelin olduğunu gösterdi. 2021 yılında da üretimin devamı, yenidünya düzenine uyum sürecinin aynı hızla sürdürülmesi ve Hükümetin, devletin üreticiyi destekleyen yapısal reformları ile inanıyoruz ki Türkiye bu süreçten güçlenerek çıkacaktır” diyor.