Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs (Covid-19) salgını bütün alanlarda olduğu gibi okulların da normal seyrinde başlamasına engel oldu.

Salgın sürecinden dolayı 31 Ağustos’ta uzakta eğitim ile başlayan eğitim – öğretim dönemi 21 Eylül itibariyle ise okul öncesi ve 1.sınfların haftada bir gün yüz yüze eğitim alacağı sisteme geçildi.

Yüz yüze eğitim, ilkokul 1. sınıf öğrencileri için 21 Eylül'de başladı yani.

Bu noktada, diğer sınıfların okula başlayacağı tarih merak edilirken, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, salgının durumuna göre diğer sınıfların da okula gitme tarihinin yeni bir değerlendirme ile belli olacağını açıkladı.

Yani 8. 9. 12. sınıflar başta olmak üzere ortaokullar ve liseler için okulların açılacağı tarih 1 Ekim’e kadarki salgın gelişmelerine göre kararlaştırılacak.

Kademeli bir geçiş yahut ileri bir tarihe de ertelenebilecek…

* * *

Haliyle bu yaşanan belirsizlik durumu aileleri de, çocukları da olumsuz etkiliyor.

Ama burada ailelere büyük pay düşüyor...

Çocukların olumsuz düşüncelere kapılmamaları için ebeveynlere önemli görevler düşüyor.

Ülkemizdeki salgında ilk olgunun resmi olarak bildirildiği 11 Mart gününden bu yana geçen 5 ayı aşkın sürede Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre Kovid-19 tedavisi tamamlananların sayısı 266 bin 117'ye çıktı.

Test sayısı 9 milyon 173 bin 694, vaka sayısı 301 bin 348, vefat sayısı7 bin 445 olarak kayıtlara geçti.

Aktif hasta sayısı 27 bin 786, ağır hasta sayısı 1432, hastalarda zatürre oranı ise yüzde 7 oldu.

Okulların da içinde yer aldığı birçok kurumu ilgilendiren kapanma stratejisi ve diğer önlemler sayesinde salgın eğrisi Nisan ayının sonlarından itibaren aşağıya doğru bükülmeye başlamış, bu durum yeniden açılmanın başlatıldığı Haziran ayına kadar sürmüştü.

Ancak Ağustos ayının ilk günlerinden itibaren yeniden 1000’li rakamların üzerine çıkmaya başladı ve 1700 üzerine çıktı.

* * *

Kuşkusuz konu 18 milyondan fazla öğrenciyi, onların eğitimlerini, sosyal ve psikolojik gelişimlerini, hem kendilerinin, hem başta aileleri olmak üzere yakın çevrelerinin, hem de bütün toplumun sağılığını ilgilendiriyor.

Okulların açılması yahut kapalı olması durumunun COVID-19 salgınına etkisi konusundaki görüşler çeşitli.

Çocukların erişkinlere göre daha büyük bir bölümünün hastalığı hafif yahut belirtisiz geçirdiği bilinmekte.

Ancak çocukların hastalığın toplumdaki yayılımında önemli rolleri olduğu da açık...

Bu nedenle hem çocukların kendi sağlıklarının korunması, hem de COVID-19 salgınının toplumsal yayılımında artışa neden olunmaması için okulların açılması sürecinin nasıl yönetileceği çok önemli.

Sağlık Bakanlığı ve Hükümet bu süreci yönetirken Bilim Kurulu kararları doğrultusunda bir karar verecek ama salgının yayılma hızı kontrol altına alınmadan verilecek bir açılma kararının hastalığın toplum içinde yayılma hızını artırabileceği endişeleri toplumda çokça yaygın.

Bu arada süreç işlerken EBA aracılığıyla uzaktan eğitim sürmekte.

Ne ki, bunda da yoğunluk nedeniyle internet kitlenmeleri yaşanmakta ve öğrenciler mağdur olmakta.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un yoğun talebin kendilerini memnun ettiğini belirtmesi ve internet alt yapısını güçlendireceklerini açıklaması ise yüreklere su serpti.