Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu.
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki,giden sevgililer dönmeyecekler.
Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.
Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden

Yahya Kemal Beyatlı’nın bu muhteşem şiiri ile ruhlarımızı dinlendirelim biraz. Ruh âlemimizin de dinlenmeye nefes almaya ihtiyacı var.  Şiirler, iyi şiirler başlı başına ruhlara ilaç gibi gelmektedir. Ancak iyi şiirlerin de içinde öyle şiirler var ki okudukça insanı kendinden alır, başka başka hallere götürür. Derin tefekkürlere yöneltir. İşte Yahya Kemal’de bu şiir de ölüm âleminiböyle muhteşem bir tarzda anlatmış.

Hem ölümü daima hatırda tutmak, hırslarımıza heveslerimize tutkularımıza yenilmeye yüz tutmuş ruhlarımıza bir destek, bir gıdadır. Yahya Kemal’in veciz ifadelere döktüğü bu ölüm ve sonrası nefsimizin arzu ve isteklerine gem vuracak yegâne bağdır.

Ruh âlemimiz bazen de coşku ile beslenir, aşk ile sevda ile beslenir. Bu gıdayı da eksik etmek doğru olmaz. Yani ruhu sürekli tek bir gıda ile beslemek yeterli değildir, ölçülü bir şekilde hırs, cesaret, aşk hatta merhamette ruhu besleyen temel gıdalardandır.  Ruhumuzu şad etmek için bu gıdaların bazısını da Üstad Necip Fazıl’ın aşağıda ki muhteşem şiirinden alalım. “Utansın..”

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!

Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!

Eski çınar şimdi Noel ağacı;
Dallarda iğreti yaprak utansın!

Ustada kalırsa bu öksüz yapı,
Onu sürdürmeyen çırak utansın!

Ölümden ilerde varış dediğin,
Geride ne varsa bırak utansın!

Ey binbir tanede solmayan tek renk;
Bayraklaşamıyorsan bayrak utansın!

Bu hafta da böyle geçsin. Ruhlarınızı daha da şad etmek için bol miktarda şiir okuyalım. Mehmet Akif Ersoy ile biraz daha coşalım.

Birlik..

Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz.
Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz;

Düşer mi tek taşı sandın harim-i namusun,
Meğer ki harbe giden son nefer şehid olsun.

Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa,
Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa,

Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar
Taşıp da kaplasa âfakı bir kızıl sarsa,

Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;
Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;

Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz,
Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!