Özel Haber/ Elif Kuş Beşik

CHP Kestel İlçe Başkanı Hatice Doğan Kestel’de kadın siyasetçi olmak hakkında konuşurken pandemi süreci ve Kestel’de uygulanan politikaları değerlendirdi.

CHP Kestel İlçe Başkanı Hatice Doğan, “Siyaset zaten başlı başına zor bir alan. Çok sıkıntılı bir yer. Siyasetçi iseniz vatandaş sizden beklenti içerisinde oluyor, çözüm istiyor sizden. Girdiğiniz alanda, konuştuğunuz yerde, siyasetçi geldiği zaman bakış açıları ‘Böyle bir derdimiz var, söyleyeceğim hemen çözecek’. Böyle bir şey yok. Hele kadın olarak siyasette, siyaset tamamen erkeklerin yoğun olduğu bir bölüm. Erkeklerin bu alandaki ağırlığı kadınların oraya girişini zorlaştırıyor. Siyasette kadına genelde rol verilmek istenmiyor. Siyasete kadınlar ne kadar girerse o alan daha verimli olacak. Kadının insani yapısından dolayı bazı noktalarda daha fazla üretkenliği vardır. Kadın erkek eşitliğinde şöyle bir sıkıntı var: Kadınla erkek yasalarda, adalet, hukuk düzeninde eşit olacak. Haklarda eşit olacağız biz erkeklerle. 9 ile 21 Mart arasında 29 kadın cinayeti var. Allah’ın verdiği canı Allah alır. Kadınlar çok fazla şiddete mağdur oluyorlar. En son bir kadın oğlunun yanı başında pompalı tüfekle öldürülmüş. Toplum cinnet geçirmiş durumda. Bir erkek bir kadının canını nasıl alabilir? Böyle bir şey yok. Bir kadın çalışıyor, evine ekmek götürmeye çalışıyor, o yetmiyor erkek baskısı altında kalıyor. Bunu anlamak gerçekten toplumda çok büyük sıkıntı. Bu ülkede kadın olmak çok zor. Kadınsanız, sahaya iniyorsanız bir sürü sıkıntı sizi bekliyor. Kadın olmadan siyasette Türkiye kurtulmaz. Ne kadar aktifleşirse siyasi alanda, bu Türkiye için artıdır, güçtür, daha güçlü bir Türkiye’nin inşasıdır. Kadın annedir, eştir, kız kardeştir. Kadın her alanda, her şeyde var. Ama bakıyorsunuz ‘Sen bunu yapamazsın.’ Bu toplumun geleceğini kadınlar inşa ediyor. Biz bu toplumu yetiştiriyorsak, bu toplumun da kadına vermesi gereken saygıyı, değeri biz öğreteceğiz. Biz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten çok büyük hakları çok erken alan Türk kadınlarıyız. Belki de sıkıntının sebeplerinden biri de eğitimden değerlendiriyorsunuz. Kız çocukları okutulmadı, sürece dahil edilmedi, o haklar verildiği zaman bu hakları kullandırılmadı. Fakat şanslı bir toplumuz. Türk kadınının Mustafa Kemal Atatürk’e çok büyük bir minnet borcu var. Biz o haklarla gidiyoruz, o haklara sahip çıkmak zorundayız. Türkiye Cumhuriyeti’nde kadın olarak gerileşen bir topluma gidiyoruz. Burada Türk kadınına çok şey düşüyor. Elinizdeki hakların kıymetini bilin ve bunları artırın. Eşinize, çocuğunuza, ailenizdeki büyüklerinize ‘Ben yaparım, hayatın her alanında varım’ demek zorundayız. Devlete çok büyük iş düşüyor yasalarla. Bir kadın nişanlısı tarafından ölüm tehdidi aldığını söylüyor, koruma istiyor. Fakat burada devlet devreye girmiyor. O kadın öldükten sonra ağıtlar yakıyoruz. Bakın bir sorunu önce başta çözeceğiz. Yasaları düzenleyeceğiz. Bu cezalar ağır olacak. Bir kadına şiddet uyguluyorsa bunun cezası çok ağır olmalı. Devlet bu yasaları hızlı bir şekilde düzenlemek zorunda. Kadın cinayetleri, kadına şiddet, kadının işte istismarı yani eşit haklar, eşit ücretler. Bunlar devletin yapacağı işler. Bu noktada CHP her alanda kadının yanında. Biz ilçe yönetimimizde kadını öne aldık. Yeni bir ekiple çıktık, kadınlar çok fazla, gençler çok fazla. Kadın kollarımız pandemi sürecinden sonra aktif bir şekilde çalışmaya başladılar. Kestel’deki kadın ilçe yöneticileri çok hevesli, istekliler. Gözlerindeki umudu, Kestel’i değiştirme arzularını, yerelde siyasette daha aktif olma arzularını. Ama kadın ilçe başkanı bir rol model oluyor. Siz bir kadın ilçe başkanı olduğunuz zaman yanınızdaki kadın yöneticileriniz sizden daha büyük bir enerji alıyorlar ve kendilerinin daha aktif olmalarını istiyorlar. Onlara daha fazla yakın, daha fazla destek olabiliyorum. Kestel’de seçimle gelen hemen hemen tek kadın ilçe başkanıyım. Ben de diyorum ki ‘Hatice Doğan’lar çoğalsın’ Kadınlar ne kadar çoğalırsa bu o kadar Kestel için artı olur. Kadın siyasetçi çoğaldığı zaman yerelde bir tek Hatice Doğan konuşmak zorunda kalmaz. Muhtarlıklara bakıyoruz, bir kadın başkanımız olmadı Kestel’de. Siyasete seviye geliyor kadının olduğu yerde. Kadın ilçe başkanı olduğu zaman siyaset kahvelerden çıkıyor. Kadın bir vizyon getiriyor, yenilik getiriyor. Kendi ilçe yönetimimizde kadın sayımızı artırdık. Kadınlarımızın sahada çalışmaları için onlara güzel imkanlar verebiliyoruz. Kadının sayısı ne kadar çoğaldıkça bizim için o kadar güzel oluyor” ifadelerini kullandı.

“Çorbada tuzumuz olsun istedik”

Hatice Doğan koronavirüs salgını süreci ve yapılan yardımlar hakkında ‘’Türkiye hiç beklemediği bir zamanda, beklemediği şartlarda büyük bir salgınla karşı karşıya geldi. Gerçekten çok üzücü bir süreç, hala yaşıyoruz, bitmedi. Ama sokağa baktığımız zaman bugün sanki covid-19 bitmiş, her şey normale dönmüş gibi bir yaşama döndük. Türkiye çok ağır kayıplar verdi. Bir insanın canı bile bizim için çok kıymetli, çok değerli. Bu salgın ani geldiği için insanlarımız hazırlıksızdı. Ekonomik şartlarımız zaten Türkiye olarak uygun değildi. Vatandaş asgari ücretle evini geçindirirken artık günlük yaşamaya başlamıştı. Covid-19’da gelince bir anda işsiz sayısı patladı, esnaf kepenk kapattı, her yer durdu bir anda. Bizim CHP olarak gıda paketi hazırladık, bunun dağıtımını yaptık. Alışveriş kartları aldık, bunları vatandaşlarımıza dağıttık. CHP örgütü olarak mahalle taramaları yaptık, paketleri ihtiyaç sahiplerine dağıttık. Maske bulamıyordu vatandaşlarımız. ‘Maske dağıtılacak’ dendi, ‘Parayla satılacak’ dendi ama bu mümkün olmadı, süreç devam ediyor. Biz maske dağıtımı yaptık. Alışveriş kartlarını hala devam ettirmeye çalışıyoruz çünkü süreç bitmedi. İhtiyacı olan vatandaşlara destek olmaya çalışıyoruz. CHP, vatandaşının yanında, ihtiyaç sahibine partisinin kapısını açmış, herkesi dinleyen bir durumda. Bu çok artı bir şey. Biz çorbada tuzumuz olsun diye pandemi sürecinde bunları yaptık. Kaymakam beyi ziyaret ettik. Kestel’in durumunu konuştuk. Pandemiyle ilgili bilgi aldık. Yapılan çalışmaları nasıl organize ederiz, ne yaparız diye bir süreç devam ediyor. Covid-19 bitmedi’’ şeklinde konuştu.

“Kestel Yanlışlarla Yönetiliyor”

Kestel’deki yönetimsel politikaları eleştiren Hatice Doğan ‘’Kestel’in girişinde hemen sağ tarafınızda sanayi, karşısında hastane var. Hastane Kestel için ihtiyaç. Çok da güzel bir yatırım. Ama sanayinin içine de hastane yapılmaz ki! Kestel’e ilk fabrika geldiğinde ‘Bir fabrika’dan ne olur?’ dendi. Şimdi bakıyorsunuz 300 tane bacalı fabrika var. Hava kirliliğini yaşıyoruz. Kestel’e bir kültür merkezi yapıldı. 6 milyon lira gibi bir para harcandı buraya. Şu an orası kilitli duruyor. Onun dışında baktığınızda besof yapıldı, 170 dükkanın bugün 70’i aktif çalışıyor. Biz üniversiteyi çok önemsedik çünkü Kestel üniversite kenti olmalıydı bence. O üniversitede durum nedir, nereye gidiyor? Hala ‘tam vazgeçtik’ demiyorlar. ‘Yapılacak’ da denmiyor. Bunlar çok önemli yatırımlar Kestel için. Kentlerin yüz yıllık imar projeleri olur ama biz günlük imar projeleriyle yaşayan bir kent durumundayız. Bu, Kestel’e çok eksi yazıyor. Kestel’in sorunları büyüyor. Her gün eksikler artıyor. Kestel’in bir kent konseyi olmalı. Kestel yanlışlarla yönetiliyor. 2-3 sene önce Kestel’e kent meydanı yaptık. Şimdi kent meydanını tartışıyoruz niye? Yenisini yapacağız diye. Bu para Kestellilerin parası. Bu para bizim cebimizden çıkıyor. Şimdiki belediye başkanımız kendisinin çizdiği projeyi beğenmiyor. O zaman bunu niye yaptık biz buraya? Bu yapboz tahtasıyla yönetime biz ‘hayır’ diyoruz. Çok akılla yönetsin başkan Kestel’i. Kent konseyini kursun. Ufacık bir sağlık ocağını bütün Kestel tartıştı. Kestel bir çalıştay yapamadı. Biz CHP olarak Kestel çalıştayını yapacağız. Biz bunu covid-19’dan önce düşündük. Covid-19 gelince raf altı ettik. Kestel kentinin kimliğini tartışmadı. Kestel tarım kenti mi, sanayi kenti mi, Kestel’in dokusu nedir? Bunu tartışalım, bunun vizyonunu koyalım. 18 yıldır merkezi hükümetle yönetilen bir Kestel, bakıyorsunuz sanayi oradan çıkmıyor. Niye çıkmıyor? Bir CHP’li belediye yönetseydi burayı bunu bize çok sorarlardı. Merkezi hükümet de, yerel yönetim de sizde, siz bunu niye buradan kaldırmıyorsunuz? Kestel sanayi ile iç içe yaşamak istemiyor. Bir anket yapalım. Bakalım sanayi ile iç içe yaşamayı vatandaş istiyor mu? Tarımı öldürdük. Bakın saman ithal eden bir ülkeyiz biz. Türkiye tarım kentiydi. Kent kimliğimizden, kent dokumuzdan, her şeyimizden taviz vere vere yönetildik. Kent konseyini kurup Kestel’in her şeyini konuşacağız. Her şeyi bilen, açık, şeffaf yönetilen bir kent istiyoruz biz. Kent meydanındaki Atatürk anıtına baktığım zaman, bir vatandaş olarak ben o anıtı Atatürk’e benzetemiyorum. Oraya getirip onu koydunuz, ‘Kent medyanı yapacağız’ dediniz. Bakın ülkenin kurucusunun anıtını oraya koyup öyle bekletemezsiniz. Etrafını düzenlemek zorundasınız. O anıt değişmek zorunda. Atatürk’ü Atatürk gibi gösteren bir anıt oraya koyulsun. Biz 3 sene daha kent meydanının çıkışını, yapılışını beklemek istemiyoruz. Biz orada Atatürk’e yakışan bir anıt görmek istiyoruz. Bir sonraki seçimde yerelde CHP iktidar olacak. Öyle bir Kestel alacağız ki, az önce bir sürü saydım atık projeler, yarım projeler… Biz hızlı bir şekilde kente katma değer katan projelere yüzümüzü çevirirdik. Üniversiteyi kente kazandırmak için uğraşırdık, üniversite kenti olmak için. Biz Kestel’i tek akılla yönetmezdik. Biz çok akılla yönetmekten yanayız. Kestel üniversite kenti olmalı. Kentin kimliğini oturtmamız lazım. Bu siyasetçilerin işi. Yıllardır burada mikro milliyetçi siyaset yapıldı. İnsanları ayrıştırmadan bütünleştirerek yöneteceğiz diyorum. Kestel’in turizm köyleri var, buralara çok büyük yatırımlar yapmak gerekiyor. Şelale kurudu, hava kirliliği aldı başını gidiyor. Niye bir Nilüfer olmasın Kestel? Bizim projelerimizin çoğu insan odaklı olacak. Kestel’i yaşanılabilir bir kent kılacağız.’’ ifadelerini kullandı.